Ana içeriğe geç
Sözlük

çin ile cümle

çin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ben Çin yemeklerini çok seviyorum.I like Chinese food a lot.
Karakoram Çin'i Pakistan'dan ayırmaktadır.The Karakoram separates China from Pakistan.
Çince karakterleri okumak zordur.Chinese characters are difficult to read.
O İngilizce, Çince, Esperanto ve Mors Kodu bilir.She knows English, Chinese, Esperanto and Morse Code.
Ben bütün kalbimle sizin Çince anlayışınıza hayranım.I wholeheartedly admire your understanding of Chinese.
"Kebap cinayetleri" çözülmüş görünüyor.The "kebab murders" appear to be solved.
Kaç tane Çinli arkadaşın var?How many Chinese friends do you have?
Kaç tane Çinli arkadaşınız var?How many Chinese friends do you have?
Kağıt Çin'de icat edilmiştir.Paper was invented in China.
Noel Baba Çinli.Santa Claus is Chinese.
O cinayet için hapiste on yıl geçirdi.He has spent ten years in jail for murder.
Kutunun etiketi şunu söyledi: "Çin Malı".The box's label said: "made in China".
O güç cinayet davasını hatırlıyor musunuz?Do you remember that baffling murder case?
Cinsiyet değiştirme işlemleri artık vergiden düşülebilir.Sex change operations are now tax-deductible.
Tom cinsel eğitim dersi sırasında uykuya daldı.Tom fell asleep during sex ed class.
Tom'un işi Çin'e yaptırıldı.Tom's job was outsourced to China.
Hiç Çin yemeği denemedim.I've never tried Chinese food.
2011 yılının kötü tanınmış deyimi "Kebap cinayetleri"dir.The notorious expression of the year 2011 is "Kebab murders".
2011 yılının en rezil ifadesi "kebap cinayetleri'"dir.Year 2011's most infamous expression is "Kebab murders".
2011 yılının en kötü şöhretli ifadesi "Kebap cinayetleridir."The most infamous expression for the year 2011 is "Kebab murders".
Baba ve oğul cinayet için yargılanacak.The father and the son will be tried for homicide.
Kocam bana feminist olduğumu söyler ama o da cinsiyetçidir.My husband tells me feminist, but he is too sexist.
Ben iki yıl önce Çin'e gittim.I went to China two years ago.
Bay Smith Çin tarihi eğitimi aldı.Mr. Smith studied Chinese history.
Mary cinsel olarak aktiftir.Mary is sexually active.
Çince karakterleri zaten yazabiliyorum.I'm already able to write Chinese characters.
Ben Çingene şarkıları söylerim.I sing Gypsy songs.
Bu gelenek Çin'de ortaya çıkmıştır.This tradition arose in China.
O, babasının Birleşik Devletlerde yazdığı Çince kitapları okumaktan hoşlanır.He likes to read the Chinese books his father wrote in the United States.
Babasının ABD'de yazdığı Çince kitapları okumaktan hoşlanır.He likes to read the Chinese books his father wrote in the U.S.
Çince konuşabilirim.I can speak Chinese.
Çin hakkında ne izlenimin var?What impression do you have of China?
Eğer bir vizen varsa sadece Çin'e gelebilirsin.You can only come to China if you’ve got a visa.
Vizen sona ererse Çin'i terk etmek zorundasın.If your visa expires, you must leave China.
Ya Çince konuşalım ya da hiç konuşmayalım.Let’s either speak Chinese, or not speak at all.
O bir yabancı ama Çince'yi mükemmel bir şekilde konuşuyor.She’s a foreigner, but speaks Chinese excellently.
Sen kesinlikle Çin yemeklerini seviyorsun.You definitely like Chinese food.
O bir ressam ama geleneksel Çin resimlerini yapmaz.He's a painter, but he doesn't do traditional Chinese painting.
İngilizce, Fransızca ve Çince okudum.I studied English, French and Chinese.
Babam Çin'e gitti. O şimdi burada değil.My father has gone to China. He isn't here now.
Bazıları Çin'in bir Rus kolonisi gibi olduğunu söylüyorlar.Some say that China was like a Russian colony.
Mezuniyetimden sonra, Çin tarihi okumak için Şangay'a gitmek istiyorum.After my graduation, I'd like to go to Shanghai, in order to study China's history.
Çince kısaca kendinizden bahsedin.Describe yourself shortly in Chinese.
Ben Çince ve İngilizce öğrenmek istiyorum.I like to learn Chinese and English.
Shougongsha kadının bekaretini test etmek için eski bir Çin tekniğidir.Shougongsha is an old Chinese technique to test a woman's virginity.
Çin'deyken tuhaf bir şey yedim.I ate something funny when I was in China.
Bir çingene ailesi karavanlarıyla birlikte kamp yapıyordu.One gypsy family with their caravan was encamped.
Tom Jackson cinayetini araştırıyoruz.We're investigating the murder of Tom Jackson.
Tom Mary'nin cinayetiyle hiçbir ilgisi olmadığını iddia etti.Tom claimed he had nothing to do with Mary's murder.
Çin, Japonya'dan daha geniştir.China is larger than Japan.
Shihai bir Çince kitabı alıp Wang öğretmenin yanına gitti ve sorular sordu.Shihai is carrying a Chinese grammar book to go to Teacher Wang's place and ask questions.
Xueyou bir Çin haritası tutuyor.Xueyou is holding a map of China.
Çinceyi iyi öğrenmek istiyorsan, Çin halkıyla daha sık haberleşmelisin.If you want to study Chinese well, you should communicate with Chinese people more often.
Babam Çince karakterleri yazıyor.Daddy is writing Chinese characters.
O Çince konuşabilir.He can speak Chinese.
Gözlük takan adam, eski bir Çinli yazardır.The man wearing glasses is an old Chinese author.
Ben Çin'denim.I am from China.
Ben Çin'den geliyorum.I am from China.
Hayalim, Çincede akıcı olmaktır.My dream is to be fluent in Chinese.
O Çin ilacı aldı, bu onun semptomlarını rahatlattı.She took Chinese medicine, which relieved her symptoms.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod