Ana içeriğe geç
Sözlük

çin ile cümle

çin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Çinceden muaf olabilir miyim?May I be excused from Chinese?
Çinceyi iyi konuşmak zordur.It is difficult to speak Chinese well.
Keşke Çincemi devam ettirseydim. İşim için ona ihtiyacım var.I wish I'd kept up my Chinese. I need it for my job.
Onlar Çince eğitimi yapan tek öğrenci.They are the only students who study Chinese.
Çinli bir insanı Japon'dan ayırt edebilir misin?Can you tell a Chinese person from Japanese?
Çinliler cana yakın bir millettir.The Chinese are a friendly people.
Çinliler çok çalışkan bir halktır.The Chinese are a hard-working people.
Çinliler kahvaltıda ne yer?What do Chinese people have for breakfast?
Çin yemekleri pişirmeye gelince kocam bir uzman.My husband is an expert when it comes to cooking Chinese food.
Japonya ve Çin, pek çok yönden birbirinden farklıdır.Japan and China differ from each other in many ways.
Cinayetlerin sayısı Japonya gibi bir ülkede bile artmaktadır.The number of murders is increasing even in a country like Japan.
Japonya ekonomik güçte Çin'i aşıyor.Japan surpasses China in economic power.
Japonya'nın nüfusu Çin'in sekizde biri kadardır.The population of Japan is one-eighth as that of China.
Japonya'nın iklimi Çin'inki kadar sıcak.The climate of Japan is as warm as that of China.
Japonya, Çin'den hammadde ithal eder ve Çin'e hazır ürün ihraç eder.Japan imports raw materials from China and exports finished products to it.
Japonların Çinlilerle bir sürü ortak yönü var.The Japanese have a lot in common with the Chinese.
Onun Çin'de büyüdüğü iyi bilinir.That he grew up in China is well-known.
Onun cinayeti işleme sebebi nedir?What's his motive for committing murder?
O Çince eğitimi görüyor.He studies Chinese.
O, beş cinayet işledi.He committed five murders.
O, cinayet yüzünden hapse atılmıştır.He was framed for murder.
O, cinayetten idam edildi.He was hanged for murder.
O cinayetle suçlandı.He was accused of murder.
O cinayetten suçludur.He is guilty of murder.
O bir cinayet suçlusu.He is guilty of murder.
O cinayetten tutuklandı.He was arrested for murder.
O cinayetten suçluydu.He was guilty of murder.
O cinayete tanıklık etti.He witnessed the murder.
O cinayetle suçlanıyor.He is accused of murder.
O, cinayet nedeniyle hapse gönderildi.He was sent to jail for murder.
O, cinayet için yargılandı.He was tried for murder.
O, cinayetten mahkûm edildi.He was convicted of murder.
O cinayetten suçlu bulundu.He was found guilty of murder.
O, bir cinayet olayına karıştı.He was involved in a murder case.
Cinayet davasıyla ilgili duyduklarına şaşırdı.He was surprised to hear about the murder case.
O, cinayet davası ilgili gerçeği ortaya çıkardı.He brought out the truth of the murder case.
Onun cinayet gizemlerine karşı marazi bir düşkünlüğü vardır.He has a morbid fondness for murder mysteries.
O, Çin yemeğinden hoşlanıp hoşlanmadığımı sordu.He asked if I liked Chinese food.
O, üçü Çin'de yapılmış dört tane bebek aldı.He got four dolls, of which three were made in China.
O, cinayetten suçlu değildir.He is not guilty of murder.
O, Çin yemeğini sevip sevmediğimi sordu.He asked if I like Chinese food.
Çin'den geri döndü.He had come back from China.
O, Çin'de bir otoritedir.He is an authority on China.
Çin hakkında çok sayıda kitap yazdı.He wrote a lot of books on China.
O, Çin'e gitmek için istekli.He is eager to go to China.
O Çincede akıcıdır.He is fluent in Chinese.
O, Çinceyi çok iyi konuşur.He speaks Chinese very well.
O, biraz Çince konuşabilir.He can speak Chinese a little.
O, arkadaşlarının cinayetiyle kızdırıldı.He was angered by the murder of their comrades.
Onların konuşması Çince olduğu için, tek kelime anlamadım.Their conversation being in Chinese, I did not understand one word.
Onlar Japon mu Çinli mi?Are they Japanese or Chinese?
Onlar onu cinayet davasının elebaşı olarak saydı.They regarded him as the ringleader of the murder case.
Sesi hâlâ kulaklarımda çınlıyor.Her voice still rings in my ears.
O iki hafta izin aldı ve Çin'i ziyaret ettiShe took two weeks' leave and visited China.
O hem Hindistan'da hem de Çin'de iyi tanınmaktadır.She is well known in both India and China.
Bir asansörde cinsel olarak taciz edildi.She was sexually harassed in an elevator.
Cinsel konular hakkında hiçbir şey bilmiyor.She knows nothing about the birds and the bees.
O Çin elbisesinden etkilendi.She was fascinated by that Chinese dress.
O cinayet davasına karışmış gibi görünüyor.She seems to be involved in that murder case.
Cinayetle suçlanmalı.She should be charged with murder.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
çin ile cümle - Sayfa 3 - çin kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App