Ana içeriğe geç
Sözlük

çin ile cümle

çin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu Çince bir dil kitabıdır.This is a Chinese language book.
Bu bir Çin restoranıdır.This is a Chinese restaurant.
Bu Çin yemeğidir.This is Chinese food.
Fin insanlarının çoğu Çinli insanlara karşı çok arkadaş canlısıdır.Most of the Finnish people are very friendly to Chinese people.
Çince karakterleri biliyorum.I know the Chinese characters.
Çin diniyle ilgileniyorum.I am interested in Chinese religion.
O, Çince karakterleri çok iyi bilir.She knows the Chinese characters very well.
Çince karakterleri çok iyi bilir.She knows the Chinese characters very well.
Bu Çince karakterler bizim için çok zor değildir.These Chinese characters are not too difficult for us.
O, iki yıl boyunca Çin'de çalışmak istiyor.He wants to work in China for two years.
Çince karakterleri çok iyi yazar.He writes the Chinese characters very well.
Amcam Çin yelpazeleri biriktirir.My uncle collects Chinese fans.
Buna inanabilir misin? Biz Çin'deyiz!Can you believe it? We're in China!
Onun ölümü cinayet olarak nitelendirildi.His death was ruled a homicide.
Tom cinayetten yargılandı.Tom was tried for murder.
Tom'a cinayet için komplo kuruldu.Tom was framed for murder.
Tom cinayete tanık oldu.Tom witnessed the murder.
Tom Çin yemeklerini sevdiğini söylüyor.Tom says he likes Chinese food.
Neden sadece Çin yemeklerini sevmediğini söylemiyorsun?Why don't you just say you don't like Chinese food?
Çin mutfağını sever misin?Do you like Chinese cuisine?
Tom Mary'nin cinayeti için tutuklandı.Tom has been arrested for Mary's murder.
Tom cinayet için yargılanıyor.Tom is being tried for murder.
Tom cinayet silahıyla bulundu.Tom was found with the murder weapon.
Cinsiyet temelli ayrımcılık yasaklanmıştır.Discrimination on the basis of gender is prohibited.
Tom, Mary'nin pahalı Çin Ming vazosunu kırdı.Tom broke Mary's expensive Chinese Ming vase.
Çin'de 56 tane etnik grup vardır.There are 56 ethnic groups in China.
Tom cinayetten suçlu bulundu.Tom was found guilty of murder.
Mandarin Çincesini teşvik etmek, Çin'in ulusal planıdır.Promoting Mandarin Chinese is China's national plan.
Çoğu Avrupalı, Japon ve Çin milletleri arasındaki farkı söyleyemez.Most Europeans can't tell the difference between Japanese and Chinese people.
Tom'a Çin yemeğini sevip sevmediğini sordum.I asked Tom if he liked Chinese food.
Bana cinayet anında nerede olduğunu söyle.Tell me where you were at the time of the murder.
Cinayet sırasında nerede olduğunuzu bana söyleyebilir misiniz?Can you tell me where you were at the time of the murder?
Ormanda korkunç bir cin yaşar.A terrible demon lives in the forest.
Bu vida Çin'de yapılır.This screw is made in China.
Bu plastik sincap Çin'de üretildi.This plastic squirrel was made in China.
Tom cinayetle suçlanıyor.Tom has been charged with murder.
Bu gece gerçekten Çin yemeği yemek istiyorum.I really want to eat Chinese food tonight.
Aksai Chin, Hindistan tarafından hak iddia edilir ama Çin tarafından kontrol edilir.Aksai Chin is claimed by India, but controlled by China.
Çinli bir arkadaşımı daireme davet ettim.I invited a Chinese friend to my apartment.
Biz Çin yemeği ısmarladık.We ordered Chinese food.
Biz Çince sipariş ettik.We ordered Chinese.
Bir Çinli arkadaşımı daireme davet ettim.I invited a Chinese friend over to my apartment.
Çince konuşmuyorlar mıydı?Weren't they speaking Chinese?
Bir Çin şirketi New York'taki en ünlü otellerden birini satın aldı.A Chinese company has bought one of the most famous hotels in New York.
Tom bir Çinli değişim öğrencisi ile çıkıyor.Tom is dating a Chinese exchange student.
Çin'de bir milyardan fazla insan yaşar.More than a billion people live in China.
Çincem yok.I do not speak Chinese.
Çince karakterleri çok yavaş yazarım.I write Chinese characters very slowly.
Bir cin ve tonik yapın.Make it a gin and tonic.
Bir cinayeti araştırıyoruz.We're investigating a homicide.
Tom karısının cinayetini araştırmamızı istedi.Tom wanted us to investigate the murder of his wife.
Seni Tom Jackson cinayetiyle suçluyoruz.We're charging you with the murder of Tom Jackson.
Başımda işlemediğim bir cinayet için bir para ödülü var.There's a price on my head for a murder I didn't do.
Biz bir cinayeti araştırmak için buradayız.We're here to investigate a murder.
Bir cinayetle suçlanıyorum.I've been charged with a murder.
Araçla Boston'a gitmek ve cinayeti işlemek için yeterli zamanın vardı.You had just enough time to drive to Boston and commit the murder.
Biz olası bir cinayeti araştırıyoruz.We're investigating a possible murder.
Tom cinayet suçlusu değildir.Tom isn't guilty of murder.
Tom cinayetten hapse gönderildi.Tom was sent to jail for murder.
Tom cinayet için hapishaneye gitti.Tom went to prison for murder.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod