Ana içeriğe geç
Sözlük

çin ile cümle

çin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O Çin yemeklerini sever.She likes Chinese food.
O bir cinci.He's an exorcist.
Bugün öğretmen konu olarak "Çin kültürünü" seçti.Today the teacher chose "Chinese culture" as a topic.
Tom her zaman Çin dominosu oynamayı öğrenmek istediğini söylerdi.Tom always said he wanted to learn how to play mahjong.
Bir dizi cinayetin aynı adam tarafından işlendiği düşünüldü.The series of crimes were thought to have been committed by the same man.
İstediğim bir cin tonik.What I want is a gin tonic.
Tom'un cinayet için tutuklanmasını istiyorum.I want Tom arrested for murder.
O bir Çin şirketi.It's a Chinese company.
Çinliler benim insan olmadığımı bilmiyorlar.The Chinese don't know that I'm not human.
Çin ve Japonya arasındaki ilişkiler son zamanlarda gergin olmuştur.Relations between China and Japan have been tense recently.
Tom iyi bir Çin restoranının istikametini istedi.Tom wanted directions to a good Chinese restaurant.
O, Çin hakkında birçok kitap yazdı.He has written many books about China.
Tanaka cinayet şüphesiyle tutuklandı.Tanaka has been arrested on suspicion of murder.
Çince öğrenmeye başladığımdan beri bir buçuk yıl geçti.One and a half years have passed since I started to learn Chinese.
Hiç Çin yemeği sevmiyor musun?Don't you like any Chinese food?
Totoro "Ben Çince konuşamıyorum" diyor.Totoro says: "I can't speak Chinese."
Onunla cinsel ilişkiye girdin mi?You screwed her?
Çin'deki birçok yerde, ejderha kralın tapınakları vardı.In many places in China, there were temples of the dragon-king.
Çin'deki kirlilik Doğu Avrupa'da olduğu gibi gittikçe kötüleşiyor.As in Eastern Europe, pollution in China is getting worse and worse.
Hindistan Çin'i geçip dünyanın en yoğun nüfuslu ülkesi olmaya hazır.India is poised to surpass China and become the world's most populous country.
İki yıldır Çince çalışıyorum.I have been studying Chinese for two years.
O, Çince kitapları okumayı sever.She loves to read Chinese books.
Amerikalılar için "seni seviyorum" demek çok kolay ama Çince'de bunu yapmak olanaksızdır.It's so easy for Americans to say "I love you" but it's impossible to do this in Chinese.
Jüri adamı cinayetten suçlu buldu.The jury found the man guilty of murder.
Senin anadilin Çince mi?Is your mother tongue Chinese?
O Çin tarzı giysiler giyer.He wears Chinese-style clothes.
Çin ekonomisinin istikrarı büyük ölçüde abartılmıştır.The stability of Chinese economy is substantially overestimated.
Sen bir cinsiyetçisin.You're a sexist.
Ben aslında Çinliyim.I'm originally from China.
Hiç Çin'de bulundun mu?Have you ever been to China?
Tom cinli.Tom is possessed.
Tayvan, Çin'in bir parçası değildir.Taiwan isn't part of China.
Çinli kadınları anlamak çok zordur.Chinese women are very difficult to understand.
İyi Çince konuşabilir misin?Can you speak Chinese well?
Çince konuşmada iyi misin?Are you good at speaking Chinese?
Çim hokeyi, Çin'de çok popüler değildir.Field hockey is not very popular in China.
O bir Çin yelpazesi satın aldı.She bought a Chinese fan.
Aynı cinsiyetten evlilik burada yasaldır.Same-sex marriage is legal here.
Cinayete göz yummam.I don't condone murder.
Tom cinayetle suçlandı.Tom was charged with murder.
Öğretmen Zhang okulda öğrencilere her gün Çince öğretiyor.Teacher Zhang teaches Chinese to his students at school every day.
Tom'un Çin dominosunu nasıl oynayacağını bildiğini düşünmüyordum.I didn't think Tom knew how to play mahjong.
Onun düşük bir cinsel dürtüsü var.She has a low sex drive.
Çin'e hiç gitmedim.I have never been to China.
Çin dominosu oynamayı bilmiyorum.I don't know how to play mahjong.
Çinde 11 Kasım Bekarlar Günü.In China, the 11th of November is Singles Day.
Cinayetle suçlandım.I've been accused of murder.
Buraya uzak olmayan mükemmel bir Çin restoranı biliyorum.I know a great Chinese restaurant not far from here.
Onun cinayetinden sorunlu asıl katil sensin!The true killer responsible for her murder is you!
Asla çıngar çıkarmam.I never pick fights.
Çin yemeği sipariş ettim.I ordered Chinese food.
Gerçekten Çin yemeğini severim.I really like Chinese food.
Kışın ya da kısa bir süre sonra Çin'e bir gezi yapmayı planlıyoruz.I plan to make a trip to China in the winter or soon after.
Kışın veya hemen sonrasında Çin'e bir gezi yapmayı planlıyorum.I plan to make a trip to China during or soon after the winter.
Aynı cinsten bir şey söylemedim.I said nothing of the kind.
Şu anda Çince öğretmenime bir mektup yazıyorum.I'm now writing a letter to my Chinese teacher.
Şu anda Çince öğretmenime bir mektup yazıyorum fakat İngilizce.I'm now writing a letter to my Chinese teacher, but in English.
Şu anda Çinli öğretmenime bir mektup yazıyorum fakat İngilizce.I'm now writing a letter to my Chinese teacher, but in English.
Tom bir Çin edebiyatı öğretmenidir.Tom is a teacher of Chinese literature.
O, karısının cinayetinden suçlu olmasına rağmen kolay kurtuldu.Though he was guilty of the murder of his wife, he got off easy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod