Ana içeriğe geç
Sözlük

çin ile cümle

çin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Hayat ölümcül,cinsel,taşınan bir hastalıktır.Life is a fatal sexually transmitted disease.
Ben geçen hafta Çince öğrenmeye başladım.I started learning Chinese last week.
Sen cinayetten suçlusun.You are guilty of murder.
Hiç Çin şiiri okudun mu?Have you ever read any Chinese poems?
Neden Çin'de modern teknoloji gelişmedi?Why didn't modern technology develop in China?
Benim için sürpriz oldu, antropolog cinayetle suçlandı.To my surprise, the anthropologist was accused of murder.
Çin tarihi öğrenimi yapıyorsun.You study Chinese history.
Hepimiz cinayeti onun işlediğinden şüpheleniyoruz.We all suspect him of murder.
Çünkü Çince konuşabilirim.The reason is because I can speak Chinese.
Okinawa'nın Çin'e Honshu'dan daha yakın olduğunun farkında mısın?Are you aware that Okinawa is closer to China than to Honshu?
İngilizce de Çin'de öğreniliyor.English is studied in China, too.
Cinayetler zincirinin aynı adam tarafından işlendiği sanılmaktadır.The chain of crimes are thought to have been committed by the same man.
Parti deniz yoluyla Çin'e gitti.The party went to China by sea.
Vatanseverlik bahanesini kullanarak birçok cinayet işlenmiştir.Many murders have been committed in the name of patriotism.
Mary Çince'yi anlar.Mary understands Chinese.
Bay Brown oğluna Çince öğrettirdi.Mr. Brown made his son learn Chinese.
Bay Brown oğluna Çince öğretti.Mr. Brown made his son learn Chinese.
Futbol, ikinci yüzyılda Çin'de oynandı.Football was played in China in the second century.
Dövülmekten kulaklarım çınlıyordu.My ears were ringing from being beaten.
İn cin top oynuyordu.There wasn't a soul in sight.
Dev pandalar sadece Çin'de yaşarlar.Giant pandas live only in China.
Çin mahallesine nasıl giderim?How do I get to Chinatown?
Çoğu Avrupalı, bir Japon'u bir Çinli'den ayırt edemez.Most Europeans cannot tell a Japanese from a Chinese.
Adam cinayeti işlemediğine bizi inandırdı.The man assured us that she didn't commit the murder.
Adam cinayet işledi.The man committed murder.
Adam cinayetten dolayı hapse atıldı.The man was imprisoned for murder.
Adam cinayetten ötürü içeri atıldı.The man was imprisoned for murder.
Adam cinayetten dolayı aranıyor.The man is wanted for murder.
Gelenek Çin kökenlidir.The custom originated in China.
Tören Çin'den gelen konuğun onuruna gerçekleştirildi.The ceremony was held in honor of the guest from China.
Cinayet gizem olarak kalır.The murder remains a mystery.
Cinayet mahallini açıklamak çok korkunçtu.The scene of the murder was too terrible to describe.
Hiç kimsenin cinayet için bir nedeni var gibi görünmüyordu.Nobody seemed to have a motive for the murder.
Yazar cinayet davasını inandırıcı biçimde açıkladı.The author described the murder case vividly.
Fabrika, yeni cins bir araba üretiyor.The factory is producing a new type of car.
Dilbilimci birkaç Çin lehçesinde akıcıdır.The linguist is fluent in several Chinese dialects.
Onlar Singapur'da ikinci ulusal dil olarak Çince öğretiyorlar.They teach Chinese as a second national language in Singapore.
Bir cin tonik istiyorum.I'd like a gin and tonic.
Böyle ıvır zıvır için bu kadar çok para ödemek cinayettir.It is criminal to pay so much money for such trifles.
Bu, bir cins karpuz.This is a kind of watermelon.
Bu kitap Çinle ilgilidir.This book deals with China.
Bu kuş ne Japonya'da ne de Çin'de yaşar.This bird lives neither in Japan nor in China.
Bu kuş, ne Japonya'da, nede Çin'de yaşar.This bird lives neither in Japan nor in China.
Bu tarz pişirme Çin'e özgüdür.This style of cooking is peculiar to China.
Çin'e gittiğim en son zaman, Şangay'ı ziyaret ettim.The last time I went to China, I visited Shanghai.
Çin'e son kez gittiğimde, Şangay'ı ziyaret ettim.The last time I went to China, I visited Shanghai.
Çin'e son gittiğimde, Şangay'ı ziyaret ettim.The last time I went to China, I visited Shanghai.
Bu kütüphanenin büyük bir Çince kitap koleksiyonu var.This library has a large collection of Chinese books.
Bu metale çinko denir.This metal is called zinc.
Bu tasarım Çin etkisini gösterir.This design shows Chinese influence.
Kate güçlükle Çince konuşuyor.Kate can hardly speak Chinese.
Onun cinayetten suçlu olduğuna eminim.I'm sure he is guilty of the murder.
Çay Çin'den getirildi.Tea was introduced from China.
Teyzem hem Çince hem de İngilizce konuşur.My aunt speaks Chinese as well as English.
Onlar Çin dominosunun keyfini çıkardılar.They indulged in mahjong.
O okulda Çince öğretirler.They teach Chinese at that school.
Gizemli cinayeti hatırlıyor musunuz?Do you remember the mysterious murder?
Bu Sonbaharda Çin'i ziyaret edecek misin?Are you going to pay a visit to China this fall?
Üç Çinli öğrenci üniversiteye kabul edildi.Three Chinese students were admitted to the college.
1978 yılında Japonya ve Çin arasında bir barış antlaşmasına varıldı.In 1978 a peace treaty was concluded between Japan and China.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod