Doğru, çimenleri biçmek fecidir.Să tunzi iarba e chiar grosolan.
Doğru, çimenleri biçmek fecidir.Το κούρεμα του γκαζόν είναι σκληρό.
Doğru, çimenleri biçmek fecidir.Как и стрижка газонов невыносима.
Doğru, çimenleri biçmek fecidir.Примерно, косенето на ливади е брутално.
Doğru, çimenleri biçmek fecidir.Так, типу "стригти газони це огидно".
Doğru, çimenleri biçmek fecidir.נכון, כמו לגזום מדשאות זה אכזרי
Doğru, çimenleri biçmek fecidir.مثل جز العشب .. انه امرٌ صعب جدا
Doğru, çimenleri biçmek fecidir.夏の間中 近所の芝生という芝生を刈って お金をもらっていました
Evet, bu onların doğal besinleri, çimen.¿de dónde vienen nuestras naranjas?
Evet, bu onların doğal besinleri, çimen.Locale kwekers sturen deze sinaasappels naar India, China en Japan.
Evet, bu onların doğal besinleri, çimen.Mit Grass wachsen sie auch naturgemäß auf.
Evet, bu onların doğal besinleri, çimen.Sì, quello con cui crescono naturalmente è l'erba.
Fakat buna çimenlerin gözünden bakın şimdi.Ale nyní na to pohlédněme očima trávy.
Fakat buna çimenlerin gözünden bakın şimdi.Ale spójrzmy znów na to oczyma trawy.
Fakat buna çimenlerin gözünden bakın şimdi.Bekijk het nu vanuit het standpunt van het gras.
Fakat buna çimenlerin gözünden bakın şimdi.Dar sa privim aceasta din nou din perspectiva ierbii.
Fakat buna çimenlerin gözünden bakın şimdi.Doch nun schauen Sie sich die Sache aus dem Blickpunkt des Grases an.
Fakat buna çimenlerin gözünden bakın şimdi.하지만 이제 풀의 관점에서 그것을 바라보십시오.
Fakat buna çimenlerin gözünden bakın şimdi.Ma guardando la cosa dal punto di vista dell'erba, ora.
Fakat buna çimenlerin gözünden bakın şimdi.Mais regardons les choses du point de vue de l'herbe, maintenant.
Fakat buna çimenlerin gözünden bakın şimdi.Nhưng bây giờ hãy nhìn nó từ góc nhìn của loài cỏ
Fakat buna çimenlerin gözünden bakın şimdi.Pero ahora veámoslo desde el punto de vista de la hierba.
Fakat buna çimenlerin gözünden bakın şimdi.Tapi coba sekarang kita lihat dari sudut pandang rumput.
Fakat buna çimenlerin gözünden bakın şimdi.Αλλά ας το δούμε τώρα από την οπτική του χορταριού.
Fakat buna çimenlerin gözünden bakın şimdi.А сега да погледнем през очите на тревата.
Fakat buna çimenlerin gözünden bakın şimdi.А теперь посмотрите на это с точки зрения травы.
Fakat buna çimenlerin gözünden bakın şimdi.אבל תסתכלו על זה כעת מנקודת מבטו של העשב.
Fakat buna çimenlerin gözünden bakın şimdi.لكن انظر إليها من وجهة نظر العشب الآن
Fakat buna çimenlerin gözünden bakın şimdi.これをやると草には何が起きるのでしょう
Fakat sonra farkettim ki, "Hayır, bu kesinlikle çimenlerin bizden istediği şey.Aber dann erkannte ich, "Nein, genau das sollen wir für die Gräser tun.
Fakat sonra farkettim ki, "Hayır, bu kesinlikle çimenlerin bizden istediği şey.Ale uzmysłowiłem sobie: Nie, to jest dokładnie to, czego trawa o nas oczekuje.
Fakat sonra farkettim ki, "Hayır, bu kesinlikle çimenlerin bizden istediği şey.Dar apoi mi-am dat seama ca "Nu, asta este exact ceea ce ierburile vor ca noi sa facem.
Fakat sonra farkettim ki, "Hayır, bu kesinlikle çimenlerin bizden istediği şey. Kandırılmıştım.,אני פתי. אני פתי של המדשאה, שמטרתה בחיים היא לגבור על העצים
Fakat sonra farkettim ki, "Hayır, bu kesinlikle çimenlerin bizden istediği şey.하지만 그 때 전 깨달았습니다. "아니야, 이것은 정확히 그 풀들이 우리가 하기를 원했던 것이로군.
Fakat sonra farkettim ki, "Hayır, bu kesinlikle çimenlerin bizden istediği şey.Mais alors j'ai compris, "Non, c'est exactement ce que les herbes veulent que nous fassions.
Fakat sonra farkettim ki, "Hayır, bu kesinlikle çimenlerin bizden istediği şey.Nhưng sau đó tôi nhận ra, "Không, thực sự đây là điều loài cỏ muốn chúng ta làm
Fakat sonra farkettim ki, "Hayır, bu kesinlikle çimenlerin bizden istediği şey.Pak jsem si ale uvědomil: "Ne, přesně tohle trávy chtějí, abychom dělali.
Fakat sonra farkettim ki, "Hayır, bu kesinlikle çimenlerin bizden istediği şey.Pero entonces caí en la cuenta: "No, eso es justo lo que la hierba quiere que hagamos.
Fakat sonra farkettim ki, "Hayır, bu kesinlikle çimenlerin bizden istediği şey.Tapi lalu saya menyadari, "Tidak, inilah yang sebenarnya diinginkan rumput-rumput itu dari kita.
Fakat sonra farkettim ki, "Hayır, bu kesinlikle çimenlerin bizden istediği şey.Toen besefte ik: "Nee, dit is precies wat de grassen van ons willen.
Fakat sonra farkettim ki, "Hayır, bu kesinlikle çimenlerin bizden istediği şey.Όμως τότε συνειδητοποίησα ότι αυτό ακριβώς θέλει το χορτάρι.
Fakat sonra farkettim ki, "Hayır, bu kesinlikle çimenlerin bizden istediği şey.Но потом я понял: "Нет, это как раз то, что травы хотят, чтобы мы делали.
Fakat sonra farkettim ki, "Hayır, bu kesinlikle çimenlerin bizden istediği şey.Но тогава осъзнах, "Не, тревата иска от нас точно това.
Fakat sonra farkettim ki, "Hayır, bu kesinlikle çimenlerin bizden istediği şey.لكني استوعبت بعد ذلك، لا هذا ما تريدنا الاعشاب أن نفعل
Fakat sonra farkettim ki, "Hayır, bu kesinlikle çimenlerin bizden istediği şey.なんて馬鹿なんだ 草の生存目的は 草から日照を奪う
Faryon: Çimeni sindirmeleri mısırdan daha mı kolay?Ist es denn leichter für die Tiere, Grass zu verdauen anstatt Mais?
Faryon: Çimeni sindirmeleri mısırdan daha mı kolay?האם קל להם יותר לעכל עשב לעומת תירס?
Fikir basitti: birbiriyle birleşecek, sabit bir ölçüyle yapılmış çimentodan modüller.일정한 크기의 세멘트 모듈을 만든다는 매우 간단한 아이디어로 부터 1868년에 처음으로 생산되었지요.
Fikir basitti: birbiriyle birleşecek, sabit bir ölçüyle yapılmış çimentodan modüller.Az alapelképzelés igen egyszerű volt: meghatározott méretű betonelemek, amelyek illeszkednek egymáshoz.
Fikir basitti: birbiriyle birleşecek, sabit bir ölçüyle yapılmış çimentodan modüller.Module aus Zement mit festgelegten Maßen, die zusammenpassen.
Fikir basitti: birbiriyle birleşecek, sabit bir ölçüyle yapılmış çimentodan modüller.Myšlenka byla jednoduchá betonové moduly fixní velikosti, které do sebe budou zapadat.
Fikir basitti: birbiriyle birleşecek, sabit bir ölçüyle yapılmış çimentodan modüller.Μονάδες φτιαγμένες από σκυρόδεμα προκαθορισμένων διαστάσεων που ταιριάζουν μεταξύ τους.
Fikir basitti: birbiriyle birleşecek, sabit bir ölçüyle yapılmış çimentodan modüller.Идея была очень проста — изготовить из цемента блоки заданных размеров, которые стыковались бы друг с другом.
Fikir basitti: birbiriyle birleşecek, sabit bir ölçüyle yapılmış çimentodan modüller.עם רעיון מאוד פשוט: חלקים עשויים בטון במידה קבועה שמתאימים יחד.
Fikir basitti: birbiriyle birleşecek, sabit bir ölçüyle yapılmış çimentodan modüller.بفكرة بسيطة جدا: وحدات مصنوعة من الاسمنت بقياسات ثابتة متوافقة مع بعضها البعض.
Fikir basitti: birbiriyle birleşecek, sabit bir ölçüyle yapılmış çimentodan modüller.一定の大きさのセメント製パーツを ぴったり— 積み上げられるようにしたものです コンクリートブロックは瞬く間に
(Frekans sesleri) Mesela bu çimen rengi.Por exemplo, este é o som das ervas.
Güney Kaliforniya'da çoğu sığır hayata bir otlakta çimen yiyerek başlıyor.In Südkalifornien beginnen die meisten Rinder ihr Leben grasfressend auf der Weide.
Güney Kaliforniya'da çoğu sığır hayata bir otlakta çimen yiyerek başlıyor.Nel sud della California, la maggior parte dei bovini iniziano così, mangiando erba al pascolo.
Güney Kaliforniya'da çoğu sığır hayata bir otlakta çimen yiyerek başlıyor.בדרום קליפורניה, רוב הבקר מתחיל כך, אוכל דשא במרעה.