Ana içeriğe geç
Sözlük

çiller ile cümle

çiller kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
42
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Essas sardas chamam-se manchas solares, e são apenas uma das manifestações do campo magnético do Sol.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Ezeket a szeplőket napfoltoknak hívják, többek közt ők a Nap mágneses terének a manifesztációi.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Het zijn zonnevlekken en ze zijn slechts één van de manifestaties van het magnetisch veld van de zon.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.이 주근깨들은 태양의 흑점인데 그것은 태양의 자기장 때문에 생기지요.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Những thứ này được gọi là vết đen, và chúng chỉ là một trong số các biểu hiện của từ trường Mặt Trời.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Tem pegicam pravimo sončeve pege in so samo ena od manifestacij sončevega magnetnega polja.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Te piegi to plamy słoneczne, są jedną z manifestacji pola magnetycznego Słońca.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Tieto pehy sa nazývajú slnečné škvrny a sú len jedným z prejavov magnetického poľa Slnka.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Tyto pihy se nazývají sluneční skvrny a jsou jednou ze známek slunečního magnetického pole.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Wir nennen sie Sonnenflecke, sie sind nur einer der Hinweise auf das Magnetfeld der Sonne.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Тези лунички се наричат слъчневи петна, и те са само едно от потвържденията, за магнитното поле на слънцето.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Ці веснянки називаються сонячними плямами, і свідчать про магнітне поле Сонця.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Эти веснушки называются солнечными пятнами, и они - только один из примеров магнитного поля Солнца.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.הנמשים הללו נקראים כתמי שמש, והם רק צורת ביטוי אחת של השדה המגנטי של השמש.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.هذا النمش يسمى بقعا شمسية، وهي فقط إحدى مظاهر الحقل المغناطيسي للشمس.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.太陽の磁場活動の 現れの1つです これによっても恒星からの光は変わります
Çillerinden kurtulan kız, tatlı patates çocuk, basketbol baba ve karanlık oda anne.Flickan utan fräknar, och sötpotatispojken, basketpappan, och mörkrumsmamman.
Çillerinden kurtulan kız, tatlı patates çocuk, basketbol baba ve karanlık oda anne.주근깨 없는 소녀와 귀여운 감자소년, 농구공 만한 큰손을 가진 아빠, 암실을 가진 엄마는
Çillerinden kurtulan kız, tatlı patates çocuk, basketbol baba ve karanlık oda anne.La chica sin pecas, el chico patata dulce, el padre de la mano de baloncesto y la madre del cuarto oscuro.
Çillerinden kurtulan kız, tatlı patates çocuk, basketbol baba ve karanlık oda anne.La jeune fille sans taches de rousseur et le garçon patate douce,
Çillerinden kurtulan kız, tatlı patates çocuk, basketbol baba ve karanlık oda anne.הילדה בלי הנמשים, וילד הבטטה המתוקה, אב כדורסל, ואם חדר החושך
Çillerinden kurtulan kız, tatlı patates çocuk, basketbol baba ve karanlık oda anne.バスケットボールのお父さんと 暗室のお母さんが ろうそくを灯して お祈りをし
Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.주근깨 같은 것도 보이지요.
Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.Mas vocês notarão ainda outra coisa, é que a face do Sol tem sardas.
Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.Pero notarán algo más y es que la cara del Sol tiene pecas.
Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.Sommersprossen hat.
Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.וזה כי על פני השמש ישנם נמשים.
Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.وهو أن هناك على وجه الشمس نمشا.
Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.斑点があることです この斑点は太陽黒点と呼ばれ
Yüzü ve omuzlarındaki çilleri büyümüş ve çoğalmıştı, sanki güneş yanığı olmuş gibiydi.A szeplők megnőttek és megsokszorozódtak az arcán és a vállain egyfajta napbarnítottságba összeállva.
Yüzü ve omuzlarındaki çilleri büyümüş ve çoğalmıştı, sanki güneş yanığı olmuş gibiydi.De sproeten waren gegroeid en vermeerderd op haar gezicht en schouders. Ze leek hierdoor extra gebruind.
Yüzü ve omuzlarındaki çilleri büyümüş ve çoğalmıştı, sanki güneş yanığı olmuş gibiydi.Fräknarna hade vuxit och blivit fler i hennes ansikte och på axlarna, flutit ihop till en slags solbränna.
Yüzü ve omuzlarındaki çilleri büyümüş ve çoğalmıştı, sanki güneş yanığı olmuş gibiydi.Jej piegi się powiększyły i rozmnożyły się na twarzy i ramionach, formując coś na kształt opalenizny.
Yüzü ve omuzlarındaki çilleri büyümüş ve çoğalmıştı, sanki güneş yanığı olmuş gibiydi.주근깨가 커지고 얼굴과 어깨에서 불어나서 꼭 햇볕에 그을린 것 같이 되었습니다.
Yüzü ve omuzlarındaki çilleri büyümüş ve çoğalmıştı, sanki güneş yanığı olmuş gibiydi.Pihy na její tváři a ramenech se rozrostly, znásobili a splynuly to jakéhosi opálení.
Yüzü ve omuzlarındaki çilleri büyümüş ve çoğalmıştı, sanki güneş yanığı olmuş gibiydi.Pistruii crescuseră și se înmulțiseră pe fața și umerii ei, grupându-se într-un fel de bronz.
Yüzü ve omuzlarındaki çilleri büyümüş ve çoğalmıştı, sanki güneş yanığı olmuş gibiydi.Sus pecas habían crecido y multiplicado en su rostro y hombros, agrupándose en una especie de bronceado.
Yüzü ve omuzlarındaki çilleri büyümüş ve çoğalmıştı, sanki güneş yanığı olmuş gibiydi.Луничките се бяха увеличили и се бяха размножили по лицето й и рамената, образувайки нещо като тен.
Yüzü ve omuzlarındaki çilleri büyümüş ve çoğalmıştı, sanki güneş yanığı olmuş gibiydi.У неё увеличились веснушки, их стало больше на лице и плечах, и они сливались во что-то вроде загара.
Yüzü ve omuzlarındaki çilleri büyümüş ve çoğalmıştı, sanki güneş yanığı olmuş gibiydi.הנמשים גדלו והתרבו על פניה וכתפיה, כשהם מתקבצים למעין שיזוף.
Yüzü ve omuzlarındaki çilleri büyümüş ve çoğalmıştı, sanki güneş yanığı olmuş gibiydi.كانت الغرابة تكبر وكانت أضعاف مضاعفة في وجهها وأكتافها متحولة الى نوع من الاصباغ
Yüzü ve omuzlarındaki çilleri büyümüş ve çoğalmıştı, sanki güneş yanığı olmuş gibiydi.それがどんどん増殖して 日焼けのようになっていました 日焼けです わたしたち二人とも-
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod