Şimdi çilek mevsimi.עכשיו עונת התותים.
Babası çileli hayattan sonra eve döndükten sonra, yerel bir okulda İngilizce öğretti.Той устоява на изпитанието и след завръщането си вкъщи преподава английски език в местно училище.
Büyük kardeşi Tamaz Çiladze de yazardır.Най-големият му брат също става писател.
Angel ise çileden çıkmıştır.Анна е нещастна.
Aynı zamanda Çilek Ağacı adıyla da bilinmektedir.Със същото име се нарича и плодът на дървото.
Çilekte çiçekler salkım şeklindedir.Цветчетата са лилави с форма на камбанка.
Her gün bir çilekli pasta yapmaktadır lakin satmaz.Бисквитка с такъв крем не е произвеждана нито продавана.
En önemli ürün buğday ve çilekdır.Най-ценните са плодовете и зеленчуците.
Babası çileli hayattan sonra eve döndükten sonra, yerel bir okulda İngilizce öğretti.Preživio je, a kad se vratio u domovinu, podučavao je engleski jezik u školi.
Nestle's Quik Çilek Toz 1970 öncesinde piyasaya sürüldü.Nestlé Quik (Nesquik) jagoda je uvedena prije 1970.
Angel ise çileden çıkmıştır.Angeliki postaje neugodno.
Etik ÇilecilikEtničko čišćenje
Aynı zamanda Çilek Ağacı adıyla da bilinmektedir.Poznata je i pod nazivom žaba krastača.
Bu bölüm İsa'nın Çilesi'nde de yer aldı.Sudjelovao je u Isusovom ukopu.
Mahallede en çok yetiştirilen meyve çilektir.Ječam je žitarica koja uspijeva u hladnijim krajevima.
Sinemaya 1957'de Çileli Bülbül filmiyle girdi.V roku 1957 vystupuje vo filme Mr.
Yani çileci rahip, avutuculuk rolünü üstlenmektedir.Preľaknutý pastier teda urobil to, o čo bol požiadaný.
Yerelnet ^ Çilimli)Žilinskej (Zsolna).
Onun bu ilgisiz tavırları, genç kadını çileden çıkartır ve hıncını ondan çıkarır.Nespravodlivé správanie vyvoláva v ľuďoch frustráciu a znižuje ich motiváciu.
Filozof için çilecilik, felsefe için uygun koşulları yaratmasıyla anlam kazanır.Štúdium veľkých filozofov je podmienka toho, aby sme dospeli k jasnému a pravému filozofovaniu.
Tüm çilecilik öğretisi de bir anlamda buraya dahildir.”Iz tega vzroka je iglasti les tukaj zelo iskan."
Ana yemek öncesi aperatif olarak yenildiği gibi, çilingir sofralarının da vazgeçilmez öğesidir.Tako kot glavno orožje v boju proti črnemu zalubniku ostaja zgodnje opažanje škodljivca.
Bu Venezuelalıları çileden çıkarır.Tai supykdė amerikiečius.
Çile haftasıVikiteka Žemės diena
Çiladze’nin yapıtları pek çok dile çevrildi.Daugelis gvachibų kalbų tebėra gana gausiai vartojamos.
Hemen çilingir sofrası kurulur.Pabertos sėlenos gelsta greitai.
Çilekli Dasani o zamandan beri tanıtıldı.Nuo seno čia buvo kasamos žvyrduobės.
Başlıca yetişen tarım ürünleri kiraz, çilek, üzüm ve cevizdir.Tradiciškai pagamintas vynas turi vyšnių, žemės ir kedrų.
Çile haftasıVaba aeg Töönädal
Çiladze aynı zamanda çok sayıda şiir ve oyun yayımladı.Ta on avaldanud ka poeesiat ja mitmeid näidendeid.
Çili olanı çok sevilir.Paprikakarri on üldse armastatud.
Çiladze’nin yapıtları pek çok dile çevrildi.Yangi lugu on palju ümber jutustatud.
Strawburst: Çilektir.Tallinn: Koge.
1,000 kilo çilek üretimi için fırsat maliyeti tam burada olacak.A koszt alternatywny wyprodukowania tysiąca funtów jagód znajduje się tutaj.
1,000 kilo çilek üretimi için fırsat maliyeti tam burada olacak.Тож витрати для них на вироблення тисячі фунтів буде тут.
1 tam 1 bölü 3 kilo çilek ve 0 kilo muz. .따라서 3 1/3 파운드의 딸기와 0파운드의 바나나가 있는 점을 찾았네요.
1 tam 1 bölü 3 kilo çilek ve 0 kilo muz. .Assim, ele teria o ponto 3 1/3 quilos de morangos, 0 quilos de banana.
1 tam 1 bölü 3 kilo çilek ve 0 kilo muz. .Така че, ще имаме точката 3 1/3 фунта ягоди, 0 фунта банани.
1 tam 1 bölü 3 kilo çilek ve 0 kilo muz. .ستكون النقطة 3 1/3 ارطال للفراولة، و 0 رطل للموز
325,000 $'ımı çil çil nakit olarak görmek istiyorum.Chci 325 000 dolarů v hotovosti.
325,000 $'ımı çil çil nakit olarak görmek istiyorum.Ich will 325.000 $ in bar.
325,000 $'ımı çil çil nakit olarak görmek istiyorum.Tôi muốn 325.000 đô-la tiền mặt
325,000 $'ımı çil çil nakit olarak görmek istiyorum.今すぐ借りますと。
3 çarpı çileğin kilosu artı 0 kilo muz eşittir 10'a. .3 곱하기 딸기의 무게 더하기 바나나 0파운드는 10이 됩니다.
3 çarpı çileğin kilosu artı 0 kilo muz eşittir 10'a. .Имаме 3 по моите фунта ягоди плюс 0 фунта банани ще се равнява на 10.
3 çarpı çileğin kilosu artı 0 kilo muz eşittir 10'a. .لدينا 3×ارطال الفراولة + 0×ارطال الموز = 10
3 kilo çilek alsaydım, 1 kilo da muz alabilirdim. .만약 제가 딸기를 정확하게 3파운드 산다면, 저는 바나나를 1파운드 살 수 있습니다.
3 kilo çilek alsaydım, 1 kilo da muz alabilirdim. .Hvis vi køber 3 pund jordbær, kan vi købe 1 pund bananer.
3 kilo çilek alsaydım, 1 kilo da muz alabilirdim. .Ако взема 3 фунта ягоди, ако взема точно 3 фунта ягоди, мога да взема 1 фунт банани.
3 kilo çilek alsaydım, 1 kilo da muz alabilirdim. .اذا اخذت 3 ارطال من الفراولة، اذا اخذت 3 ارطال بالضبط من الفراولة، فيكون بامكاني اخذ باود واحد من الموز
3 lira çarpı çileğin kilosu kadar harcayacağım, çünkü kilosu 3 lira. .딸기는 파운드당 $3.00이니까 $3.00 곱하기 딸기의 파운드 수만큼 돈을 쓰게 되겠죠.
3 lira çarpı çileğin kilosu kadar harcayacağım, çünkü kilosu 3 lira. .Estou indo para gastam $3.00 vezes o número de morangos porque eles são de US $3.00.
3 lira çarpı çileğin kilosu kadar harcayacağım, çünkü kilosu 3 lira. .Vi skal bruge 3 dollar gange antallet af pund jordbær. De koster jo 3 dollar pundet.
3 lira çarpı çileğin kilosu kadar harcayacağım, çünkü kilosu 3 lira. .Аз ще похарча $3.00 по броя на ягодите, защото те са $3.00.
3 lira çarpı çileğin kilosu kadar harcayacağım, çünkü kilosu 3 lira. .سأنفق $3.00 × عدد ارطال الفراولة لأن سعرها $3.00
Acele etmem gerek. Çilekleri toplamama yardım et.Il faut que je me dépêche, aide-moi à ramasser les fraises !
Ama artık iyice çileden çıkmıştım, konu buraya vardığına göre,Doch ich bin ziemlich sauer und gut dabei,
Ama artık iyice çileden çıkmıştım, konu buraya vardığına göre,lorsque le vin est tiré, il faut le boire :
Ama artık iyice çileden çıkmıştım, konu buraya vardığına göre,אבל אני כבר מעבר, אני כבר כועס
Ancak başka birşeyi daha farkedeceksiniz. Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.Ale všimnete si ještě něčeho, a to toho, že tvář Slunce má pihy.