çiftliği ile cümle

çiftliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O ve kardeşi babalarından kalan yüklü miras ile çiftliği işletirler.Sendo assim, com certeza, habitareis na terra que concedi a vós e a vossos pais.
Woodbury'de, Andrea, Merle Dixon'a (Michael Rooker) Hershel'in çiftliğinin yerini verir.Andrea explica a Merle Dixon (Michael Rooker) a localização da fazenda de Hershel.
Valentina, Montesinos Çiftliği'nin sahibinin oğlu Jose Miguel Montesinos (Fernando Colunga) ile tanışır.Chegando lá, ela conhece seu vizinho José Miguel Montesinos (Fernando Colunga).
Elin çocukluğunu ailesinin küçük çiftliğinde geçirdi.Ele passou sua infância na fazenda da família.
Glenn, Maggie ve Sophia, Dale ve Andrea ile birlikte Hershel'in çiftliğinde kalır.Ele, Maggie e Sophia esconderam-se na fazenda de Hershel, junto à Dale e Andrea.
Mansuroğlu Çiftliği diye de söylenir.E também a favela da Mangueirinha.
Köy, ismini burada çiftliği olan bir çavuştan almıştır.O prelado levou um amigo, proprietário desta quinta.
Emtia fiyatları düştükçe, pek çok çiftçi çiftliğinden bir kazanç sağlayamadı.Como os preços das commodities caíram, muitos fazendeiros já não podiam mais operar suas fazendas com lucro.
"Hanımın Çiftliği, yeniden".«Ministério dos Negócios da Fazenda».
1808 biterken Thomas ve Nancy Lincoln çifti, Sinking Spring Çiftliği'ne yerleştiler.In de herfst van 1808 vestigden Thomas en Nancy Lincoln zich op de Sinking Spring Farm.
Küçük yaşta Güney Çin'e Mançurya'ya kız kardeşinin çiftliğinde yaşaması için gönderildi.Op vrij jonge leeftijd werd hij naar Mantsjoerije gestuurd om daar op de boerderij van zijn zus te wonen.
Kydland, altı kardeşin en büyüğü olarak Søyland, Gjesdal'daki aile çiftliğinde büyümüştür.Kydland groeide op als de oudste van zes kinderen op de boerderij van zijn ouders.
Yasama döneminin sona ermesinden sonra Dakota'daki çiftliğine çekilerek iki yıl orada yaşadı.Na de dood van zijn vader woonde hij twee jaar in Farmsum.
Prairie Chapel Çiftliği, ABD'nin 43. başkanı George W. Bush'un yaşadığı yer.Ten westen van Waco ligt Crawford waar de boerderij van de Amerikaanse ex-president George W. Bush staat.
Bir yıl sonra çiftliğini sattı.Hij verkocht het kasteel een jaar later.
Ayrıca ilçede bir tavuk çiftliği ve yem fabrikası bulunmaktadır.Er is ook een kippenfarm, een kippenslachterij en dierenvoer fabriek.
Daha sonra köyde kendi çiftliğinde çalıştı.Floor oefende daarna op de deel van zijn eigen boerderij.
Kuzey Afrika'da ise birkaç çiftliği bulunmaktadır.Aan de Noordzijde bevindt zich nog een klein aantal boerenbedrijven.
Bu yüzden çiftliğe Halkacı Çiftliği denirmiş.Daarom wil hij op de veemarkt een boerenpaard kopen.
Ardından dört yıl boyunca, Volgograd'daki Aksaiski devlet çiftliğinde çalışmıştır.Hierna werkte hij vier jaar op een Aksaiiskij sovchoz, een collectieve boerderij, in de buurt van Wolgograd.
Oyun bir çiftliğin işletilmesini esas alır.Gra polega na prowadzeniu gospodarstwa rolnego.
Everett: Çiftliğin en yaşlı köpeğidir.Eweret – najstarszy pies w zagrodzie.
Bundan sonra kendi aile çiftliğine çekildi ve siyasi bir rolü olmadı.Od tej chwili przebywał na emigracji, nie odgrywając już żadnej roli politycznej.
O ve kardeşi babalarından kalan yüklü miras ile çiftliği işletirler.Również w liczbie mnogiej (przez wy) zwracają się dzieci do rodziców i dziadków.
Fakat amcası Garrow çiftliği de yakıldıktan sonra öldürülür.Niszczą farmę Garrowa i zabijają go.
Alabalık çiftliği vardır.Ma farmę słoneczników.
Karaman Çiftliği arazisi, Cumhuriyet'in ilanından sonra Maliye hazinesine devredildi.Następnie – po likwidacji, w zasobach Agencji Własności Rolnej Skarbu Państwa.
Festival, Bouckaert çiftliğinin 350 dönüm arazisi üzerine kuruldu.Wychowywał się na 235-akrowej farmie swego dziadka.
Koru, Hazinedar Çiftliği'ne aitti.Folwarkiem zarządzało Gospodarstwo Rolne Skarbu Państwa.
Helga Hufflepuff, babası için çok üzülüyordu, çünkü babasının çiftliği onlara hiç para kazandırmıyordu.Jej przyjaciółka, Poppy Field, przeniosła się do Lee Hill, bo jej rodzice nie mieli pieniędzy na czesne.
Sonra Woodson çiftliğini terketmişti.Wówczas Bockenfeld opuścił Fortunę.
Oyun bir çiftliğin işletilmesini esas alır.Spelet är baserat på att styra en riktig bondgård.
Billy Graham, Charlotte, Kuzey Karolina yakınlarındaki bir mandıra çiftliğinde doğmuştur.Billy Graham föddes på en mjölkproducerande gård i närheten av Charlotte, North Carolina.
Mahallenin adı, mahallede çiftliği olan bir aileden gelmektedir.Namnet kommer från en av ägarna till gården.
Çiftliğin de çok iyi niyetli bir çiftlik ağası varmış.Djurgården hade nu ett riktigt bra lag.
Eğitimi sırasında babası ekonomik sıkıntıya girdi ve Marbacka çiftliği satıldı.Under Lagerlöfs utbildningsperiod kom familjen på obestånd och Mårbacka fick säljas.
Ballı mahallesinde ayrıca küçük ölçekli 2 tane alabalık çiftliği de bulunmaktadır.Mot Trädgårdsgatan låg samtidigt två mindre hus med små gårdar.
Şimdiki kilisenin sitesinde bir Roma çiftliği vardı.På romartiden fanns här en bondgård.
İlerleyen yıllarda çiftliğin etrafına göç edenlerle birlikte köy haline gelmiştir...Redan efter ett år fick bönderna i byn ta över verksamheten.
Hanımın Çiftliği dizisinde Asuman karakterini oynamaktadır.Den som övertar gården ska hålla gården i detta skick.
1570 yılı tahrir kayıtlarına göre Uşak kazasına bağlı "İlyaslu Çiftliği" bulunmaktaydı.Det framgår av en rättegång från 1597 att han sysslade med hästar på Görväln.
Bir balık çiftliği de kiralayarak maddi konularda yönetimi sağlamıştır.Gården arrenderas fortfarande av en yrkesfiskare.
İlk iki ay içinde şiddet artacak ve 2000 beyaz öldürülecek, 280 şeker çiftliği yakılmıştır.У найближчі 2 місяці повсталими рабами вбито 2000 білих і знищено 280 цукрових плантацій.
Tavuk çiftliği vardır.Курка — теж живе на фермі.
Çiftliğine git, bize dua ile meşgul ol.Дозвольте нам ходити на ваше Богослужіння і ми будемо вивчати ваше православ'я.
Köyün bulunduğu yerde Çerkez kökenli Süleyman Sırrı Bey'in bir çiftliği bulunmaktaydı.У селі, де проживав оповідач, жив дуже дивний пан Зоммер.
Kydland, altı kardeşin en büyüğü olarak Søyland, Gjesdal'daki aile çiftliğinde büyümüştür.Jako nejstarší ze šesti sourozenců vyrůstal Kydland na rodinné farmě na norském jihozápadu.
Ama esrarengiz çiftliği bulamadılar.Kultiště však nalezeno nebylo.
"Güzelyurt Eğitim ve Öğretim Çiftliği".Veletrh školou krásy a vkusu.
Ra'zac'dan çiftliğini yaktıkları ve amcasını öldürdükleri için intikam alacaktır.Ra'zakové farmu zapálili a Gera v ní nechali zraněného.
Seyrek olarak Balmumcu Çiftliği'ne gitmesine izin verilmekteydi.Poradil jim, aby se po vzoru Abenaků dali na farmaření.
Köy yakınında bulunan Alabalık çiftliği 1976 yılında kurulmuştur.Skupina budoucích osadníků se utvořila již v roce 1976.
Oyun bir çiftliğin işletilmesini esas alır.Nyní rozhodneme o koupě stodoly.
Bu yüzden çiftliğe Halkacı Çiftliği denirmiş.Skupina se následně usazuje na farmě.
Küçük yaşta Güney Çin'e Mançurya'ya kız kardeşinin çiftliğinde yaşaması için gönderildi.La o vârsta relativ tânără a fost trimis în Manciuria, în sudul Chinei, pentru a locui la ferma surorii lui.
Bu yüzden çiftliğe Halkacı Çiftliği denirmiş.Ei îl invită la un grătar de porc la fermă.
Küçük yaşta Güney Çin'e Mançurya'ya kız kardeşinin çiftliğinde yaşaması için gönderildi.Fiatalon Mandzsúriába küldték nővére farmjára.
Korucu çiftliğinden günümüze korucu köy olarak gelmiştir.Ez a mai Farkasvölgytől az Őrmezőig terjedt.
Bundan sonra kendi aile çiftliğine çekildi ve siyasi bir rolü olmadı.Letelepedése után haláláig farmerként dolgozott és nem folytatott semmilyen politikai tevékenységet.
Tavuk çiftliği vardır.Családja egy csirkefarm tulajdonosa.

İlgili Sayfalar