çiftleşme ile cümle
çiftleşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yaşam süreleri ve çiftleşmeleri hakkında fazla bilgi yoktur.O spôsobe života a rozmnožovaní neexistuje veľa informácii.
Çiftleşmenin aşamaları yeterince anlaşılamamıştır.Spôsoby jeho rozmnožovania nie sú známe.
Çiftleşme dönemi dışında yalnız yaşarlar.Žijú samotársky, okrem obdobia párenia.
Çiftleşme zamanı boyunca erkek ve dişi bir araya gelir.Počas obdobia rozmnožovania sa samec a samica zdržiavajú spolu.
Çiftleşme sonrası bütün salyangozlar yumurta şeritleri üretir.Po spárení vyprodukujú obidva jedince reťazce vajíčok.
Çiftleşme yöntemleri hakkında pek bilgi mevcut değildir.Nie je známych veľa informácii o priebehu rozmnožovania.
Genellikle çiftleşme mevsiminde suda yaşar.Počas obdobia rozmnožovania žijú vo vode.
Çiftleşmede önemli rol oynar.Nora zohráva dôležitú úlohu pri tvorbe páru.
Çiftleşme ilkbaharda ve yazları olur.Možnosť výsevu je na jar i v lete.
Karıncayiyengiller genelde Yalnız yaşar ve sırf çiftleşmek amaçlı birleşirler.Samce žijú zvlášť a k samičím stádam sa pripájajú len v dobe rozmnožovania.
Belli bir çiftleşme zamanları yoktur.Nimajo določenega letnega čas parjenja.
Azgınlık dönemi hayvanların çiftleşme mevsimini ifade eder.Tako strokovnjaki predvidevajo, da je obdobje parjenja odvisno od starosti živali.
Bu süreç süperiletkenlikte olan elektron çiftleşmesi ile benzerdir.Ta proces je podoben elektronski paritvi v superprevodnosti.
Akraba olan iki kurdun çiftleşmesi (ensest) hiç görülmemiştir.V teh dveh zakonih s sorodnicama ni dobil moških potomcev.
Çiftleşme dişi bettanın yumurtalarının tükenmesi ile sona erer.Stadij ličinke se konča že v jajčecu.
Çiftleşme zamanının dışında yalnız yaşarlar.Je samotar, razen v času razmnoževanja.
Ergin hale geldikten çok kısa zaman sonra çiftleşme gerçekleşebilir.Šele po dokazani ustreznosti se lahko začne tovarniška proizvodnja.
Çiftleşme dönemi ekim ayındadır ve bir ay kadar sürer.Glasovanje se začne po koncu sezone in traja približno mesec dni.
Afrika Aslanları 2 yaşında çiftleşmeye başlarlar.Suaugę paukščiai pradeda poruotis būdami dviejų metų amžiaus.
Çiftleşme zamanının dışında yalnız yaşarlar.Gyvena pavieniui, išskyrus poravimosi laikotarpį.
Çiftleşme zamanının haricinde misk geyikleri kesinlikle yalnız yaşar.Väljaspool paaritumishooaega elavad luitekassid üksikult.
Çiftleşmeden 10-12 ay sonra yavrular doğar.Juba 10–12 tundi pärast sündimist ujuvad nad hästi.
Çiftleşmeleri su içinde gerçekleşir.Paaritumine toimub vees.
Çiftleşmeden sonra erkek konağı terk eder ve ölür.Enne lahkumist kukub üks meestest õnnetult katuselt alla ja sureb.
Çiftleşme 5-10 saniye sürer.Üks tsükkel kestab 10–15 sekundit.
Yavrular annelerinin bir dahaki çiftleşme dönemine kadar ayrılmazlar.Noorvähid lahkuvad ema laka alt pärast teist kestumist.
Afrika Aslanları 2 yaşında çiftleşmeye başlarlar.Linnud hakkavad pesitsema kaheaastaselt.
Çiftleşmeden 14 hafta sonra dişi yumurtlar.Munad kooruvad neliteist päeva pärast munemist.
Döllenmeyi ve çiftleşmeyi önleme kesin olarak yasaklanmıştır.Omamise ja kasvatamise eest enam ei karistatud.
Çiftleşmenin yeri, zamanı ve süresi değişkenlik gösterir.Väljaviimiseks peab olema konkreetne põhjus, koht ja aega.
Aşk gibi iki beyinsel sistem daha olduğunu düşünüyorum; bu sistemler de çiftleşme ve çoğalmadan evrimleşti.3つの違ったシステムのうちのひとつだと考えるように至りました まずは性欲 -性的な満足感を得るための強い欲望-です
Aşk gibi iki beyinsel sistem daha olduğunu düşünüyorum; bu sistemler de çiftleşme ve çoğalmadan evrimleşti.그리고, 짝짓기와 생식에서 진화된 기본적으로 다른 세가지 뇌 시스템 중 하나라고 생각하게 되었습니다.
Aşk gibi iki beyinsel sistem daha olduğunu düşünüyorum; bu sistemler de çiftleşme ve çoğalmadan evrimleşti.To jeden z trzech systemów powstałych z łączenia się w pary i reprodukcji.
Aşk gibi iki beyinsel sistem daha olduğunu düşünüyorum; bu sistemler de çiftleşme ve çoğalmadan evrimleşti.І я усвідомила, що це одна з трьох абсолютно відмінних структур,що розвинулася зі спарювання і розмноження.
Aşk gibi iki beyinsel sistem daha olduğunu düşünüyorum; bu sistemler de çiftleşme ve çoğalmadan evrimleşti.Също мисля, че тя една от три коренно различни мозъчни системи, еволюирали при размножителния процес.
Aşk gibi iki beyinsel sistem daha olduğunu düşünüyorum; bu sistemler de çiftleşme ve çoğalmadan evrimleşti.וגם הגעתי למסקנה שזו אחת מתוך שלוש, מערכות מוחיות שונות שהתפתחו מהזדווגות ורבייה.
Aşk gibi iki beyinsel sistem daha olduğunu düşünüyorum; bu sistemler de çiftleşme ve çoğalmadan evrimleşti.و أعتقد أن هذا النظام هو واحد من ثلاث و يختلف تماماً عن نظام المخ المتعلق بالتزاوج و الإنجاب
Aşk gibi iki beyinsel sistem daha olduğunu düşünüyorum; bu sistemler de çiftleşme ve çoğalmadan evrimleşti.我認為,佢係三個之中嘅一個 基本上經交配同繁殖演變出來嘅大腦系統,
Başlangıçta anlatmak istediğim öykü, bu hayvanların kur yapma, çiftleşme ve yavru doğurmak içinBây giờ câu chuyện tôi muốn kể, đầu tiên,
Başlangıçta anlatmak istediğim öykü, bu hayvanların kur yapma, çiftleşme ve yavru doğurmak için처음 제가 하고 싶었던 이야기는 일 년중 단 몇 주를 관찰하는 것에만 초점을 두고 있었습니다.
Başlangıçta anlatmak istediğim öykü, bu hayvanların kur yapma, çiftleşme ve yavru doğurmak içinהכתבה אשר רציתי לעשות, בהתחלה, הייתה רק התמקדות קטנה על מספר השבועות בכל שנה
Başlangıçta anlatmak istediğim öykü, bu hayvanların kur yapma, çiftleşme ve yavru doğurmak içinأريد ان اقدم القصة في البداية مجرد التركيز الصغيرة للنظر في الأسابيع القليلة من كل عام
Başlangıçta anlatmak istediğim öykü, bu hayvanların kur yapma, çiftleşme ve yavru doğurmak içinアザラシが毎年数週間、カナダ北極圏から セントローレンス湾に渡り、求愛して交尾し
Bir araya geliyorlar. Bu tuna çiftleşmesi olabilir.지금 같이 모여 있는데, 교미중인 것 같네요
Bir araya geliyorlar. Bu tuna çiftleşmesi olabilir. Ve işte orada,Ar putea fi sex între toni - şi priviţi:
Bir araya geliyorlar. Bu tuna çiftleşmesi olabilir.הם מתאספים יחד. יכול להיות שזה מפגש מיני של טונות.
Bir araya geliyorlar. Bu tuna çiftleşmesi olabilir.إنها تأتي مجتمعة. محتمل أن يكون هذا جماع تونة
Bir araya geliyorlar. Bu tuna çiftleşmesi olabilir.ここです
Bir bizonun bronzdan heykeliyle çiftleşmeye çalışan bir Kanada geyiği.C'est un élan qui essaye de s'accoupler avec une statue en bronze d'un bison.
Bir bizonun bronzdan heykeliyle çiftleşmeye çalışan bir Kanada geyiği.Der versucht gerade, mit der Bronzestatue eines Büffels zu kopulieren.
Bir bizonun bronzdan heykeliyle çiftleşmeye çalışan bir Kanada geyiği.Een eland die probeert te copuleren met een bronzen bizonbeeld.
Bir bizonun bronzdan heykeliyle çiftleşmeye çalışan bir Kanada geyiği.Egy olyan jávorszarvas, amely megpróbál közösülni egy bronz bölényszoborral.
Bir bizonun bronzdan heykeliyle çiftleşmeye çalışan bir Kanada geyiği.Es un alce tratando de copular con la estatua de bronce de un bisonte.
Bir bizonun bronzdan heykeliyle çiftleşmeye çalışan bir Kanada geyiği.É um alce a tentar copular com uma estátua de bronze de um bisonte.
Bir bizonun bronzdan heykeliyle çiftleşmeye çalışan bir Kanada geyiği.E un elan care încearcă să se împerecheze cu statuia din bronz a unui bizon.
Bir bizonun bronzdan heykeliyle çiftleşmeye çalışan bir Kanada geyiği.Je to los, ktorý sa snaží spáriť s bronzovou sochou bizóna.
Bir bizonun bronzdan heykeliyle çiftleşmeye çalışan bir Kanada geyiği.이것은 들소의 청동상과 교미하려는 무스입니다.
Bir bizonun bronzdan heykeliyle çiftleşmeye çalışan bir Kanada geyiği.Los, který se snaží spářit se s bronzovou sochou bizona.
Bir bizonun bronzdan heykeliyle çiftleşmeye çalışan bir Kanada geyiği.Một con hươu đang tìm cách để giao hợp với một bức tượng con bò rừng bằng đồng.
Bir bizonun bronzdan heykeliyle çiftleşmeye çalışan bir Kanada geyiği.Questo è un alce che tenta di accoppiarsi con un statua in bronzo di un bisonte.