çiftçiler ile cümle

çiftçiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Maden çiftçilerden Lübeck'ten gelen soylular ve yabancı tüccarların eline geçti.Các nhà quý tộc và thương nhân nước ngoài từ Lübeck đã lấy mỏ đồng từ nông dân.
Daha fakir çiftçiler herhangi bir dış binaya sahip olmayacaktı.Nhà của nông dân nghèo sẽ không có bất kỳ cánh ngoài nào mà chỉ có cánh trong.
Kasım 1945'te yapılan seçimleri, oyların %57'sini alarak Bağımsız Çiftçiler Partisi kazandı.Trong các cuộc bầu cử vào tháng 11 năm 1945, đảng nông dân nghèo độc lập đã chiếm được 57% số phiếu.
Gelişmekte olan ülkelerde hastalığın en yaygın görüldüğü kişiler çiftçiler ve şehirlerde yaşayan yoksullardır.Ở các nước đang phát triển, những người mắc bệnh chủ yếu là nông dân và người nghèo ở các thành phố.
"Çiftçiler kazandı, biz değil."Và anh ấy đã thắng, tôi thì không."
Bu genişleme döneminde, çiftçilere modern üretim uygulamaları tanıtıldı.この拡大の時期、農家は現代的生産の手法を導入した。
Chiapas'ta birçok insan kırsal alanda yaşayan yoksul çiftçilerdir.チアパス州の住民の多くは貧しい農民である。
Bu durum çiftçilerin yoksullaşmasına yol açtı.これが農民の不平を煽った。
Sisle birlikte gece gelip çiftçilere saldırırlar.一家で夜逃げし、農家に流れ着く。
Zenginlik tanrısı ve çiftçilerin koruyucusudur.鍛冶と農業の神の末裔。
Çiftçiler getirdikleri çekirdeklerin miktarına ve kalitesine göre pay alırlar.農家は提供したコーヒー豆の収穫量と品質に応じて手当てを貰う。
Bunun üzerine çiftçiler sert protesto eylemleri düzenledi.農民は食糧徴発に激しく抵抗した。
Çiftçiler getirdikleri çekirdeklerin miktarına ve kalitesine göre pay alırlar.農人則依據其所生產的咖啡豆的產量與品質,賺取相對的利潤。
Bu para birikir ve iki hafta sonunda çiftçilerin banka hesaplarına aktarılır.公會每兩星期將報酬存入農夫的銀行帳戶。
Daha fakir çiftçiler herhangi bir dış binaya sahip olmayacaktı.只有最穷的公民才没有任何家奴。
Çiftçiler tohumlar tam oluşmadan ama yaprakların en çok olduğu zamanda otları kesmeye çalışırlar.农民尽量在种子还没有完全成熟时并且叶子处于最大的时候收割干草。
Çiftçiler ona büyük saygı gösterir.部員們對他十分恭敬。
Zenginlik tanrısı ve çiftçilerin koruyucusudur.掌管土地和農業的神祇。
Bu durum çiftçilerin yoksullaşmasına yol açtı.這是農民階層的貧困造成的。
Orta sınıfa ve çiftçilere "düzen" ve "refah", yoksullara yardım sözü verdi.중간계급과 농민들에게는 '질서'와 '번영'을, 빈곤층에 대해서는 '지원'을 약속했다.
Chiapas'ta birçok insan kırsal alanda yaşayan yoksul çiftçilerdir.치아파스 주 주민의 대부분은 가난한 농민이 많다.
Öyle ki, başta geçimlik çiftçilerle dolu olan ülke, bu yanlış siyaset yüzünden kıtlığa sürüklendi.그 때문에 처음엔 열렬했던 농민들의 열광은 수그러들고, 국민정부의 무능한 모습이 노출되게 되었다.
Bu yeni şehre yerleştirilen halk Romagna, Veneto ve Friuli bölgelerinden getirilen fakir çiftçilerdi.האוכלוסייה שיישבה את העיר החדשה הייתה מורכבת מאיכרים עניים מרומאניה, ונטו ופריולי.
Çiftçiler bile büyük zorluklar yaşamışlardır.באחוזות החקלאיות הגדולות היו תנאיהם קשים במיוחד.
Çiftçiler ürünlerini salyangozlardan korumak için çeşitli yöntemlere baş vururlar.חקלאים בתקופות שונות נקטו שיטות שונות על מנת לשמור על פוריות הקרקע.
Ve bu kimyasallar tarım yapan çiftçilerin eline geçer.שני המנגנונים הללו החזיקו פועלים איכרים שכירים מצפת.
Daha fakir çiftçiler herhangi bir dış binaya sahip olmayacaktı.Бедните фермерски семейства често нямат каквото и да е било външно крило в къщите си.
Çiftçileri toplayarak askeri eğitim verdi ve 1935 yılına gelindiğinde 800 kadar adamı vardı.Той набира и обучава селяни във военното дело и до 1935 година организацията има между 200 и 800 члена.
İşçi ve çiftçilerden destek almaya çalışmışlardır.Подкрепяли го само армията и селяните.
Çiftçilerin yüzde 60'ının iki hektardan az toprağı vardı.90% от населението е притежавало земя за обработване от два до десет декара.
Çiftçiler bile büyük zorluklar yaşamışlardır.Освен това за някои фермери били много скъпи.
Perun, çiftçilerin yağmur verici, silahların ve savaşın, savaşçıların tanrısıdır.Perun je davatelj kiše zemljoradnicima, bog rata i oružja, zazvan od strane boraca.
Çiftçilerin yüzde 60'ının iki hektardan az toprağı vardı.V roku 1902 ešte 60% roľníckych hospodárstiev malo menej ako 2 ha pôdy, keďže 40% pôdy zaberali veľkostatky.
Çiftçiler ona büyük saygı gösterir.Poľovníci k nej majú veľkú úctu.
Bunlar özgür çiftçilerin ya da serflerin topraklarının yanında da yer alabilirlerdi.Zemljo so obdelovali svobodnjaki ali podložni kmetje.
Zenginlik tanrısı ve çiftçilerin koruyucusudur.Je božanski varuh Japonske in njenih prebivalcev.
Daha çok çiftçilere yönelik politikalarıyla dikkat çekti.Različne politike so osvajalske vlade pokazale v odnosu do kmetov.
Bu da çiftçilerin daha fazla üretim yapmak istemelerine neden oluyordu.To je spodbujalo kmete, da so povečevali pridelavo.
Antik Mısır'ın en eski dönemlerinde çiftçiler toprağa bağlıydı.Stari Egipčani so bili večinoma kmetje, vezani na zemljo.
Çiftçiler bile büyük zorluklar yaşamışlardır.Buvo ir nuskurdusių žemdirbių.
1925) Dünya Çiftçiler Günü Dünya Eczacılık GünüBalandžio 27 diena Medicinos darbuotojų diena; Pasaulinė grafinio dizaino diena .
Kasım 1945'te yapılan seçimleri, oyların %57'sini alarak Bağımsız Çiftçiler Partisi kazandı.Novembris 1945 toimunud valimised võitis Sõltumatute Väikeomanike partei, kes kogus 57% häältest.
Kitapta yazar insanları 4 sınıfa ayırır: askerler, alimler, çiftçiler, sanatçılar ve tüccarlar.Kogu ühiskond jagunes nelja klassi: samuraid, põllumehed, käsitöölised ja kaupmehed.
Çoğu çiftçiler tarlalarına bulgur yapılan buğday eker.Enamiku söögist kasvatasid inimesed oma talus.
Oysaki kargalar her türlü ekin zararlısını yiyerek zaman zaman çiftçilere faydalı da olurlar.Põllumeestelt tuleb linnalaste heaks kas või viimane leivapäts ära võtta.
20 yılımı açlık sınırında olan Afrikalı çiftçilerle röportaj yaparak harcadım.20 évet töltöttem az éhhalál szélén álló afrikai farmerek között.
20 yılımı açlık sınırında olan Afrikalı çiftçilerle röportaj yaparak harcadım.전 20년동안 기근의 문턱에 있는 아프리카 농부들을 인터뷰 했습니다.
20 yılımı açlık sınırında olan Afrikalı çiftçilerle röportaj yaparak harcadım.Am petrecut 20 de ani intervievand fermieri africani care erau la limita foamei.
20 yılımı açlık sınırında olan Afrikalı çiftçilerle röportaj yaparak harcadım.Ich habe 20 Jahre lang Farmer in Afrika interviewt, die am Rande einer Hungersnot waren.
20 yılımı açlık sınırında olan Afrikalı çiftçilerle röportaj yaparak harcadım.Ik heb 20 jaar lang Afrikaanse boeren geïnterviewd die op de rand van de hongersnood balanceerden.
20 yılımı açlık sınırında olan Afrikalı çiftçilerle röportaj yaparak harcadım.In realtà, ho speso 20 anni a parlare con contadini Africani a continuo rischio di carestia.
20 yılımı açlık sınırında olan Afrikalı çiftçilerle röportaj yaparak harcadım.Jag la 20 år på att intervjua afrikanska bönder som var på gränsen till svält.
20 yılımı açlık sınırında olan Afrikalı çiftçilerle röportaj yaparak harcadım.J'ai passé 20 ans à interroger des fermiers africains qui étaient au bord de la famine.
20 yılımı açlık sınırında olan Afrikalı çiftçilerle röportaj yaparak harcadım.Já jsem strávil 20 let rozhovory s Africkými farmáři, kteří byli na pokraji hladomoru.
20 yılımı açlık sınırında olan Afrikalı çiftçilerle röportaj yaparak harcadım.Pasé 20 años entrevistando a granjeros africanos que estaban en el borde de la hambruna.
20 yılımı açlık sınırında olan Afrikalı çiftçilerle röportaj yaparak harcadım.Passei 20 anos em entrevistas a agricultores africanos que estavam à beira da fome.
20 yılımı açlık sınırında olan Afrikalı çiftçilerle röportaj yaparak harcadım.Saya menghabiskan 20 tahun mewawancarai petani-petani Afrika yang berada pada ujung kesengsaraan.
20 yılımı açlık sınırında olan Afrikalı çiftçilerle röportaj yaparak harcadım.Spędziłem 20 lat prowadząc wywiady z afrykańskimi farmerami, żyjącymi na granicy głodu.
20 yılımı açlık sınırında olan Afrikalı çiftçilerle röportaj yaparak harcadım.Strávil som 20 rokov s rozhovormi s africkými farmármi, ktorí boli na hranici hladu.
20 yılımı açlık sınırında olan Afrikalı çiftçilerle röportaj yaparak harcadım.Tôi dành 20 năm phỏng vấn các nông dân châu Phi, những người đang trên bờ vực của nạn đói.

İlgili Sayfalar