çiftçi ile cümle
çiftçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Amerikan çiftçileri, inşaatçıları, girişimcileri, yapımcıları için yapılır oldu.也建構出我們的機器
Amerika'nın gelecekteki çiftçileri.브롱스의 141번가에서 자란 친구들이죠.
Amerika'nın gelecekteki çiftçileri.Amerika leginkább átutazó közösségében.
Amerika'nın gelecekteki çiftçileri.la communauté la plus issue de l'immigration en Amérique.
Amerika'nın gelecekteki çiftçileri.la comunidad más migrante de Estados Unidos.
Amerika'nın gelecekteki çiftçileri.la più grande comunità di immigrati d'America.
Amerika'nın gelecekteki çiftçileri.To je oblast s největším počtem přistěhovalců v Americe.
Amerika'nın gelecekteki çiftçileri.הקהילה ה"מהגרת" ביותר בארה"ב.
Amerika'nın gelecekteki çiftçileri.التجمع الأكبر للمهاجرين في أمريكا.
Amerika'nın gelecekteki çiftçileri.小さいけど粘り強い子供達が野菜作りをすれば
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.A föld népének csak a szegényébõl hagyott ott a vitézek hadnagya szõlõmíveseket és szántó-vetõ embereket.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Ale niečo z chudobných ľudí zeme ponechal Nebuzaradán, veliteľ kráľovskej stráže, za vinárov a oráčov.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.A niečo z chudobných ľudí zeme zanechal veliteľ kráľovskej stráže za vinárov a oráčov.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Bare nogen av de ringeste i landet lot høvdingen over livvakten bli tilbake som vingårdsmenn og jordbrukere.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Cependant le chef des gardes laissa comme vignerons et comme laboureurs quelques-uns des plus pauvres du pays.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.De a föld szegényei közül ott hagyá Nabuzáradán, a vitézek feje, a szõlõmûveseket és szántóvetõket.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.De allerarmsten werden echter achtergelaten om nog enigszins voor de wijngaarden en akkers te zorgen.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.dei più poveri del paese Nabuzaradàn, capo delle guardie ne lasciò una parte come vignaioli e come campagnoli
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Il capo delle guardie lasciò alcuni fra i più poveri del paese come vignaioli e come campagnoli
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Însă căpetenia străjerilor a lăsat ca vieri şi lucrători de pămînt cîţiva din cei mai săraci din ţară.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.빈천한 국민을 남겨두어 포도원을 다스리는 자와 농부가 되게 하였더라
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.빈천한 국민을 그 땅에 남겨두어 포도원을 다스리는 자와 농부가 되게 하였더라
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Mas dos mais pobres da terra deixou o capitão da guarda ficar alguns para vinheiros e para lavradores.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Men av de ringaste i landet lämnade översten för drabanterna några kvar till vingårdsmän och åkermän.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Mutta osan maan köyhiä henkivartijain päällikkö jätti jäljelle viinitarhureiksi ja peltomiehiksi.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Quan thị vệ chỉ chừa lại trong xứ những người nghèo khổ hơn hết, đặng trồng nho và làm ruộng.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Quan thị_vệ chỉ chừa lại trong xứ những người nghèo_khổ hơn hết , đặng trồng nho và làm_ruộng .
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Samo iz najubožnejših ljudstva jih je pustil ondi glavar straže, da naj bodo vinogradniki in kmetovalci.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Slechts enkelen uit de armste bevolkingslagen liet hij achter als wijn en landbouwers.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Toliko něco chaterného lidu země zanechal hejtman nad žoldnéři, aby byli vinaři a oráči.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Toliko něco chaterného lidu země zanechal Nebuzardan, hejtman nad žoldnéři, aby byli vinaři a oráči.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Totuş Nebuzaradan, căpetenia străjerilor, a lăsat ca vieri şi ca plugari pe unii din cei mai săraci din ţară.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Tylko z ubogich onej ziemi zostawił hetman żołnierski, aby byli winiarzami i oraczami.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Tylko z ubogich onej ziemi zostawił Nabuzardan, hetman żołnierski, aby byli winiarzami i oraczami.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Und vom armen Volk auf dem Lande ließ Nebusaradan, der Hauptmann, bleiben Weingärtner und Ackerleute.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Und von den Geringsten im Lande ließ der Hauptmann Weingärtner und Ackerleute.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Εκ των πτωχων ομως της γης αφηκε Νεβουζαραδαν ο αρχισωματοφυλαξ δια αμπελουργους και δια γεωργους.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Εκ των πτωχων ομως της γης αφηκεν ο αρχισωματοφυλαξ, δια αμπελουργους και γεωργους.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Обаче началникът на телохранителите Навузардан остави някои от най-бедните в земята за лозари и земеделци.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Обаче, началникът на телохранителите остави някои от победените в земята за лозари и замаделци.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.ומדלות הארץ השאיר נבוזראדן רב טבחים לכרמים וליגבים׃
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.ומדלת הארץ השאיר רב טבחים לכרמים וליגבים׃
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.ولكن رئيس الشرط ابقى من مساكين الارض كرامين وفلاحين.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.ولكن نبوزرادان رئيس الشرط ابقى من مساكين الارض كرّامين وفلاحين
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.但 護 衛 長 尼 布 撒 拉 旦 留 下 些 民 中 最 窮 的 、 使 他 們 修 理 葡 萄 園 、 耕 種 田 地
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.但 護衛長 尼 布 撒拉旦 留下 些 民 中 最 窮 的 、 使 他 們 修理 葡萄園 、 耕種 田地
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.但 護 衛 長 留 下 些 民 中 最 窮 的 、 使 他 們 修 理 葡 萄 園 、 耕 種 田 地
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.但 護衛長 留下 些 民 中 最 窮 的 、 使 他 們 修理 葡萄園 、 耕種 田地
Araziyle olan ilişkimiz, aynı toprak parçasını 40 asırdır ekip biçen çiftçilerinki gibiydi.풍경에 대한 관계는 곧 40세기동안 동일한 토지를 경작해온 농부와의 관계입니다.
Araziyle olan ilişkimiz, aynı toprak parçasını 40 asırdır ekip biçen çiftçilerinki gibiydi.A vztah ke krajině byl takový jako u farmářů, kteří obhospodařovali ten samý kus půdy po 40 století.
Araziyle olan ilişkimiz, aynı toprak parçasını 40 asırdır ekip biçen çiftçilerinki gibiydi.A związek z krajobrazem mieli rolnicy, którzy uprawiali ten sam kawałek ziemi od 40 wieków.
Araziyle olan ilişkimiz, aynı toprak parçasını 40 asırdır ekip biçen çiftçilerinki gibiydi.Et le paysage était issu du travail des fermiers qui ont entretenu la même terre pendant 40 siècles.
Araziyle olan ilişkimiz, aynı toprak parçasını 40 asırdır ekip biçen çiftçilerinki gibiydi.Og forholdet til landskabet var som hos landmænd, der har dyrket det samme stykke jord i 40 århundreder.
Araziyle olan ilişkimiz, aynı toprak parçasını 40 asırdır ekip biçen çiftçilerinki gibiydi.Onze relatie met het landschap was als landbouwers die hetzelfde stuk grond gedurende 40 eeuwen bewerkten.
Araziyle olan ilişkimiz, aynı toprak parçasını 40 asırdır ekip biçen çiftçilerinki gibiydi.Und die Beziehung zur Landschaft war jene von Bauern, die das selbe Stück Land schon seit 40 Jhd. bebauen.
Araziyle olan ilişkimiz, aynı toprak parçasını 40 asırdır ekip biçen çiftçilerinki gibiydi.Και η σχέση με το τοπίο ήταν αυτη των αγροτών που καλλιεργούσαν το ίδιο κομμάτι γής για 40 αιώνες.
Araziyle olan ilişkimiz, aynı toprak parçasını 40 asırdır ekip biçen çiftçilerinki gibiydi.И отношението към пейзажа беше отношение на фермерите, които бяха обработвали същата земя от 40 века.
Araziyle olan ilişkimiz, aynı toprak parçasını 40 asırdır ekip biçen çiftçilerinki gibiydi.והקשר בין האדמה היה שחקלאים שעיבדו את אותה פיסת אדמה במשך 4000 שנים.
Araziyle olan ilişkimiz, aynı toprak parçasını 40 asırdır ekip biçen çiftçilerinki gibiydi.والعلاقة بالمناظر الطبيعية كانت خلال المزارعين الذين يقومون بزراعة نفس قطعة الأرض على مدى ٤٠ قرناً.
Araziyle olan ilişkimiz, aynı toprak parçasını 40 asırdır ekip biçen çiftçilerinki gibiydi.農民たちが作り上げたものです 土地の栄養の流れがわからなければ