çiçekler ile cümle

çiçekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Daha çok çiçekleri için yetiştirilir.Elles sont cultivées pour leurs fleurs.
Çiçekler erken gelişir.La floraison est précoce.
Hizmetçi "Bu çiçekler yeni geldi.Aujourd’hui les fleurs ont envahi les lieux.
Bir evcikli çiçekler yalnız olarak terminal halde bulunurlar.Les fleurs urcéolées sont disposées en grappe terminale.
Çiçekler birçok farklı form ve renkte olabilir.Les carreaux peuvent avoir différentes formes et différentes couleurs.
Çiçekleri beyazdır.Les fleurs sont blanches.
Xochicalco ismi Nahuatl dilinde "çiçeklerin evi" anlamına gelmektedir.Le mot Xochicalco veut dire « Maison des fleurs » en nahuatl.
Çiçekleri ufaktır ve rüzgârla tozlaşır.Les fleurs, minuscules, sont pollinisées par le vent.
Cvet z juga (Türkçe: Güneyden çiçekler).La valse Les roses du sud (Rosen aus dem Süden), op.
Çiçekler küçüktür.Les fleurs sont très rares.
Bu hediyelerin başında çiçekler ve çikolata gelir.Ils y sont très bien accueillis, avec fleurs et chocolats.
Çiçekler aşağıdan başlayarak açarlar.Les fleurs se courbent vers le bas à mesure qu'elles s'ouvrent.
Çiçekler bir evcikli dir.Bien évidemment, les fleurs représentent une guitare.
Çiçekler dik kurullar oluşturur.Les fleurs forment des grappes érigées.
Algernon'a Çiçekler, Daniel Keyes tarafından yazılmış bilim kurgu hikâyesi ve romanıdır.Des fleurs pour Algernon par Daniel Keyes.
Eğer kökü yerinden oynatılırsa ve kök hava alırsa , bitki anında yapraklarını ve çiçeklerini buruşturacaktır.Il promet au géant que s'il plante son bâton dans le sol, le lendemain il porterait des fleurs et des fruits.
Çiçeklerinde taç yaprak yoktur.Aucune observation disponible sur les fleurs.
Sonrasında ise çiçekleri solar.Ils vont ensuite le distribuer aux autres fleurs.
Çiçekler, baharda yapraklardan kısa bir süre sonra görünen küçük kedicikler şeklindedir.Les fleurs sont de petits chatons qui apparaissent peu de temps après la feuille, au printemps.
Bozkır Çiçekleri.Bouquets de fleurs.
Baharın ve çiçeklerin cazibesiyle ilgili bir şarkı söylerler.Primavera di fiori musicali.
Dişi çiçekler daha küçüktür.Les bourgeons floraux sont également plus petits.
Halisdemir'in vurulduğu nokta özel bir kaplama ile koruma altına alınarak çiçeklerle süslendi.À un moment, le Feldsher a été vu pour lui apporter un bouquet de fleurs.
Yerden çıkan çiçekler saplıdır ve yumurtalık toprak altındadır.Les œufs sont pondus et fécondés sur le sol.
Çiçekler beyaz veya pembe renkli olup, yapraklardan daha önce meydana gelirler.Les fleurs, assez grandes, blanches ou rose pâle, apparaissent avant les feuilles.
Çiçekler krem beyazı rengindedir.Les fleurs sont d'un blanc crème.
Temmuz-Eylül arası açan çiçekleri geceleri ve her bir çiçeği sadece 1 gece için açar.De mai à fin septembre, mais chaque fleur ne vit qu'une journée.
Üçüncü bir yaklaşım, çiçeklerin açmasını engellemeye yöneliktir.C'est la voie ouverte pour l'obtention de la première fleur.
Çok güzel çiçeklerle bezenmiş olan harika bir bahçe.C’est une espèce qui fleurit avec de très belles fleurs mauves.
Yıldız şeklindeki çiçeklerinin kokusu yasemini andırır.Le parfum du printemps.
Çiçekler şemsiye şeklinde toplanmıştır.Ils sont recouverts d'une indusie en forme de parapluie.
Çiçekleri, diğer türlere göre daha büyüktür.Fleurs plus grandes que celles des autres sous-espèces.
Ölüm Çiçekleri...Avec les fleurs de la vie.
Yasemin çiçeklerinden parfüm sanayisinde kullanılan değerli bir uçucu bir yağ çıkartılır.On extrait des fleurs une huile utilisée en parfumerie.
Çiçekler küçük hermafrodittir.Les fleurs sont hermaphrodites.
Çiçekler tek eşeyli ve basit periyantlıdır.L'inflorescence est latérale et unique.
Öğrenci bahçeyi, ağacı ve çiçekleri gördüğünü söyledi.L'enseigne du Jardin vue depuis le Jardin en fleurs.
Örne­ğin, Rafflesia cinsinden bazı türlerin çiçekleri, kokmuş eti andıran çok kötü bir koku yayar.Certaines espèces comme Arum creticum répandent une odeur agréable.
Hangi kardeş, hangi ev, hangi çiçekler gibi sorular cevaplanamamaktadır.Celle qui n'aime point Vénus sur toutes choses, Elle ne connaît pas quelles fleurs sont les roses...
Çiçeklerinin rengi genellikle, çiçeğin adını verdiği menekşe rengindedir.Beaucoup sont de couleur vive, généralement assortie à la couleur de la fleur sur laquelle elles vivent.
Çiçeklerin hiçbiri plastik değildir.Ninguna de las flores es de plástico.
Burada çiçekler vardı.Aquí había flores.
Ne güzel çiçekler!¡Qué flores tan bonitas!
Tom Mary'ye bazı çiçekler gönderdi.Tom le mandó unas flores a Mary.
Çiçekler sarı.Las flores son amarillas.
Neden çiçekler satın aldınız?¿Por qué habéis comprado flores?
Güzel çiçeklerin dikenleri vardır.Las flores hermosas tienen espinas.
Şu çiçekler ölmüş.Esas flores han muerto.
Bu çiçekler ölüyor.Estas flores están muriendo.
Annem bahçesinde çiçekler yetiştirir.Mi madre cultiva flores en su jardín.
Şu çiçeklere bakıyorum.Estoy mirando aquellas flores.
O, çiçekleri sevdiğini söylüyor.Ella dice que le gustan las flores.
O, çiçekleri kimin gönderdiğini bilmek istiyor.Quiere saber quién mandó las flores.
Çiçekleri görmek için parka gittim.Fui al parque a ver las flores.
Mary oğlundan güzel çiçekler aldı.A Mary su hijo le ha dado unas bonitas flores.
Çiçekler için teşekkür ederim.Gracias por las flores.
Çocuklar hayatlarımızın çiçekleridir.Los niños son las flores de nuestra vida.
Onun kırmızı çiçekleri var.Ella tiene flores rojas.
Bu çiçeklerin en güzeli.Esta es la más hermosa de las flores.
Bu çiçekler Hollanda’dan geliyor.Estas flores vienen de Holanda.

İlgili Sayfalar