İnsanlarımız paylaşılan bu daha yüksek amaç çevresinde birleştiler.Αυτός ο υψηλός κοινός στόχος έχει συσπειρώσει το ανθρώπινο δυναμικό μας.
İnsanlarımız paylaşılan bu daha yüksek amaç çevresinde birleştiler.Наши люди вдохновлены этой общей высшей целью.
İnsanlarımız paylaşılan bu daha yüksek amaç çevresinde birleştiler.Нашите хора са обединени около тази обща по-висока цел.
İnsanlarımız paylaşılan bu daha yüksek amaç çevresinde birleştiler.אנשינו מאוחדים בלהט סביב מטרה משותפת נעלה זו.
İnsanlarımız paylaşılan bu daha yüksek amaç çevresinde birleştiler.وعملائنا منبهرين بهدفنا المشترك الكبير
İnsanlarımız paylaşılan bu daha yüksek amaç çevresinde birleştiler.才能のある人たちを 惹きつけ 力を終結する
İrlanda suları çevresinde geçirmiş.아일랜드해 부근에서 보냈죠.
İrlanda suları çevresinde geçirmiş.בסביבות הים האירי.
İrlanda suları çevresinde geçirmiş.في وحول البحر الايرلندي
İrlanda suları çevresinde geçirmiş.去年マン島にいる同僚が
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.A Ježiš vidiac mnohé zástupy okolo seba rozkázal preplaviť sa na druhú stranu.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.A widząc Jezus wielki lud około siebie, kazał się przeprawić na drugą stronę morza.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Cuando se vio rodeado de una multitud, Jesús mandó que pasasen a la otra orilla
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Då nu Jesus såg mycket folk omkring sig, bjöd han att man skulle fara över till andra stranden.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Isus a văzut multe noroade împrejurul Său, şi a poruncit să treacă de cealaltă parte.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Jésus, voyant une grande foule autour de lui, donna l`ordre de passer à l`autre bord.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.예수께서 무리가 자기를 에워쌈을 보시고 저편으로 건너가기를 명하시니라
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Ko pa vidi Jezus mnogo ljudstva okoli sebe, ukaže iti na drugo stran.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Látván pedig Jézus a nagy sokaságot maga körül, parancsolá, hogy menjenek a túlsó partra.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Men da Jesus så meget folk omkring sig, bød han disiplene å fare med ham over til hin side.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Men da Jesus så store Skarer omkring sig, befalede han at fare over til hin Side.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Mutta kun Jeesus näki paljon kansaa ympärillään, käski hän lähteä toiselle rannalle.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Und da Jesus viel Volks um sich sah, hieß er hinüber jenseit des Meeres fahren.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Vả , khi Ðức_Chúa_Jêsus thấy đoàn dân đông lắm ở xung_quanh mình , bèn truyền qua bờ bên kia .
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Vả, khi Ðức Chúa Jêsus thấy đoàn dân đông lắm ở xung quanh mình, bèn truyền qua bờ bên kia.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Vedendo Gesù una gran folla intorno a sé, ordinò di passare all'altra riva
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Vendo Jesus uma multidão ao redor de si, deu ordem de partir para o outro lado do mar.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Vida pak Ježíš zástupy mnohé okolo sebe, kázal přeplaviti se na druhou stranu.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Ιδων δε ο Ιησους πολλους οχλους περι εαυτον, προσεταξε να αναχωρησωσιν εις το περαν.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.И като видя Исус около Себе Си много народ, заповяда да минат отвъд езерото.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Увидев же Иисус вокруг Себя множество народа, велел ученикам отплыть на другую сторону.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.Як же побачив Ісус великий натовп кругом себе, то звелїв плисти на той бік.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.ויהי כראות ישוע המון עם רב סביבתיו ויצו לעבר משם אל עבר הים׃
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.ولما رأى يسوع جموعا كثيرة حوله امر بالذهاب الى العبر.
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.耶 穌 見 許 多 人 圍 著 他 、 就 吩 咐 渡 到 那 邊 去
İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu.耶穌見許 多 人 圍 著 他 、 就 吩咐 渡 到 那 邊去
İsanın çevresindekiler olacakları anlayınca, ‹‹Ya Rab, kılıçla vuralım mı?›› dediler.A keď videli tí, ktorí boli okolo neho, čo bude, povedali mu: Pane, či udrieme mečom?
İsanın çevresindekiler olacakları anlayınca, ‹‹Ya Rab, kılıçla vuralım mı?›› dediler.Al ver los que estaban con él lo que había de ocurrir, le dijeron: --Señor, ¿heriremos a espada
İsanın çevresindekiler olacakları anlayınca, ‹‹Ya Rab, kılıçla vuralım mı?›› dediler.A vidouce ti, kteříž při něm byli, k čemu se chýlí, řekli jemu: Pane, budeme-liž bíti mečem?
İsanın çevresindekiler olacakları anlayınca, ‹‹Ya Rab, kılıçla vuralım mı?›› dediler.A widząc ci, którzy przy nim byli, co się dziać miało, rzekli mu: Panie! mamyli bić mieczem?
İsanın çevresindekiler olacakları anlayınca, ‹‹Ya Rab, kılıçla vuralım mı?›› dediler.Ceice erau cu Isus, au văzut ce avea să se întîmple, şi au zis: ,,Doamne, să lovim cu sabia?``
İsanın çevresindekiler olacakları anlayınca, ‹‹Ya Rab, kılıçla vuralım mı?›› dediler.Ceux qui étaient avec Jésus, voyant ce qui allait arriver, dirent: Seigneur, frapperons-nous de l`épée?
İsanın çevresindekiler olacakları anlayınca, ‹‹Ya Rab, kılıçla vuralım mı?›› dediler.Da nu de som var om ham, så hvad som vilde skje, sa de: Herre! skal vi slå til med sverd?
İsanın çevresindekiler olacakları anlayınca, ‹‹Ya Rab, kılıçla vuralım mı?›› dediler.Då nu de som voro med Jesus sågo vad som var på färde, frågade de: »Herre, skola vi hugga till med svärd?»
İsanın çevresindekiler olacakları anlayınca, ‹‹Ya Rab, kılıçla vuralım mı?›› dediler.좌우가 그 될 일을 보고 여짜오되 주여 우리가 검으로 치리이까 하고
İsanın çevresindekiler olacakları anlayınca, ‹‹Ya Rab, kılıçla vuralım mı?›› dediler.Ko pa vidijo ti, ki so bili okoli njega, kaj da bo, mu reko: Gospod, ali naj udarimo z mečem?
İsanın çevresindekiler olacakları anlayınca, ‹‹Ya Rab, kılıçla vuralım mı?›› dediler.Men da de,som vare omkring ham, så, hvad der vilde ske, sagde de: "Herre! skulle vi slå til med Sværd?"
İsanın çevresindekiler olacakları anlayınca, ‹‹Ya Rab, kılıçla vuralım mı?›› dediler.Những người ở với Ngài thấy sự sắp xảy đến, bèn nói rằng: Thưa Chúa, chúng tôi nên dùng gươm đánh chăng:
İsanın çevresindekiler olacakları anlayınca, ‹‹Ya Rab, kılıçla vuralım mı?›› dediler.Những người_ở với Ngài thấy sự sắp xảy đến , bèn nói rằng : Thưa_Chúa , chúng_tôi nên dùng gươm đánh chăng :
İsanın çevresindekiler olacakları anlayınca, ‹‹Ya Rab, kılıçla vuralım mı?›› dediler.Quando os que estavam com ele viram o que ia suceder, disseram: Senhor, feri-los-emos a espada?
İsanın çevresindekiler olacakları anlayınca, ‹‹Ya Rab, kılıçla vuralım mı?›› dediler.tván pedig azok, a kik õ körülötte [valának,] a mi következik, mondának néki: Uram, vágjuk-é õket fegyverrel?
İsanın çevresindekiler olacakları anlayınca, ‹‹Ya Rab, kılıçla vuralım mı?›› dediler.Ιδοντες δε οι περι αυτον τι εμελλε να γεινη, ειπον προς αυτον Κυριε, να κτυπησωμεν με την μαχαιραν;
İsanın çevresindekiler olacakları anlayınca, ‹‹Ya Rab, kılıçla vuralım mı?›› dediler.Бачивши ж ті, що коло Него, до чого доходить, казали Йому: Господи, чи вдарити нам мечем?
İsanın çevresindekiler olacakları anlayınca, ‹‹Ya Rab, kılıçla vuralım mı?›› dediler.Бывшие же с Ним, видя, к чему идет дело, сказали Ему: Господи! не ударить ли нам мечом?
İsanın çevresindekiler olacakları anlayınca, ‹‹Ya Rab, kılıçla vuralım mı?›› dediler.И тия, които бяха около Исуса, като видяха какво щеше да стане, рекоха: Господи, да ударим ли с нож?
İsanın çevresindekiler olacakları anlayınca, ‹‹Ya Rab, kılıçla vuralım mı?›› dediler.והאנשים אשר אתו ראים את אשר יהיה ויאמרו אליו אדנינו הנכה בחרב׃
İsanın çevresindekiler olacakları anlayınca, ‹‹Ya Rab, kılıçla vuralım mı?›› dediler.فلما رأى الذين حوله ما يكون قالوا يا رب انضرب بالسيف.
İsanın çevresindekiler olacakları anlayınca, ‹‹Ya Rab, kılıçla vuralım mı?›› dediler.左 右 的 人 見 光 景 不 好 、 就 說 、 主 阿 、 我 們 拿 刀 砍 可 以 不 可 以
İsanın çevresindekiler olacakları anlayınca, ‹‹Ya Rab, kılıçla vuralım mı?›› dediler.左右 的 人 見 光景 不好 、 就 說 、 主阿 、 我們 拿 刀 砍 可以 不 可以
İsa tekneyle karşı yakaya dönünce, çevresinde büyük bir kalabalık toplandı. Kendisi gölün kıyısında duruyordu.A gdy się zasię Jezus przeprawił w łodzi na drugą stronę, zebrał się do niego wielki lud; a on był nad morzem.