Pazar günleri Penahabad ve çevresinde haftalık pazar kurulmuştur.Op vrijdagavond wordt het weekloon geteld en verdeeld.
İlçenin çevresinde volkanik olaylar sonucu sönmüş yanardağlar mevcuttur.Op de laatste eilanden vindt nog steeds vulkanisme plaats.
Gözlerinin çevresinde bulunan siyah desen, ona palyaçovari bir görünüm kazandırır.Een brede zwarte vlek rond de ogen geeft hem een gemaskerd uiterlijk.
Doğru Yol Partisi ve Hak ve Adalet Partisi bu seçim çevresinde aday çıkarmamıştır.Strategie/Geluk Geluk is in de dit spel bijna volledig afwezig.
"Amfi" kelime anlamı olarak "çevresinde/iki yönden/çift" demektir.Het voorvoegsel -amb komt van het Gallische -ambi en betekent: "rond" of " aan beide zijden".
Nehrin çevresinde Ganj Suyu satan birçok satıcı vardır.Langs de rivier liggen veel zoutmoerassen.
Çevresinde ise 4.318 yaşamaktadır.De omlooptijd bedraagt 3416 dagen.
Fm bandında 90.5 frekansında Bursa ve çevresinden dinlenebilir.Het kan in de omgeving van Gent beluisterd worden op de FM-frequentie 105,3 MHz.
Mahallenin çevresinde eski zamanlardan kalan tarihi eserler bulunmaktadır.In de hele stad zijn restanten van vroegere tijden te zien.
Konstanz'dan sonra Konstanz gölünün çevresinde ikinci büyük kenttir.Het is de op één na grootste stad van de Landkreis Konstanz.
Alın çevresinde dar bir kırmızı band vardır.Daaronder zit een brede, rode band.
Uranüs, Güneş çevresinde bir devrini 84 yılda tamamlar.Uran jedno okrążenie Słońca wykonuje w 84 lata.
Ephesoslular çevresinde toplandıklarında şöyle demiş: "Ne şaşıyorsunuz reziller?Następnie zwrócił się do zgromadzonych ludzi: "Mówiąc o kole Dharmy, czym jest to, co się obraca?
Kraterler çevresinde fazla bitki örtüsü bulunmaz.Nie obserwuje się tu prawie żadnych kraterów uderzeniowych.
Ülke nüfusunun %30'luk kesimi başkentte ve çevresinde yaşamaktadır.Około 30% głosicieli mieszka w stolicy i jej okolicach.
PSR B1620-26 iki yıldız çevresinde döner.PSR B1620-26 b krąży wokół układu podwójnego gwiazd.
Çevresindekiler de, bu durumdan rahatsız olur.Nawet jeśli wszyscy dookoła są przeciwko tobie.
Gölün çevresinde birçok yazlık ev bulunur.Wokół jeziora znajdują się domy letniskowe.
Şelale ve çevresinde çok sayıda turist çekmektedir.Przez Grudziądz i okolice przechodzi wiele szlaków turystycznych.
Çevresinde çok sayıda şirket ve bilimsel kurum gelişmiştir.Rozwijały się nadto liczne instytuty badawcze i towarzystwa naukowe.
Gölün çevresindeki diğer kısımlar tarım için kullanılır.Okolice jezior są wykorzystywane rolniczo.
Beyin çevresindeki kan damarlarının genişlemesi bağ ağrısına neden olabilir.Poszerzenie naczyń krwionośnych w mózgu może wywoływać ból głowy.
Şehir yüksek bir kaya üzerine oturtulan kale ve kalenin çevresindeki evlerden oluşmaktaydı.Została wzniesiona wokół potężnej skały wyróżniającej się na tle otaczającej miasto równiny.
Kızdığında çevresindekiler onu tanımaz hale gelir.To, co go otacza jest tak różne od tego, co zna.
Şu anda Güneş çevresinde yörüngede) Mariner 1 (ABD): 22 Temmuz 1962'de fırlatıldı.Sonda Mariner 1 uległa zniszczeniu w pierwszych minutach po starcie, 22 lipca 1962.
Doğru Yol Partisi ve Hak ve Adalet Partisi bu seçim çevresinde aday çıkarmamıştır.Jego kandydatura była popierana przez Prawo i Sprawiedliwość, które nie wystawiło tam swojego kandydata.
Ayrıca çevresinde kömür çıkarılır.W jego okolicy wydobywa się uran.
Hem havaalanı hem de çevresindeki binalar imha edilmişti.Z tego względu ulica, jak i okoliczna zabudowa została zniszczona.
11 Ekim 1983'te Venüs çevresinde kutupsal bir yörüngeye girdi.11 kwietnia 2006 weszła ona na orbitę okołobiegunową wokół Wenus.
Kilisenin çevresinde kalın duvarlar bulunmaktadır.Wokół cerkwi wzniesiono ceglany mur.
Çevresinde yerleşim birimleri görülür.Wokół rozmieszczono pomieszczenia mieszkalne.
Galaktik merkez çevresinde bir dönüşünü yaklaşık 225–250 milyon yılda bir tamamlar.Pełny obrót, czyli rok galaktyczny trwa 225–250 milionów lat.
Çevresindeki dünyanın daha çok farkına varmaya ve bir şair olarak olgunlaşmaya başladı.Sam otaczający człowieka świat miał się zmienić w poemat.
Patlamanın 2 km çevresindeki binaların camları paramparça olmuş, çatı fayansları düşmüştür.W promieniu 2 km od miejsca wybuchu z okien powypadały szyby..
Göz çevresinde beyazımsı halkalar bulunur.Można dostrzec białe pole wokół oka.
Bunlardan ötürü çevresinde kendisine Gavûr, Kirye ve Hain Mümin lakapları takılmıştır.Zewnętrzny pierścień, qne mahlet (ቅኔ ማሕሌት) przeznaczony jest dla kantorów i ogółu wiernych.
Saldırı kendi araç konvoyuna gerçekleştirilmiş ve çevresinden 5 kişinin ölümüyle sonuçlanmıştı.Zginął w wyniku wybuchu samochodu-pułapki wraz z pięcioma innymi osobami.
2003'te parkın çevresindeki duvarlar yıkıldı.W 2003 powstał odcinek muru w tym rejonie.
( Yeteneklerinin fark edilmemesi, kişide üzüntü, çevresindekilerdeyse kayba yol açar. )(W wolnym tłumaczeniu: Nie ma co się śmiać z cudzych upadków patrząc uważnie pod swoje nogi.
1846'dan itibaren Alman göçmenler göl çevresinde yerleşirler.1864 r. na terenie wsi zaczęli osiedlać się koloniści niemieccy.
Bu Güneş’in çevresinde gezegenlerin dışında gök cisimlerinin de yörüngede olduğuna dair ilk kanıttı.Był to pierwszy dowód na to, że coś jeszcze oprócz planet okrąża Słońce.
1510 civarında, sanatçı Roma'ya gitti ve orada Rafael'in çevresindeki sanatçılardan biri oldu.Około 1517 roku przeniósł się do Rzymu, gdzie został jednym z asystentów Rafaela.
Kuban, Güney Rusya'da Kuban Nehri çevresindeki bölge.Kozacy kubańscy zamieszkujący region Kubań w południowej Rosji.
Akihabara (Japonca: 秋葉原), Tokyo'nun Chiyoda semtinde Akihabara İstasyonu çevresinde bulunan bir bölgedir.秋葉原電気街 Akihabara Denkigai) – rejon wokół stacji Akihabara w tokijskiej dzielnicy Chiyoda.
Bu iki yıldızın birbirleri çevresindeki dolanımı yaklaşık 2.500 yılda tamamlanır.Obie pary gwiazd okrążają się wzajemnie w czasie co najmniej 3700 lat.
Osmanlı Ordusu'nun Yanıkkale çevresindeki son savaşları İkinci Viyana Kuşatması sırasında 1683 yılında oldu.Armia rosyjska uderzyła jednak na wschodnie pogranicze jeszcze w 1632 r.
Bataklığın çevresinde kil vb. su geçirmez katmanlar bulunur.W otoczeniu zbiornika występują łąki o charakterze wilgotnym.
Muhtarı Recep Şirin Köy adını çevresindeki beyaz kayalıklardan almıştır.Nazwa wioski Lefkara pochodzi od koloru otaczających ją białych wapiennych skał.
Çevresindeki canlı varlıkları kategorilemek için büyük zaman harcadı.Wokół jego postaci narosło wiele anegdot.
Bu yürüyüşe katılamayan güçsüz ya da hasta 7.500 tutuklu kamplarda ya da çevresinde kalır.Jest to niemożliwe dopóki nie wymordujemy lub przesiedlimy stamtąd 25 000 000 osób.".
Görünürlük analizi site üzerinden çevresinde görünebilir olan yerleri belirlemek için kullanılmaktadır.Zdjęcia umożliwiły dokładną analizę ewentualnych miejsc lądowania.
Winkies'in arkasında bulunan adamın çevresinde olanlara dikkat edin.Lägg märke till passagerna som berör mannen bakom Winkies.
Uranüs, Güneş çevresinde bir devrini 84 yılda tamamlar.Det tar 84 år för Uranus att fullborda ett varv runt solen.
PSR B1620-26 iki yıldız çevresinde döner.PSR B1620-26 b kretsar kring en dubbelstjärna.
Bunlardan ötürü çevresinde kendisine Gavûr, Kirye ve Hain Mümin lakapları takılmıştır.De hade prästerskap, munkar och nunnor, med oräkneliga troende.
Diego de Almagro 1536'da Arica çevresindeki bölgeye ulaşır.Diego de Almagro anlände till dalen 1536.
Buralara Konya-Karaman çevresinden gelmişiz.Omgivningarna runt Koudyet Karkour Med.
Koyu renkli kıllar daha çok göz çevresinde yoğunlaşmıştır.Den mörka färgen är koncentrerad kring ögonen.
Bu yıldızlar, her 480 yılda bir birbirlerinin çevresinde dolanırlar.Stjärnorna fullbordar ett varv runt varandra på knappt åttio år.
Beyin çevresindeki kan damarlarının genişlemesi bağ ağrısına neden olabilir.Ett vidgande av blodkärlen runt hjärnan kan leda till huvudvärk.