Ana içeriğe geç
Sözlük

çevresi ile cümle

çevresi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Batı tarafındaki terk edilmiş binaların çevresinde epey İsvalli var.Sí... Parece que muchos están en esos edificios abandonados del oeste.
Batı tarafındaki terk edilmiş binaların çevresinde epey İsvalli var.Sì. Sembra che ce ne siano parecchi intorno a questi edifici abbandonati all'Ovest.
Batı tarafındaki terk edilmiş binaların çevresinde epey İsvalli var.Tak... Zdaje się, że jest ich sporo w tych opuszczonych budynkach na zachodzie.
Batı tarafındaki terk edilmiş binaların çevresinde epey İsvalli var.Ναι, φαίνεται να υπάρχουν αρκετοί γύρω από τα εγκαταλελειμμένα κτίρια, δυτικά.
Batı tarafındaki terk edilmiş binaların çevresinde epey İsvalli var.Да... Похоже, их довольно много возле тех заброшенных зданий на западе.
- BED üçgenin çevresini burada bulmuş bulunmaktayız. -Maar we zijn hier klaar, we hebben de omtrek uitgerekend van deze binnenliggende driehoek BED.
- BED üçgenin çevresini burada bulmuş bulunmaktayız. -Přišli jsme na obvod tohoto vnitřního trojúhelníku BED.
BED üçgenin çevresini burada bulmuş bulunmaktayız. -Znaleźliśmy obwód tego trójkąta w środku, trójkąta BED, o tego tutaj
- BED üçgenin çevresini burada bulmuş bulunmaktayız. -Готови сме, намерихме обиколката на вътрешния триъгълник BED, ето тук.
Bence hepimizin çevresinde olanaklar var. CA:Penso que existem oportunidades à nossa volta.
Bence hepimizin çevresinde olanaklar var.E credo che ci siano opportunità tutto intorno a noi.
Bence hepimizin çevresinde olanaklar var.És azt hiszem mindenhol vannak lehetőségek.
Bence hepimizin çevresinde olanaklar var.Genoeg mogelijkheden, denk ik. CA:
Bence hepimizin çevresinde olanaklar var.Ich glaube, überall gibt es Möglichkeiten.
Bence hepimizin çevresinde olanaklar var.Jag tror att denna möjlighet finns överallt.
Bence hepimizin çevresinde olanaklar var.Je pense que cette possibilité existe tout autour de nous.
Bence hepimizin çevresinde olanaklar var.이런 기회는 우리 주변에 얼마든지 있습니다.
Bence hepimizin çevresinde olanaklar var.Pienso que existe una oportunidad muy cercana.
Bence hepimizin çevresinde olanaklar var.Příležitostí je spousta.
Bence hepimizin çevresinde olanaklar var.Şi cred că oportunitatea asta există peste tot în jurul nostru.
Bence hepimizin çevresinde olanaklar var.Tội phạm ở Mỹ đã giảm đi rất nhiều suốt 3 thập niên qua.
Bence hepimizin çevresinde olanaklar var.Wokół nas jest pełno możliwości.
Bence hepimizin çevresinde olanaklar var.Πιστεύω ότι αυτή η ευκαιρία υπάρχει παντού γύρω μας.
Bence hepimizin çevresinde olanaklar var.Аз мисля, че възможност съществува навсякъде около нас.
Bence hepimizin çevresinde olanaklar var.Я думаю, вокруг нас полно возможностей.
Bence hepimizin çevresinde olanaklar var.ואני חושב שהזדמנויות קיימות מסביבנו.
Bence hepimizin çevresinde olanaklar var.وأعتقد أن هذه الفرصة متاحةٌ للجميع.
Bence hepimizin çevresinde olanaklar var.クリス: 過去30年間アメリカで
Ben de bu çizgisel... ifade sistemini kurdum, kameralar ve geri bildirim çevresinde.저는 이런 일련의 감정 표현들을 이 카메라 장치들과 피드백을 통해 표현했습니다. 꽤 잘 작동했죠. 그리고 좀 더 사실감을 주고자 했고,
Ben de bu çizgisel... ifade sistemini kurdum, kameralar ve geri bildirim çevresinde.قمنا برسم هذا المخطط بالتعبيرات و ردود الفعل و التغذية الراجعة. و عملت بشكل جيد ثم أصبحنا واقعيين قليلاً
Ben de bu çizgisel... ifade sistemini kurdum, kameralar ve geri bildirim çevresinde.カムとフィードバックを表します かなり成功しました そして よりリアルにしていきました 設計も始めました
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Adaptálódnak.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Cela va s'adapter.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Den vil tilpasse sig til sit miljø.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Dit zal zich aanpassen aan de omgeving.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak: Drew Weing'in yaptığı, adıNó sẽ thích nghi được, vào chính môi trường của nó: một sự đột biến bền bỉ.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak: Drew Weing'in yaptığı, adıОни подстроятся по новые технологии, под новые условия — это и есть долговременные трансформации.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Es wird sich anpassen, es wird...
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:바로, 적응할 것이라는 말입니다. 환경에 적응할 것입니다.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Se adaptarán. Lo harán. ##
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Se vor adapta.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Si adatterà.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Vai adaptar-se. Vai adaptar-se ao que o rodeia.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Zostaną zaadaptowane.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Θα προσαρμόζεται.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:Ще се адаптира.
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:יתאקלם. הוא יתאקלם לסביבה החדשה:
Benimsenecek, çevresine uydurulacak:ستستقطب. إلى بيئتها:
Ben Maharaji'nin çevresinde hiç gerginlik hissetmedim; o tamamen huzurluydu.Non ho mai sentito tensione vicino a Maharaji, era del tutto a suo agio.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Abners strijders van de stam van Benjamin hergroepeerden zich op de top van die heuvel.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Dân Bên-gia-min hiệp lại cùng Áp-ne, làm thành một đạo, và dừng lại trên chót một gò nỗng.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Dân_Bên - gia-min hiệp lại cùng Áp - ne , làm thành một đạo , và dừng lại trên chót một gò nỗng .
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Da samlede Benjaminiterne sig om Abne'r og stillede sig i Klynge på Toppen af Gibeat-Amma.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Fiii lui Beniamin s'au adunat în urma lui Abner, au făcut o ceată, şi s'au oprit pe vîrful unui deal.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.I Beniaminiti si radunarono dietro Abner formando un gruppo compatto e si fermarono in cima ad una collina
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.In sinovi Benjaminovi se zbero pri Abnerju ter se skupijo v krdelo, in stopijo na vrh griča.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.베냐민 족속은 함께 모여 아브넬을 따라 한 떼를 이루고 작은 산꼭대기에 섰더라
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Men Benjamins barn samlet sig i én flokk om Abner og stilte sig på toppen av en haug.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Silloin benjaminilaiset kokoontuivat Abnerin taakse yhteen joukkoon ja asettuivat kukkulan laelle.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Tedy sešli se synové Beniamin za Abnerem, a jsouce spolu v houfu, postavili se na vrchu pahrbku jednoho.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod