Ana içeriğe geç
Sözlük

çevrelemek ile cümle

çevrelemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
38
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Maçta yer almayan güreşçiler çemberi çevrelemektedir.Wrestlers who were not involved in the match surrounded the chamber.
Aromalı şuruplar, onu çevrelemek yerine buz tarafından emilen buza eklenir.Flavored syrups are added to the ice, which are absorbed by the ice instead of surrounding it.
Avluyu 2 metrelik parmaklıklı dış duvarlar çevrelemektedir.Around 500 meters of surrounding walls are kept.
Ama etikler bizi birbirimize, bir takım olarak, bağladığı sırada çevrelemek bizi kör eder.But even as morality binds people together into a unit, into a team, the circling blinds them.
Havalandırmayı bir tüf halkası çevrelemektedir.A tuff ring surrounds the vent.
İki yalancı güneş genellikle 22°'lik hale içinde Güneş'i çevrelemektedir.Two sun dogs often flank the Sun within a 22° halo.
Gaçedili Kanyonu, Abaşa Nehri'ni çevrelemektedir.Gachedili's Canyon is located on the river Abasha.
Okyanusların kıyı şeritleri, kara parçalarını yaklaşık 380.000 kilometre boyunca çevrelemektedir.Coastlines fringe the land for nearly 380,000 kilometres.
Bulutsu, Iota Orionis yıldızını çevrelemektedir.La nébuleuse est située autour de l'étoile Iota Orionis.
Ana eyvanı süsleme kuşağı çevrelemektedir.La construction principale est circulaire.
Çevre Yolu Caddesi ve diğer büyük caddeler, kuzeyden ilçe merkezini çevrelemektedir.Çevre Yolu Caddesi, un'altra importante strada, circonda le principali città del nord.
Kale duvarı şehri çevrelemektedir.Alla scoperta delle mura che circondavano la città.
Çevre Yolu Caddesi ve diğer büyük caddeler, kuzeyden ilçe merkezini çevrelemektedir.A Çevre Yolu Caddesi, outra das avenidas principais, rodeia a cidade a norte.
Filipinler'i kuzeyde Luzon Boğazı, batıda ise Güney Çin Denizi çevrelemektedir.Od północy Filipiny oblewane są wodami cieśniny Luzon, od zachodu wodami Morza Południowochińskiego.
Çevre Yolu Caddesi ve diğer büyük caddeler, kuzeyden ilçe merkezini çevrelemektedir.En annen hovedgate, Çevre Yolu Caddesi, går rundt byen i nord.
Daireyi her iki taraftan da saracak şekilde zeytin ağacı dallarından oluşturulan çelenk çevrelemektedir.Di kedua sisi pita terdapat cabang pohon zaitun yang mengelilinginya.
Otoyol, 196 km uzunluğunda olup başkent Berlin'i çevrelemektedir ve Avrupa'nın en uzun çevreyoludur.ドイツの首都ベルリンを囲む環状道路で、196 kmの長さでヨーロッパの最も長い環状高速道路とされている。
Kale duvarı şehri çevrelemektedir.街の周辺は街壁に囲まれている。
Avluyu 2 metrelik parmaklıklı dış duvarlar çevrelemektedir.周围筑约2米厚的夯土围墙。
Kale duvarı şehri çevrelemektedir.Velike kamene stijene okružuju grad.
Ama etikler bizi birbirimize, bir takım olarak, bağladığı sırada çevrelemek bizi kör eder.Aber auch wenn Moral Menschen aneinander bindet, sie zu einem Team macht, erblindet das Umkreisen sie.
Ama etikler bizi birbirimize, bir takım olarak, bağladığı sırada çevrelemek bizi kör eder.De még akkor is, ha az erkölcsösség összekovácsolja az embereket egy csapattá, a körözés megvakítja őket.
Ama etikler bizi birbirimize, bir takım olarak, bağladığı sırada çevrelemek bizi kör eder.Deși moralitatea îi unește pe oameni într-un mănunchi, într-o echipă, rotirea în cerc îi orbește.
Ama etikler bizi birbirimize, bir takım olarak, bağladığı sırada çevrelemek bizi kör eder.윤리가 사람들을 하나로 결속시키지만, 그 뭉침이 그들을 눈멀게 합니다.
Ama etikler bizi birbirimize, bir takım olarak, bağladığı sırada çevrelemek bizi kör eder.Ma anche se la moralità vincola le persone in un tutt'uno, in una squadra, questa unione le acceca.
Ama etikler bizi birbirimize, bir takım olarak, bağladığı sırada çevrelemek bizi kör eder.Maar ook al smeedt moraal mensen tot een eenheid, een team, het omcirkelen verblindt hen.
Ama etikler bizi birbirimize, bir takım olarak, bağladığı sırada çevrelemek bizi kör eder.Mais en même temps que la morale réunit les gens, en une équipe, ce regroupement les aveugle.
Ama etikler bizi birbirimize, bir takım olarak, bağladığı sırada çevrelemek bizi kör eder.Nhưng thậm chí khi đạo đức ràng buộc con người lại với nhau, thành một nhóm, vòng tròn này cũng che mắt họ.
Ama etikler bizi birbirimize, bir takım olarak, bağladığı sırada çevrelemek bizi kör eder.Pero aún cuando la moralidad fusiona a las personas en unidad, en un equipo, el rodearse las ciega.
Ama etikler bizi birbirimize, bir takım olarak, bağladığı sırada çevrelemek bizi kör eder.Αλλά ακόμη και όταν η ηθική συνδέει τους ανθρώπους σε μια μονάδα, σε ομάδα, η συσπείρωση τους ενώνει.
Ama etikler bizi birbirimize, bir takım olarak, bağladığı sırada çevrelemek bizi kör eder.و كما ان المعنويات تربط الناس سوياً في وحدة و فريق فهي ايضاً تعميهم
Ama etikler bizi birbirimize, bir takım olarak, bağladığı sırada çevrelemek bizi kör eder.回り続ける行為は彼らを盲目にしてしまいます 現実を歪めてしまうからです
İki güzel kızım var ve amacım onları ilhamla çevrelemek.그리고 예쁜 두 딸이 있습니다, 저의 목표는 제 딸들이 창의적인 영감과,
İki güzel kızım var ve amacım onları ilhamla çevrelemek.Mam dwie piękne córeczki.
İki güzel kızım var ve amacım onları ilhamla çevrelemek.Tenho duas filhas lindas.
İki güzel kızım var ve amacım onları ilhamla çevrelemek.ויש לי שתי בנות מקסימות, והמטרה שלי היא להקיף אותן בהשראה,
İki güzel kızım var ve amacım onları ilhamla çevrelemek.ولدي طفلتين جميلتين و هدفي هو إحاطتهم بالإلهام
İki güzel kızım var ve amacım onları ilhamla çevrelemek.創造性を引き出す環境で 子供達を育てることなんです 家中どこの部屋にも本が置いてあります
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod