Örneğin, çevreci üretici sorumluluğu konusundaki yasal düzenlemeler (sözgelimi REACH (12),Η νομοθεσία περί περιβαλλοντικής ευθύνης του
Oysa filmin, çevrecilerce yazýlan ilk taslađý biraz daha farklýydý:영화 스타 워즈의 초안은 조지 루카스가 쓰지 않았습니다. 스타 워즈의 초안은 환경운동가들이 썼는데
Oysa filmin, çevrecilerce yazýlan ilk taslađý biraz daha farklýydý:la versión original de la película "La Guerra de las Galaxias" no fue escrita por Lucas.
Oysa filmin, çevrecilerce yazýlan ilk taslađý biraz daha farklýydý:la version originale du film "La Guerre des Étoiles" n'a pas été écrite par Lucas.
O ýţýk, gezegen patlamadan tüyen çevrecilerdir.레아 공주, 루크, 한 솔로, 츄바카가 로봇 두어 대와 함께 나타나
O ýţýk, gezegen patlamadan tüyen çevrecilerdir. Sonra Ölüm Yýldýzý'ný görürüz ve... gezegeni patlatýr.Nakoniec Leia, Luke, Han, Chewbacca a a vraví ostatným, že našli spôsob, ako
Özellikle, 70'ler ve 80'lerde, birçok hoţ radikal ve militan çevreci olay vardý.- 노숙림, 즉 오래된 숲의 98%와 대초원의 99%가 이미 사라졌습니다.
Özellikle, 70'ler ve 80'lerde, birçok hoţ radikal ve militan çevreci olay vardý.- 98% av gammelskogarna är borta. 99% av prärierna är borta.
Özellikle, 70'ler ve 80'lerde, birçok hoţ radikal ve militan çevreci olay vardý.- 98% delle foreste vergini sono state distrutte. 99% delle praterie sono sparite.
Özellikle, 70'ler ve 80'lerde, birçok hoţ radikal ve militan çevreci olay vardý.- 98% de los bosques primarios ya no existen. 99% de las praderas ya no existen.
Özellikle, 70'ler ve 80'lerde, birçok hoţ radikal ve militan çevreci olay vardý.- 98% des forêts anciennes ont disparu. 99% des prairies ont disparu.
Özellikle, 70'ler ve 80'lerde, birçok hoţ radikal ve militan çevreci olay vardý.- 98% des Urwaldes sind weg. 99% der Prärien sind weg.
Özellikle, 70'ler ve 80'lerde, birçok hoţ radikal ve militan çevreci olay vardý.- 98% din pădurile bătrâne au dispărut. 99% din preerii au dispărut.
Özellikle, 70'ler ve 80'lerde, birçok hoţ radikal ve militan çevreci olay vardý.- 98% prastarých lesov v USA je preč. 99% prérií je preč.
Rachel Carson -- Modern çevreciliğin öncülerinden-- tamda bu olay hakkında bizi 1962 de uyarmıştı.Rachel Carson -- a madrinha do ambientalismo moderno -- avisou-nos sobre isto mesmo, já em 1962.
Rachel Carson -- Modern çevreciliğin öncülerinden-- tamda bu olay hakkında bizi 1962 de uyarmıştı.Rachel Carson - die Patin des modernen Umweltschutzes - warnte uns bereits 1962 gerade davor.
Rachel Carson -- Modern çevreciliğin öncülerinden-- tamda bu olay hakkında bizi 1962 de uyarmıştı.Rachel Carson -- krstná mama moderného enviromentalizmu -- nás varovala presne pred týmto v roku 1962.
Rachel Carson -- Modern çevreciliğin öncülerinden-- tamda bu olay hakkında bizi 1962 de uyarmıştı.Rachel Carson -- matka chrzestna współczesnej ekologii -- ostrzegała nas właśnie przed tym już w 1962 roku.
Rachel Carson -- Modern çevreciliğin öncülerinden-- tamda bu olay hakkında bizi 1962 de uyarmıştı.Rachel Carson -- mẹ đỡ đầu của thuyết môi trường học hiện đại -- đã cảnh báo chúng ta về điều này từ năm 1962.
Rachel Carson -- Modern çevreciliğin öncülerinden-- tamda bu olay hakkında bizi 1962 de uyarmıştı.Rachel Carson -- pakar lingkungan hidup modern -- mengingatkan kita tentang semua ini di tahun 1962.
Rachel Carson -- Modern çevreciliğin öncülerinden-- tamda bu olay hakkında bizi 1962 de uyarmıştı.Рейчъл Карсън - кръстницата на съвременните природозащитници - ни предупреди именно за това през 1962.
Şimdi, benzer bir modeli çevrecilerin örgütlenmesi için hayal edin.그러면 이제 환경운동가들의 네트워킹을 위한 비슷한 모델을 생각 해보십시오.
Şimdi, benzer bir modeli çevrecilerin örgütlenmesi için hayal edin.עכשיו, דמיינו מודל דומה עבור רישות פעילי איכות סביבה.
Şimdi, benzer bir modeli çevrecilerin örgütlenmesi için hayal edin.الآن، تخيلوا منهجا مماثلا لأنصار البيئة عبر الشبكة:
Şimdi, benzer bir modeli çevrecilerin örgütlenmesi için hayal edin.さて この仕組み 環境活動家同士を 繋げるシステムとしてはどうでしょう 地球環境に起きつつある変化の 記録や証拠を集めたウェブポータル
Su Çerçeve Direktifi (WFD), su kalitesi ve kullanımıyla ilgili yüksek çevreciKromě toho politiky EU podporují trh propagující inovativní řešení prostřednictvím iniciativy Lead
Su Çerçeve Direktifi (WFD), su kalitesi ve kullanımıyla ilgili yüksek çevrecivoor waterkwaliteit en -gebruik te integreren in andere beleidsvormen (
Su Çerçeve Direktifi (WFD), su kalitesi ve kullanımıyla ilgili yüksek çevreciΕκ πρώτης όψεως, τα σχέδια
Su Çerçeve Direktifi (WFD), su kalitesi ve kullanımıyla ilgili yüksek çevreciЕвропейски политики, като
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.A já jsem sobecká environmentalistka.
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.Dan saya merasa saya pecinta lingkungan yang egois.
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.E penso di essere un'ambientalista egoista.
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.És azt hiszem én egy önző környezetvédő vagyok.
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.Ik denk dat ik een zelfzuchtige milieuactiviste ben.
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.I przypuszczam, że jestem samolubnym ekologiem.
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.저는 이기적인 환경주의자입니다
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.Și bănuiesc că sunt o ecologistă egoistă.
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.Tôi là một nhà hoạt động môi trường ích kỷ
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.Und ich nehme an, dass ich eine selbstsüchtige Umweltschützerin bin.
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.Y supongo que soy una ecologista egoísta.
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.Μάλλον είμαι μια εγωίστρια περιβαλλοντολόγος.
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.Мисля, че съм екологистка егоистка.
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.ואני מניחה שאני פעילה סביבתית אנוכית.
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.و أفترض أننى مناصرة للبيئة بصورة أنانية
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.長生きするつもりでいます
Ve eđer sýradan insanlardan oluţan çevrecilerse, ayný ţeyi yapacaklardýr ancak, sonra yanýma gelip, bana문명의 붕괴는 상당히 치명적이겠죠. 또한 이 산업문명이 지구의 생태적인 기반을 체계적으로 무너뜨리고 있기 때문에 누군가 문명의 붕괴를 위해 노력을 하는지 여부와 상관없이
Ve ilginç bir şekilde bence onlar ilk çevrecilerdi.Co ciekawe, gdy o nich myślę, byli oni pierwszymi prawdziwymi ekologami.
Ve ilginç bir şekilde bence onlar ilk çevrecilerdi.É curioso, quando penso nisso, eles foram os primeiros verdadeiros ambientalistas.
Ve ilginç bir şekilde bence onlar ilk çevrecilerdi.Ed è interessante notare, quando penso al passato, che loro sono stati i primi veri ambientalisti.
Ve ilginç bir şekilde bence onlar ilk çevrecilerdi.흥미롭게도, 뒤돌아 보면, 그들이 진정한 환경론자였습니다.
Ve ilginç bir şekilde bence onlar ilk çevrecilerdi.Și interesant, acum că mă gândesc, ei au fost primii ecologiști adevărați.
Ve ilginç bir şekilde bence onlar ilk çevrecilerdi.Wenn ich zurückdenke, waren diese interessanterweise die ersten wahren Umweltschützer.
Ve ilginç bir şekilde bence onlar ilk çevrecilerdi.Και κατά περίεργο τρόπο, καθώς θυμάμαι, αυτοί ήταν οι πρώτοι πραγματικοί περιβαλλοντιστές.
Ve ilginç bir şekilde bence onlar ilk çevrecilerdi.Интересното е, като се връщам назад в мислите си, че те бяха първите истинсти природозащитници.
Ve ilginç bir şekilde bence onlar ilk çevrecilerdi.Я с интересом замечаю, оглядываясь на то время, что это были первые настоящие экологи.
Ve ilginç bir şekilde bence onlar ilk çevrecilerdi.ומעניין, כשאני חושב על כך היום, הם היו הסביבתנים האמיתיים הראשונים.
Ve ilginç bir şekilde bence onlar ilk çevrecilerdi.المثير للإهتمام، أعود بذاكرتي، فقد كانوا أول علماء بيئة حقيقيون.
Ve ilginç bir şekilde bence onlar ilk çevrecilerdi.彼らは最初の環境保護主義者でした 彼らはアラル海の問題に触発されて
Yani, bir çevreçi olarak, bunun olmamasını tercih ederdim.Beh, da ambientalisti, preferiremmo che questo non succedesse.
Yani, bir çevreçi olarak, bunun olmamasını tercih ederdim.Bien, como ecologista, preferiría que eso no pasase