Burada bir örnek alırız santrifüje koyarız, çevirirz onu kan hücrelerini alırız, süper.و كان السؤال, هنا نقوم بذلك عن طريق أخذ عينة. نضعها في الجهاز الطارد.
Burada bir örnek alırız santrifüje koyarız, çevirirz onu kan hücrelerini alırız, süper.サンプルを取ってやるわけですが 遠心分離をすることになる 回転させ、血球を取り出す すばらしい
Buradakini çevirirsek bunu elde ederiz.즉 삼각형 DEF를 뒤집으면 삼각형 HGI가 됩니다
Buradakini çevirirsek bunu elde ederiz.Hvis vi drejer den her, bliver den til den her.
Buradakini çevirirsek bunu elde ederiz.Takže ak prevrátime tento trojuholník, dostaneme tento.
Buradakini çevirirsek bunu elde ederiz.Takže pokud převrátíme tento trojúhelník, dostaneme tento.
Buradakini çevirirsek bunu elde ederiz.Więc jeśli obrócisz ten trójkąt, to otrzymasz ten tutaj
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.Dobbiamo trovare un modo per andare incontro alle nostre necessità, mentre rendiamo questo posto un Eden.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.Kita harus menemukan cara memenuhi kebutuhan kita, sambil membuat tempat ini seperti Eden.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.우리는 이 공간을 에덴 동산으로 만드는 가운데에 우리의 필요를 충족시킬 수 있는 방법을 찾아야 합니다.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.Musíme nájsť spôsob, ako zabezpečiť naše potreby a zároveň urobiť z tohto miesta raj na zemi.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.Musimy znaleźć sposób, aby zaspokajać nasze potrzeby, równocześnie czyniąc to miejsce rajem.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.Nous devons trouver un moyen de satisfaire nos besoins, tout en faisant de cet endroit un Eden.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.Trebuie să găsim o cale să ne satisfacem nevoile în timp ce facem din acest loc un Paradis.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.Úgy kell kielégítsük szükségleteinket, hogy közben ezt a helyet paradicsommá alakítjuk.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.We moeten een manier vinden om in onze behoeften te voorzien terwijl we van deze aarde een paradijs maken.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.Wir müssen einen Weg finden unsere Bedürfnisse abzudecken, während wir einen Himmel auf Erden bilden.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.Πρέπει να μπορέσουμε να ικανοποιήσουμε τις ανάγκες μας, κάνοντας αυτό το μέρος μία Εδέμ.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.Мы должны понять наши реальные потребности в попытках создать рай на Земле.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.אנחנו חייבים למצוא דרך להיענות לצרכים שלנו, תוך שאנו הופכים את הסביבה לגן עדן.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.يجب علينا أن نجد طريقة لتحقيق احتياجاتنا، بينما نجعل من هذا المكان جنة عدن.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.私達には義務があります 自らのニーズを満たしつつ 地球をエデンの園にするのです ジニーン ありがとうございました
Cevabımızı bulmakta işimizi kolaylaştırır. . . 280 km/sa'yı m/sn'ye nasıl çeviririz? .그러면 이 문제를 푸는게 단순해질 수 있겠습니다. 280 km/h를 어떻게 m/s로 바꿀까요?
Cevabımızı bulmakta işimizi kolaylaştırır. . . 280 km/sa'yı m/sn'ye nasıl çeviririz? .A která jednotka je menší? Jsou to metry. A máme 1000 metrů v každém kilometru.
Cevabımızı bulmakta işimizi kolaylaştırır. . . 280 km/sa'yı m/sn'ye nasıl çeviririz? ."Nous allons décollé" et le moment ou l'avion décolle l'avion a une accélėration constante
Cevabımızı bulmakta işimizi kolaylaştırır. . . 280 km/sa'yı m/sn'ye nasıl çeviririz? .Så de tar ut varandra. Och vi vill ha meter i nämnaren. Och vad är den mindre enheten?
Cevabımızı bulmakta işimizi kolaylaştırır. . . 280 km/sa'yı m/sn'ye nasıl çeviririz? .Takže ak máme 280 km/h, ako to prevedieme do m/s?
Cevabımızı bulmakta işimizi kolaylaştırır. . . 280 km/sa'yı m/sn'ye nasıl çeviririz? .Wir haben also 280 km/h, wie konvertieren wir das in m/s?
Cevabımızı bulmakta işimizi kolaylaştırır. . . 280 km/sa'yı m/sn'ye nasıl çeviririz? .של מהירות ההמראה למטר/שניה וזה יסייע לנו להשיב לשאלה.
Cevabımızı bulmakta işimizi kolaylaştırır. . . 280 km/sa'yı m/sn'ye nasıl çeviririz? .سرعة الاقلاع هذه للمتر في الثانية وبالتالي نستطيع تبسيط الاجابة عن هذا السّؤال.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Alle der læser en børnebog ved, at kærlighed gør ting virkelige.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Bất cứ ai đã từng đọc một cuốn sách trẻ con đều biết rằng tình yêu làm cho mọi thứ thành sự thực.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Bien, todos los que hayan leído un libro para niños saben que el amor hace las cosas reales.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Czytelnicy książek dla dzieci wiedzą, że dzięki miłości wszystko jest możliwe.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.아동용 책을 읽어보셨다면 아시겠지만, 사랑하면 진짜가 됩니다.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Sabem, alguém que já tenha lido um livro infantil sabe que o amor torna as coisas reais.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Ştiţi, oricine care a citit o carte pentru copii ştie că iubirea face lucrurile reale.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Tudják, bárki, aki olvasott gyerekkönyvet tudja, hogy a szeretet teszi igazivá a dolgokat.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Vedete, chiunque abbia letto un libro per bambini, sa che l'amore rende le cose reali.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Veste, vsak, ki je kdaj bral knjige za otroke, ve, da s pomočjo ljubezni stvari postanejo resnične.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Víte, každý kdo četl knihu pro děti ví, že láska dělá věci skutečné.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Vous savez, quiconque a lu un livre pour enfants sait que l'amour rend les choses réelles.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Weet je, iedereen die een kinderboek leest, weet dat liefde dingen tot leven brengt.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Wissen Sie, jeder, der ein Kinderbuch gelesen hat, weiß, dass Liebe die Dinge richtig macht.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Όποιος έχει διαβάσει ένα παιδικό βιβλίο ξέρει ότι η αγάπη κάνει τα πράγματα αληθινά.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Бачте, всі, хто читав дитячі книжки, знають, що любов робить речі реальними.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Знаете ли - всеки, който е чел някоя детска книжка, знае, че любовта прави нещата истински.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Знаете, любой, кто читал детские книжки, знает, что любовь делает вещи настоящими.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.כידוע, כל מי שקרא ספר ילדים יודע שאהבה הופכת דברים לאמיתיים
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.أتعرفون , أي شخص يقرأ كتب أطفال يعرف أن الحب يجعل الأشياء حقيقية .
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.愛情はものごとを本物にするということを知っています 気に入った単語があるなら、使って下さい そうすれば本物になります
Çölü su birikintisine çevirir, Kuru toprağı pınara.(106:35) Он превращает пустыню в озеро, и землю иссохшую – в источники вод;
Çölü su birikintisine çevirir, Kuru toprağı pınara.Converte o deserto em lagos, e a terra seca em nascentes.
Çölü su birikintisine çevirir, Kuru toprağı pınara.Convierte el desierto en estanques de agua y la tierra seca en manantiales
Çölü su birikintisine çevirir, Kuru toprağı pınara.Er machte das Trockene wiederum wasserreich und im dürren Lande Wasserquellen
Çölü su birikintisine çevirir, Kuru toprağı pınara.Han gjorde en ørken til en vannrik sjø og et tørt land til vannkilder*. / {* nemlig: for det frelste Israel.}
Çölü su birikintisine çevirir, Kuru toprağı pınara.Han gjorde öknen till en vattenrik sjö och torrt land till källsprång.
Çölü su birikintisine çevirir, Kuru toprağı pınara.Hän muutti erämaan vesilammikoiksi ja kuivan maan vesilähteiksi.
Çölü su birikintisine çevirir, Kuru toprağı pınara.Il change le désert en étang, Et la terre aride en sources d`eaux,
Çölü su birikintisine çevirir, Kuru toprağı pınara.또 광야를 변하여 못이 되게 하시며 마른 땅으로 샘물이 되게 하시고