çevirdiniz ile cümle
çevirdiniz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Yanlış numara çevirdiniz.You have the wrong number.
Korkarım ki yanlış numara çevirdiniz.I am afraid you have the wrong number.
Korkarım yanlış bir numara çevirdiniz.I'm afraid you have dialed a wrong number.
Siz oyunu Türkçeden Arapçaya çevirdiniz.You translated the play from Turkish into Arabic.
Üzgünüm, yanlış numara çevirdiniz.I'm sorry, you have the wrong number.
Ne filmler çevirdiniz yine?What kind of trouble have you been up to this time?
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Together you have changed the zeitgeist from analog to digital, and pushed the boundaries.
Ticaret politikanızı ters yüz ettiniz, yani baştan sonra tersine çevirdiniz.Well, you tore up your trade policy, and totally reversed it.
"Ey Milletim! Benim taraftarlarım size göre Allah'tan daha mı değerlidir ki Allah'a sırt çevirdiniz?He said: "My clan seems mightier to you than God whom you neglect and push behind your backs.
Fakat bundan sonra da yüz çevirdiniz. ALLAH'ın size bol nimeti ve merhameti olmasaydı kaybederdiniz.But you went back (on your word), and but for the mercy and grace of God you were lost.
Benim taraftarlarım size göre Allah'tan daha mı değerlidir ki Allah'a sırt çevirdiniz?Is the pressure upon you from my relatives, worth more than Allah?
Siz ise, bundan sonra da yüz çevirdiniz.Then after that you turned away.
Bütün bunlardan sonra siz, pek azınız müstesna, sırt çevirdiniz.Then you slid back, except a few of you, while you are backsliders.
Bundan sonra yine yüz çevirdiniz.Then after that you turned away.
Fakat bundan sonra da yüz çevirdiniz.Then after that you turned away.
Bütün bunlardan sonra siz, pek azınız müstesna, sırt çevirdiniz. Hâlâ da yüz çevirip duruyorsunuz.But, except for a few, you all turned your backs and gave no heed.
Yanlış numarayı çevirdiniz.Vous avez composé le mauvais numéro.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Ensemble vous avez transformé l'analogique en digital et repoussé les frontières.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Împreună ați schimbat tehnologia analoagă în digitală, ați mutat granițele.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Juntos han cambiado el espíritu de la época de lo análogo a lo digital, y han expandido las fronteras.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Juntos mudaram uma era, do analógico para o digital. e alargaram os limites.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.그것과 함께 아날로그에서 디지털로 여러분들이 바꿔온 시대정신이, 경계를 흔들고 있습니다.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Samen hebben jullie de Zeitgeist van analoog naar digitaal veranderd, en de grenzen steeds verder opgeschoven.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Tutti insieme avete cambiato lo zeitgeist, dall'analogico al digitale, e ne avete ridefinito i limiti.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Wspólnie zmieniliście ducha czasu z analogowego na cyfrowy i poszerzyliście granice.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Yhdessä olette muuttaneet aikamme analogisesta digitaaliseksi ja kokeilleet rajoja.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Zusammen haben Sie den Zeitgeist von analog zu digital gewandelt und die Grenzen verschoben.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Μαζί έχετε αλλάξει το πνεύμα της εποχής από αναλογικό σε ψηφιακό και έχετε θέσει νέα όρια.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Вместе, вы изменили дух времени с аналогового на цифровой и раздвинули границы возможного.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.Заедно вие сте променили духа на времето от аналогов към дигитален и сте изтласкали границите на възможното.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.ביחד שיניתם את רוח הזמן מאנלוגית לדיגיטלית, ודחקתם את הגבולות.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.معاً قمتم بتغيير روح العصر من التماثلي إلى الرقمي، وازحتم الحدود.
Beraber hayatı analogdan dijitale çevirdiniz ve teknolojinin sınırlarını zorladınız.限界を押し上げた 君たちにそのエネルギーを分けてほしいんだ
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.De súbito convertemos energia num electrão numa superfície plástica que se pode afixar na janela.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Di colpo si converte energia in elettroni su una superficie plastica che puoi attaccare alla tua finestra.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Instantaneu poţi transforma energia în electroni, pe o suprafață de plastic, pe care o poți lipi pe fereastră.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.갑자기 여러분은 창문에 찔러넣을 수 있는 플라스틱 표면에 일렉트론 안으로 에너지를 변조했습니다
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Nagle przekształciliśmy energię w elektron na plastikowej powierzchni, którą możemy nakleić na twoje okno.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Najednou jste přeměnili energii v elektron na umělém povrchu, který můžete připevnit na vaše okno.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Plots heb je energie geconverteerd in een elektron op een plastic oppervlak dat je op je raam kan plakken.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Внезапно вы превращаете энергию в электроны на пластиковой поверхности, которую можно прикрепить к окну.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Раптово ви перетворили енергію на електрон на пластичній поверхні що ви можете приліпити на своє вікно.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.פתאום המרתם אנרגיה לאלקטרון על משטח פלסטיק שאתם יכול להדביק על החלון שלכם.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.فجأة نكون حولنا الطاقة إلى إلكترون على سطح بلاستيكي يمكنكم لصقه على نافذتكم.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.窓に貼り付けられるプラスチックの表面で エネルギーを電子に変換できることになります また柔軟であるため
Onlara, ‹‹ ‹Evim dua evi olacak› diye yazılmıştır. Ama siz onu haydut inine çevirdiniz›› dedi.a povedal im: Je napísané: Môj dom je domom modlitby, ale vy ste ho urobili pelešou lotrov.
Onlara, ‹‹ ‹Evim dua evi olacak› diye yazılmıştır. Ama siz onu haydut inine çevirdiniz›› dedi.dicendo: «Sta scritto: Ma voi ne avete fatto una spelonca di ladri!»
Onlara, ‹‹ ‹Evim dua evi olacak› diye yazılmıştır. Ama siz onu haydut inine çevirdiniz›› dedi.diciéndoles: --Escrito está: ¡Mi casa es casa de oración, pero vosotros la habéis hecho cueva de ladrones
Onlara, ‹‹ ‹Evim dua evi olacak› diye yazılmıştır. Ama siz onu haydut inine çevirdiniz›› dedi.dizendo-lhes: Está escrito: A minha casa será casa de oração; vós, porém, a fizestes covil de salteadores.
Onlara, ‹‹ ‹Evim dua evi olacak› diye yazılmıştır. Ama siz onu haydut inine çevirdiniz›› dedi.저희에게 이르시되 기록된바 내 집은 기도하는 집이 되리라 하였거늘 너희는 강도의 굴혈을 만들었도다 하시니라
Onlara, ‹‹ ‹Evim dua evi olacak› diye yazılmıştır. Ama siz onu haydut inine çevirdiniz›› dedi.Mondván nékik: Meg van írva: Az én házam imádságnak háza; ti pedig azt latroknak barlangjává tettétek.
Onlara, ‹‹ ‹Evim dua evi olacak› diye yazılmıştır. Ama siz onu haydut inine çevirdiniz›› dedi.Mówiąc im: Napisano: Dom mój dom modlitwy jest, a wyście go uczynili jaskinią zbójców.
Onlara, ‹‹ ‹Evim dua evi olacak› diye yazılmıştır. Ama siz onu haydut inine çevirdiniz›› dedi.og han sa til dem: Det er skrevet: Mitt hus skal være et bedehus. Men I har gjort det til en røverhule.
Onlara, ‹‹ ‹Evim dua evi olacak› diye yazılmıştır. Ama siz onu haydut inine çevirdiniz›› dedi.og sagde til dem: "Der er skrevet: Og mit Hus er et Bedehus; men I have gjort det til en Røverkule."
Onlara, ‹‹ ‹Evim dua evi olacak› diye yazılmıştır. Ama siz onu haydut inine çevirdiniz›› dedi.rekoč jim: Pisano je: Dom moj je dom molitve, a vi ste naredili iz njega jamo razbojniško.
Onlara, ‹‹ ‹Evim dua evi olacak› diye yazılmıştır. Ama siz onu haydut inine çevirdiniz›› dedi.Řka jim: Psáno jest: Dům můj dům modlitby jest, vy jste jej pak učinili peleší lotrovskou.
Onlara, ‹‹ ‹Evim dua evi olacak› diye yazılmıştır. Ama siz onu haydut inine çevirdiniz›› dedi.λεγων προς αυτους Ειναι γεγραμμενον, Ο οικος μου ειναι οικος προσευχης σεις δε εκαμετε αυτον σπηλαιον ληστων.
Onlara, ‹‹ ‹Evim dua evi olacak› diye yazılmıştır. Ama siz onu haydut inine çevirdiniz›› dedi.глаголючи їм: Писано: Дом мій - дом молитви; ви ж його зробили вертепом розбійників.
Onlara, ‹‹ ‹Evim dua evi olacak› diye yazılmıştır. Ama siz onu haydut inine çevirdiniz›› dedi.говоря им: написано: дом Мой есть дом молитвы, а вы сделали его вертепом разбойников.
Onlara, ‹‹ ‹Evim dua evi olacak› diye yazılmıştır. Ama siz onu haydut inine çevirdiniz›› dedi.Писано е: "И домът ми ще бъде молитвен дом", а вие го направихте "разбойнически вертеп".
İlgili Sayfalar