O tahriş olur ve acı içinde başını çevirdi ve halı üzerinde ovuşturdu.Otočil hlavu, podráždění a bolesti, a otřel ji na koberec.
O tahriş olur ve acı içinde başını çevirdi ve halı üzerinde ovuşturdu.Otočil hlavu, podráždenie a bolesti, a utrel ju na koberec.
O tahriş olur ve acı içinde başını çevirdi ve halı üzerinde ovuşturdu.Se întoarse capul, iritat si in durere, si frecat-l pe covor.
O tahriş olur ve acı içinde başını çevirdi ve halı üzerinde ovuşturdu.Volvió la cabeza, irritado y con dolor, y lo frotó sobre la alfombra.
O tahriş olur ve acı içinde başını çevirdi ve halı üzerinde ovuşturdu.Γύρισε το κεφάλι του, ερεθισμένο και στον πόνο, και να τρίβεται πάνω στο χαλί.
O tahriş olur ve acı içinde başını çevirdi ve halı üzerinde ovuşturdu.Він повернув голову, подразнення і біль, і потер його на килим.
O tahriş olur ve acı içinde başını çevirdi ve halı üzerinde ovuşturdu.Он повернул голову, раздражение и боль, и потер его на ковер.
O tahriş olur ve acı içinde başını çevirdi ve halı üzerinde ovuşturdu.Той се обърна главата си, раздразнени и в болка, и го втрива върху килима.
O tahriş olur ve acı içinde başını çevirdi ve halı üzerinde ovuşturdu.הוא הפנה את ראשו, מגורה בכאב, ושפשף אותו על השטיח.
O tahriş olur ve acı içinde başını çevirdi ve halı üzerinde ovuşturdu.التفت رأسه ، في غضب وألم ، ويفرك على السجادة.
O tahriş olur ve acı içinde başını çevirdi ve halı üzerinde ovuşturdu."何かがそこに落ちて、"左隣の部屋のマネージャーは言った。
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.A spravil mu obrubu, širokú na dlaň dookola, a jeho obrube spravil zlatý veniec dookola.
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.Csinála egy tenyérnyi széles karájt is köröskörül; és a karájhoz csinála arany pártázatot köröskörül.
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.een rand van 7, 5 cm breed liep rond de rand van de tafel en had op zijn beurt ook weer een gouden lijst.
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.I -a făcut împrejur un pervaz de un lat de mînă, pe care a făcut un chenar de jur împrejur.
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.Il y fit à l`entour un rebord de quatre doigts, sur lequel il mit une bordure d`or tout autour.
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.Ja hän teki sen ympäri kämmenen korkuisen listan, ja listan ympäri kultareunuksen.
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.그 사면에 손바닥 넓이만한 턱을 만들고 그 턱 주위에 금으로 테를 만들었고
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.Lại cùng lên be cho tứ vi bàn cao chừng bốn ngón tay, và chạy cho be một đường viền vàng.
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.Lại cùng lên be cho tứ_vi bàn cao chừng bốn ngón_tay , và chạy cho be một đường viền vàng .
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.Lalu ia membuat pinggir meja selebar 7,5 sentimeter. Pinggir itu diberi bingkai emas sekelilingnya
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.Le fece attorno una cornice di un palmo e un bordo d'oro per la cornice
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.Och runt omkring det gjorde han en list av en hands bredd, och runt omkring listen gjorde han en rand av guld.
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.Og han gjorde en list på det av en hånds bredde rundt omkring, og rundt om listen gjorde han en gullkrans.
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.Og han satte en Liste af en Hånds Bredde rundt om det og en gylden Krans rundt om Listen.
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.Uczynił mu też listwę na dłoó w szerz w około; uczynił też i koronę złotą w około onej listwy.
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.Udělal mu i lištu dlani zšíří vůkol, a udělal korunu zlatou okolo té lišty.
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.Und machte ihm eine Leiste umher, eine Handbreit hoch, und machte einen goldenen Kranz um die Leiste her.
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.Εκαμεν ετι εις αυτην χειλος κυκλω, μιας παλαμης το πλατος και επι το χειλος αυτης κυκλω εκαμε στεφανην χρυσην.
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.и сделал вокруг него стенки в ладонь и сделал золотой венец у стенок его;
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.Направи й наоколо и перваз, една длан широк, и направи златен венец около перваза й.
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.ויעש לו מסגרת טפח סביב ויעש זר זהב למסגרתו סביב׃
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.وصنع لها حاجبا على شبر حواليها. وصنع لحاجبها اكليلا من ذهب حواليها.
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.桌 子 的 四 圍 各 作 一 掌 寬 的 橫 梁 、 橫 梁 上 鑲 著 金 牙 邊
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.桌子 的 四 圍 各 作 一 掌寬 的 橫梁 、 橫梁 上 鑲 著 金牙邊
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Aku menyaksikan ketika langit dihamparkan, dan cakrawala direntangkan di atas lautan
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Cînd a întocmit Domnul cerurile, eu eram de faţă; cînd a tras o zare pe faţa adîncului,
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Cuando formó los cielos, allí estaba yo; cuando trazó el horizonte sobre la faz del océano
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Da er die Himmel bereitete, war ich daselbst, da er die Tiefe mit seinem Ziel faßte.
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Da han bygget himmelen, var jeg der, da han slo hvelving over avgrunnen.
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Da han grundfæsted Himlen, var jeg hos ham, da han satte Hvælv over Verdensdybet.
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Gdy gotował niebiosa, tamem była; gdy rozmierzał okrągłość nad przepaściami;
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Když připravoval nebesa, byla jsem tu, když vyměřoval okrouhlost nad propastí;
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Keď pripravoval nebesia, tam ja, keď vymeriaval kruh nad priepasťou,
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Khi Ðức Chúa Trời lập các từng trời, Và đặt cái vòng trên mặt vực sâu, thì có ta ở đó.
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Khi_Ðức_Chúa_Trời lập các từng trời , Và đặt cái vòng trên mặt vực sâu , thì_có ta ở đó .
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,그가 하늘을 지으시며 궁창으로 해면에 두르실 때에 내가 거기 있었고
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Ko je pripravljal nebesa, bila sem tam, ko je odmerjal krog na brezna površju,
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Kun hän taivaat valmisti, olin minä siinä, kun hän veti piirin syvyyden pinnalle,
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Lorsqu`il disposa les cieux, j`étais là; Lorsqu`il traça un cercle à la surface de l`abîme,
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Maar toen Hij de hemelen schiep, was ik erbij en ook toen Hij de diepe wateren maakte.
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Mikor készíté az eget, ott valék; mikor felveté a mélységek színén a kerekséget;
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,När han beredde himmelen, var jag tillstädes, när han spände ett valv över djupet,
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,quando egli fissava i cieli, io ero là; quando tracciava un cerchio sull'abisso
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Quando ele preparava os céus, aí estava eu; quando traçava um círculo sobre a face do abismo,
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Οτε ητοιμαζε τους ουρανους, εγω ημην εκει οτε περιεγραφε καμαραν υπερανω του προσωπου της αβυσσου
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Когато приготовляваше небето, аз бях там, когато разпростираше свод над лицето на бездната.
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Когда Он уготовлял небеса, я была там. Когда Он проводил круговую черту по лицу бездны,
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,בהכינו שמים שם אני בחוקו חוג על פני תהום׃
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,لما ثبت السموات كنت هناك انا. لما رسم دائرة على وجه الغمر.