Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.그는 중지하고 신속하게 고개를 돌렸다, 그의 양귀비 - cheeked 얼굴이 조명.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.Dia berhenti dan menoleh cepat, poppy berpipi wajahnya bersinar.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.Ele parou e virou a cabeça rapidamente, com o rosto de papoula-cheeked iluminando.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.Elhallgatott, és elfordította a fejét gyorsan, az ő mák arcú arcát megvilágítására.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.Er blieb stehen und drehte schnell den Kopf, seine Mohn-cheeked Gesicht hellte sich auf.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.Hän pysähtyi ja käänsi päätään nopeasti, hänen unikko-cheeked kasvot syttyy.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.Han stannade och vände huvudet snabbt, hans vallmo kinder ansikte lyser upp.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.Han stoppede og drejede hovedet hurtigt, hans valmuer-cheeked ansigt lyser.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.Hij stopte en draaide zijn hoofd snel zijn poppy wangen gezicht oplicht.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.Il s'arrêta et se tourna vivement la tête, son coquelicot à joues face à s'allumer.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.Ông dừng lại và quay đầu một cách nhanh chóng, thuốc phiện-Vượn đen má của mình phải đối mặt với ánh sáng lên.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.Sa oprit şi a întors capul mai repede, sa mac-obraji cu faţa în sus de iluminat.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.Se detuvo y volvió la cabeza rápidamente, su amapola de mejillas rostro iluminado.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.Se je ustavil in obrnil glavo hitro, njegov mak-lic obraz zasveti.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.Si fermò e si girò in fretta, il suo papavero dalle guance faccia illuminare.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.Zastavil sa a otočil hlavu rýchlo, jeho mak tvárami tvár rozžiaril.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.Zastavil se a otočil hlavu rychle, jeho mák tvářemi obličej rozzářil.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.Zatrzymał się i odwrócił głowę, szybko, jego maku policzkach twarz oświetlenia.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.Σταμάτησε και γύρισε το κεφάλι του γρήγορα, παπαρούνα μαγουλά της το πρόσωπό του φωτίζεται.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.Він зупинився і повернув голову швидко, його мак щоками обличчя висвітлюючи.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.Он остановился и повернул голову быстро, его мак щеками лицо освещая.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.Той се спря и обърна главата му бързо, мак бузи лицето осветление.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.הוא עצר וסובב את ראשו במהירות, הפנים פרג לחיים אורו.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma.عرج وتحول رأسه بسرعة ، له الخشخاش الخدين مواجهة تضيء.
Durdu ve hızlı bir şekilde başını çevirdi, onun haşhaş yanaklı yüz aydınlatma."どこのロビンはとして私達のcallin'であることを?"と彼は言った。
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Ako sem ubožcem odrekel, kar so želeli, in povzročil, da so vdovine oči medlele,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Ak som uňal z toho, čo si priali chudobní, a dal som hynúť očiam vdovy
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Als ik de armen verdriet heb gedaan en weduwen reden tot huilen heb gegeven;
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Belum pernah aku tak mau menolong orang yang papa, atau membiarkan para janda hidup berputus asa
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Dacă n'am dat săracilor ce-mi cereau, dacă am făcut să se topească de plîns ochii văduvei,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Ha a szegények kivánságát megtagadtam, és az özvegy szemeit epedni engedtem;
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Habe ich den Dürftigen ihr Begehren versagt und die Augen der Witwe lassen verschmachten?
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Har jag vägrat de arma vad de begärde eller låtit änkans ögon försmäkta?
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Har jeg afslået ringes Ønske, ladet Enkens Øjne vansmægte,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Har jeg nektet fattigfolk det de ønsket, og latt enkens øine tæres bort?
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Jeźliżem odmówił ubogim, czego chcieli, a oczy wdowy jeźliżem zasmucił;
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,내가 언제 가난한 자의 소원을 막았던가 과부의 눈으로 실망케 하였던가
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Mai ho rifiutato quanto brama il povero, né ho lasciato languire gli occhi della vedova
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Nếu tôi từ chối điều kẻ nghèo khổ ước ao, Gây cho mắt người góa bụa bị hao mòn,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Nếu tôi từ_chối điều kẻ nghèo_khổ ước_ao , Gây cho mắt người góa_bụa bị hao_mòn ,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Odepřel-li jsem žádosti nuzných, a oči vdovy jestliže jsem kormoutil?
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Olenko minä kieltänyt vaivaisilta heidän toivomuksensa ja saattanut lesken silmät sammumaan?
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Se tenho negado aos pobres o que desejavam, ou feito desfalecer os olhos da viúva,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Si he estorbado los anhelos de los pobres y he hecho desfallecer los ojos de la viuda
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Si j`ai refusé aux pauvres ce qu`ils demandaient, Si j`ai fait languir les yeux de la veuve,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Αν ηρνηθην την επιθυμιαν των πτωχων, η εμαρανα τους οφθαλμους της χηρας,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Ако съм въздържал сиромасите от това, което желаеха, Или съм направил да помрачеят очите на вдовицата,
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,Отказывал ли я нуждающимся в их просьбе и томил ли глаза вдовы?
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,אם אמנע מחפץ דלים ועיני אלמנה אכלה׃
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,ان كنت منعت المساكين عن مرادهم او افنيت عيني الارملة
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,我 若 不 容 貧 寒 人 得 其 所 願 、 或 叫 寡 婦 眼 中 失 望
‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse, Dul kadının umudunu kırdımsa,我 若 不容貧 寒 人 得 其 所 願 、 或 叫 寡婦眼 中 失望
Ey Tanrı, uluslar senin yurduna saldırdı, Kutsal tapınağını kirletti, Yeruşalimi taş yığınına çevirdi.하나님이여 열방이 주의 기업에 들어와서 주의 성전을 더럽히고 예루살렘으로 돌 무더기가 되게 하였나이다
Ey Tanrı, uluslar senin yurduna saldırdı, Kutsal tapınağını kirletti, Yeruşalimi taş yığınına çevirdi.Ó Deus, as nações invadiram a tua herança; contaminaram o teu santo templo; reduziram Jerusalém a ruínas.
Ey Tanrı, uluslar senin yurduna saldırdı, Kutsal tapınağını kirletti, Yeruşalimi taş yığınına çevirdi.Salmo. Di Asaf. hanno profanato il tuo santo tempio, hanno ridotto in macerie Gerusalemme
Ey Tanrı, uluslar senin yurduna saldırdı, Kutsal tapınağını kirletti, Yeruşalimi taş yığınına çevirdi.מזמור לאסף אלהים באו גוים בנחלתך טמאו את היכל קדשך שמו את ירושלם לעיים׃
Ey Tanrı, uluslar senin yurduna saldırdı, Kutsal tapınağını kirletti, Yeruşalimi taş yığınına çevirdi.مزمور. لآساف. اللهم ان الامم قد دخلوا ميراثك. نجسوا هيكل قدسك. جعلوا اورشليم اكواما.
Ey Tanrı, uluslar senin yurduna saldırdı, Kutsal tapınağını kirletti, Yeruşalimi taş yığınına çevirdi.〔 亞 薩 的 詩 。 〕 神 阿 、 外 邦 人 進 入 你 的 產 業 、 污 穢 你 的 聖 殿 、 使 耶 路 撒 冷 變 成 荒 堆
Ey Tanrı, uluslar senin yurduna saldırdı, Kutsal tapınağını kirletti, Yeruşalimi taş yığınına çevirdi.〔 亞薩 的 詩 。 〕 神阿 、 外邦人 進入 你 的 產業 、 污穢 你 的 聖殿 、 使 耶路撒冷 變成 荒堆
Fakat, Todd onu geri çevirdi.Aber Todd hat ihn zurückgewiesen.