çete ile cümle

çete kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çete aracı: Cuban Hermes.Машиностроительный завод: Кубаньмаш.
Anna burada çetenin yeni üyesi Nikolai ile tanışır.Мег знакомится с новой подругой Дженифер.
Ancak Verbinski, DiCaprio'nun New York Çeteleri'nde (Gangs of New York) yer alması üzerine projeden ayrıldı.Вербински ушёл из проекта из-за привлечения ДиКаприо в фильм «Банды Нью-Йорка».
Ertesi akşam, bir çete, Şiraz'ın baş hahamlarından ikisinin evini bastı.في مساء اليوم التالي، اجتاحت عصابة منازل اثنين من كبار حاخامات شيراز.
Rum çeteleri, Ege Bölgesi'ndeki halktan yüzlerce sığır da çalmıştır.أما عصابات الروم فقد سلبوا أيضا مائات من الأبقار من الشعب في منطقة إيجه .
Zaten daha sonra bu çete ile dost olmuşlardır.فالشريك المقترن "يبقيهم صادقين".
Kendisini Kamo'nun çetesi ve olaydan uzak tutan Stalin ise asla soygundaki rolünü açıklamamıştır.كما قام ستالين بإقصاء نفسه عن عصابة كامو ولم يعلن أبداً عن دوره في السرقة.
Kamo çetenin karagahına gidip kıyafetini değiştirdi.واتجه كامو، بعد ذلك، إلى مركز تجمع العصابة حيث قام بتبديل ملابسه.
Örneğin: Birçok sebzeye ihtiyacımız var: pırasa, ıspanak, kereviz, et cetera.المعنى: "سنحتاج الكثير من الخبز: القمح، الطحين، إلخ".
Aralık 1918'de Uluhanlı, Kamerli ve Dereleyez halkı Ermeni çetelerinin zulmüne uğradı.في ديسمبر 1918 تعرض شعب اولوهانلى و كامرلى و ديريليز للظلم من الأرمن.
Çete tipi: Suç Örgütü.من ضمنها: "تشكيل منظمة اجرامية ..
Çetenin en kısa üyesidir.وهو أصغر أعضاء الفرقة.
Çete kelimesi, ilk kullanıldığı zamanlarda bir grup işçi anlamına gelmekteydi.تم استخدام الكلمة في وقت مبكر في البداية كانت تشير كلمة عصابة إلى مجموعة من العمال.
Yeniden çeteden birilerine rastlarlar.حتي نلتقي العصابة.
Çete rengi: yeşil.لونها الانتخابي: الأخضر.
Çetenin bazı grupları da kokain satıyordu.كما باعت أودي السيارة إلى فرق العملاء مثل سباق الأبطال.
Denise Robinson : Çetenin bir üyesidir.نبيلة النابلسي: عضو في العصابة.
Öne çıkan örneklerden biri otomobilden bir suç aleti olarak yararlanan Bonnot çetesidir.وعصابة بونت هي واحدة من أكبر العصابات المميزة التي استفادت من السيارات كأداة جنائية.
Bu tür çeteler, gangster veya katil üyelerden oluşabilir.هذه الفئة قد تكون رجال الدين أو العسكريين أو المحامين..
Çetenin 3.üyesidir.فرقة الفرسان الثالثة.
Bu sırada Arap bir çete Yahudileri öldürdü.وجد أن العرب مثلوا بالقتلى اليهود..
Çetenin lideri ve en akıllısıdır.فريق العام وأفضل قائد لهذا العام.
O bir çete üyesi gibi davranmayı sevmektedir.كان كول شخصا يحب المشاركة في المجموعات.
Little Havana'da bulunan Kübalı çetelerin lideridir.تم تنظيم البولينيزية فى زعماء القبائل الصغيرة.
"The Johns" adında bir çeteye üye oldu.وهو عضو في عصابة تدعى "العلب".
O bir çete üyesi gibi davranmayı sevmektedir.Ele também gosta de agir como membro de uma gang.
Kendisini Kamo'nun çetesi ve olaydan uzak tutan Stalin ise asla soygundaki rolünü açıklamamıştır.Stalin se distanciou da gangue de Kamo e nunca divulgou seu papel no roubo.
1879 yılında yeni bir çete kurdu ve Missouri’de 8 Ekim 1879 tarihinde bir tren soygunu gerçekleştirdi.Em 1879 foi recrutada uma nova gangue, que atacou um trem em Glendale, Missouri, em 8 de outubro de 1879.
Çete üyesi Peter'dan kurtulmak için onu Don'un kızının düğününe davet eder.Para livrar-se de Peter, um convite para o casamento da filha de Don é enviado a ele.
D↑ : Japonya'nın ödül çetelesi üç Onur Ödülü içermektedir.O cálculo de quatro vitórias para o Japão inclui três Prêmios Honorários.
Çetenin başına konulan ödülü alma umuduyla, öldürdüğü çete üyelerini Widow's Patch kasabasına getirir.Esperando receber sua recompensa pelos corpos dos integrantes, ele os leva à cidade de Window's Patch.
Sen de, çocuklar da, çeteler de ölecek” der.Elas matam mulheres, crianças, eles matam todo mundo."
Bu kasabada, Ugly Chris'in liderliğindeki çete tarafından saldırıya uğrar.Em Window's Patch, ele é atacado pela gangue de Ugly Chris.
Oyun; Red'in, liderleri Bloody Tom olan çete ile giriştiği mücadeleyle başlar.O jogo se inicia com ele lutando contra a gangue liderada por Blood Tom.
Örneğin, Batılı filmlerde genellikle AK-47'leri kullanan suçlular, çete üyeleri ve teröristler canlandırılır.Por exemplo, filmes ocidentais geralmente retratam criminosos, membros de gangues e terroristas usando AK-47.
Bu çetenin en büyük kahramanı Carl Johnson'dur.É a gangue de Carl Johnson, protagonista do jogo.
Kamo'nun çetesi bombaları bir kanepenin içine doldurarak Tiflis'e sokmayı başardı.A brigada de Kamo contrabandeou bombas para Tíflis, escondendo-as dentro de um sofá.
"Yargıtay da 'Çete var' dedi".O grand jury também ajudou."
Ag-o durumu öğrendiğinde çetenin elemanları Ag-o'yu kötü bir şekilde döver.Isto é, até que uma bela agente da CIA o convença.
Brandon Soo Hoo ; Tran: Ateş Saçan Ejderhalar çetesinin genç lideridir.Brandon Soo Hoo como Tran: o jovem líder dos Dragões Flamejantes e o antagonista principal do filme.
Bu kez Noel Baba kostümleriyle dolaşan Noel Baba çetesinin peşine düşülüyor.A capa do CD mostra os membros da banda vestidos em fatos de Pai Natal.
Gangster ve çete işlerinden nefret eder.Odeia motoqueiros e policiais.
Capone, çeteye geri dönemedi.Pepper, não deixou a banda.
Talebelerin bazısı asker bazısı da çeteci olur.Quantos a possuiram Um pelotão, talvez uma companhia?
Frank ve Jesse James kardeşler harici tüm James-Younger çetesi dağıtılmıştır.A gangue James-Younger fora destruída, com apenas Frank e Jesse James ainda livres.
Kamo çetenin karagahına gidip kıyafetini değiştirdi.Kamo então foi até a sede da gangue, onde mudou de uniforme.
1978'de 45 kişilik bir Crips çetesi oluşmuştu ve takımlar halinde Los Angeles'ta faaliyet göstermişlerdir.Em 1985, os humoristas gravaram uma série de catorze episódios em Los Angeles.
Çete üyelerinin çoğu köylü kılığında sokak köşelerinde altıpatlar ve el bombalarıyla bekledi.Os membros da gangue costumavam se vestir como camponeses e esperavam nas esquinas com revólveres e granadas.
Reggie Lee ; Byong: Ateş Saçan Ejderhalar çetesinin ikinci komutanıdır.Reggie Lee como Byong: o número dois dos Dragões Flamejantes.
Bunların polis değil tam tersine uyuşturucu çetesinin üyeleri olduğu anlaşılır.Os integrantes afirmam não serem uma banda politica, mas sim pessoas politizadas.
Çete tamamen çökertilmiştir.A banda estava completa.
Çete rengi: yeşil.Bandeira: Verde.
Bu Ermeni acemi birliklerinin ortadan kaldırılması sonradan yerli Türk çeteleri tarafından gerçekleştirildi.Muitos desses recrutas armênios foram executados por grupos turcos locais.
Çiftliklerinden kaçmış köle çeteleri ormanlarda kaçak bir şekilde yaşarlardı.Os escravos que escapavam das plantações fugiam para as selvas, para viver com os indígenas.
Tüm çete tutuklanır.Uiteindelijk wordt de hele bende gearresteerd.
Bir çete bankayı soymak için toplanır.Drie bandieten beroven een bank.
Ama Scooby çetesi bir bütün olduğunda gerçekten güçlüler.Het team van Moto Guzzi was bepaald niet op volle sterkte verschenen.
Tommy Vercetti tarafından 1986'da Ricardo Diaz'ın ölümünden sonra kurulan çete ailesidir.De bende wordt opgericht door Tommy Vercetti nadat hij Ricardo Diaz heeft vermoord.
Hangi çete üyesinin bunu yaptığı hala tartışmalıdır.De statelijke bondbepaalt welke ploeg dit is.
Çete aracı: Triad balıkçı kamyonu.Black Widow (truck), een monstertruck.
İlgili Sayfalar