çelişki ile cümle

çelişki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.Αλλά εμείς οι επιστήμονες είμαστε ασυνεπείς.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.Но мы, ученые, непоследовательны.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.Но ние учените сме непостоянни.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.אך אנו המדענים איננו עקביים.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.ولكنا نحن العلماء متناقضين. لو كنا غير متناقضين..
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.例えば、幼児殺害犯のような異常行動をする人間に対し
Fakat görünüşe göre, bu hayatın tuhaf bir çelişkisi.Ale najwidoczniej jest to osobliwy paradoks życia.
Fakat görünüşe göre, bu hayatın tuhaf bir çelişkisi.Ale očividně je tohle divný životní paradox.
Fakat görünüşe göre, bu hayatın tuhaf bir çelişkisi.Anscheinend ist das jedoch ein seltsames Paradoxon des Lebens.
Fakat görünüşe göre, bu hayatın tuhaf bir çelişkisi.Dar aparent, este un paradox ciudat al vieţii.
Fakat görünüşe göre, bu hayatın tuhaf bir çelişkisi.Dat zou vreselijk zijn. Maar dat is blijkbaar een rare paradox van het leven.
Fakat görünüşe göre, bu hayatın tuhaf bir çelişkisi.De láthatólag, ez egy különös paradoxon az életben.
Fakat görünüşe göre, bu hayatın tuhaf bir çelişkisi.분명, 모순되게 보이겠지만
Fakat görünüşe göre, bu hayatın tuhaf bir çelişkisi.Mais apparemment, c'est un paradoxe étrange de la vie.
Fakat görünüşe göre, bu hayatın tuhaf bir çelişkisi.Mas aparentemente, este é um estranho paradoxo da vida.
Fakat görünüşe göre, bu hayatın tuhaf bir çelişkisi.Men uppenbarligen är detta en av livets paradoxer.
Fakat görünüşe göre, bu hayatın tuhaf bir çelişkisi.Nhưng rõ ràng, đây là một nghịch lí kì lạ của cuộc sống.
Fakat görünüşe göre, bu hayatın tuhaf bir çelişkisi.Pero aparentemente, esta es una paradoja extraña de la vida.
Fakat görünüşe göre, bu hayatın tuhaf bir çelişkisi.Tapi sesungguhnya, hal ini paradoks yang aneh dari hidup.
Fakat görünüşe göre, bu hayatın tuhaf bir çelişkisi.Αλλά, από ότι φαίνεται, είναι ένα περίεργο παράδοξο της ζωής.
Fakat görünüşe göre, bu hayatın tuhaf bir çelişkisi.Але безсумнівно, це дивний парадокс життя.
Fakat görünüşe göre, bu hayatın tuhaf bir çelişkisi.Но очевидно, това е странен житейски парадокс.
Fakat görünüşe göre, bu hayatın tuhaf bir çelişkisi.Но по-видимому, это странный парадокс жизни.
Fakat görünüşe göre, bu hayatın tuhaf bir çelişkisi.אבל מסתבר, שזהו אחד הפרדוקסים המוזרים של החיים.
Fakat görünüşe göre, bu hayatın tuhaf bir çelişkisi.ولكن على ما يبدو, هذا تناقض غريب للحياه
Fakat görünüşe göre, bu hayatın tuhaf bir çelişkisi.私たちが自分の中に閉じ込められているのをやめれば、
Fakat olağanüstü bir çelişki meydana getirdik. Bu konuma getirmek için çok şeyi mahvettik.Om dit alles te bouwen, wordt veel verwoest.
Fakat olağanüstü bir çelişki meydana getirdik.Dar se naște o contradicție incredibilă.
Fakat olağanüstü bir çelişki meydana getirdik.De egy hihetetlen ellentmondást hoztunk létre.
Fakat olağanüstü bir çelişki meydana getirdik.하지만 우리는 놀라운 모순을 만들어 냈습니다.
Fakat olağanüstü bir çelişki meydana getirdik.Mais nous créons une contradiction incroyable.
Fakat olağanüstü bir çelişki meydana getirdik.Mas criamos uma contradição incrível.
Fakat olağanüstü bir çelişki meydana getirdik.Ma stiamo creando una contraddizione incredibile.
Fakat olağanüstü bir çelişki meydana getirdik.My však vytváříme neuvěřitelný protiklad.
Fakat olağanüstü bir çelişki meydana getirdik.Nhưng chúng ta tạo ra một sự trái ngược kinh khủng.
Fakat olağanüstü bir çelişki meydana getirdik.Pero creamos una contradicción increíble.
Fakat olağanüstü bir çelişki meydana getirdik.Unser Handeln führt zu einem unglaublichen Widerspruch.
Fakat olağanüstü bir çelişki meydana getirdik.Wpadliśmy jednak w pewną pułapkę.
Fakat olağanüstü bir çelişki meydana getirdik.Φτιάχνουμε όμως μια απίστευτη αντίφαση.
Fakat olağanüstü bir çelişki meydana getirdik.Мы вступаем в немыслимое противоречие.
Fakat olağanüstü bir çelişki meydana getirdik.Проте ми створюємо дивовижний контраст.
Fakat olağanüstü bir çelişki meydana getirdik.אבל כאן קיימת סתירה נוראית,
Fakat olağanüstü bir çelişki meydana getirdik.لكننا أنشأنا تناقضاً كبيراً.
Fakat olağanüstü bir çelişki meydana getirdik.今あるものを築くため 多くを破壊しています
Gelişimimize katkı sağlamak için çevremizdeki her şeyi tahrip ederekten çok büyük bir çelişkiye düştük.Budując nasz kraj przy okazji niszczyliśmy wszytko co było dokoła nas.
Gelişimimize katkı sağlamak için çevremizdeki her şeyi tahrip ederekten çok büyük bir çelişkiye düştük.Hogy fejlődjünk, óriási ellentmondásba ütköztünk: leromboltunk magunk körül mindent.
Gelişimimize katkı sağlamak için çevremizdeki her şeyi tahrip ederekten çok büyük bir çelişkiye düştük.In onze ontwikkeling zit een grote tegenstrijdigheid: we vernietigen alles om ons heen.
Gelişimimize katkı sağlamak için çevremizdeki her şeyi tahrip ederekten çok büyük bir çelişkiye düştük.개발을 하기 위해 주변의 모든 것을 파괴해야 하는 모순에 처하게 되었습니다.
Gelişimimize katkı sağlamak için çevremizdeki her şeyi tahrip ederekten çok büyük bir çelişkiye düştük.Para construirmos o desenvolvimento, chegámos à enorme contradição de destruirmos tudo à nossa volta.
Gelişimimize katkı sağlamak için çevremizdeki her şeyi tahrip ederekten çok büyük bir çelişkiye düştük.Para desarrollarnos, llegamos a una gran contradicción que destruimos todo alrededor de nosotros.
Gelişimimize katkı sağlamak için çevremizdeki her şeyi tahrip ederekten çok büyük bir çelişkiye düştük.Pentru a construi progresul, am ajuns la contradicția uriașă de a distruge totul în jurul nostru.
Gelişimimize katkı sağlamak için çevremizdeki her şeyi tahrip ederekten çok büyük bir çelişkiye düştük.Per costruire il nostro sviluppo, creiamo un'enorme contraddizione: distruggiamo tutto intorno a noi.
Gelişimimize katkı sağlamak için çevremizdeki her şeyi tahrip ederekten çok büyük bir çelişkiye düştük.V zájmu rozvoje se dostáváme do obrovského rozporu s tím, že ničíme vše kolem nás.
Gelişimimize katkı sağlamak için çevremizdeki her şeyi tahrip ederekten çok büyük bir çelişkiye düştük.Για να οικοδομήσουμε την ανάπτυξη, ερχόμαστε σε μια τεράστια αντίφαση καταστρέφοντας τα πάντα γύρω μας.
Gelişimimize katkı sağlamak için çevremizdeki her şeyi tahrip ederekten çok büyük bir çelişkiye düştük.Мы вступаем в жёсткое противоречие и разрушаем всё вокруг нас с целью развития территории.
Gelişimimize katkı sağlamak için çevremizdeki her şeyi tahrip ederekten çok büyük bir çelişkiye düştük.Щоб досягнути розвитку, ми вдаємось до великих протиріч, знищуючи все довкола нас.
Gelişimimize katkı sağlamak için çevremizdeki her şeyi tahrip ederekten çok büyük bir çelişkiye düştük.ההתפתחות והכרוך בה יצרה סתירה עצומה כי היתה קשורה בהרס נרחב של סביבתנו.
Gelişimimize katkı sağlamak için çevremizdeki her şeyi tahrip ederekten çok büyük bir çelişkiye düştük.لبني تنميتنا وصلنا إلى تناقض كبير و هو أن ندمر كل ما حولنا.
Gelişimimize katkı sağlamak için çevremizdeki her şeyi tahrip ederekten çok büyük bir çelişkiye düştük.身の周りの環境を壊すという 大きな矛盾が生まれました かつて農園には数千頭の 牛がいましたが
Hayat çelişkileri kucaklamaktır.Arról szól, hogy beépítjük a paradoxont.

İlgili Sayfalar