çelişki ile cümle

çelişki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
- Çelişki var, değil mi?Hallgassa meg! - Ez egy kicsit ellentmondásos, nem?
- Çelişki var, değil mi?- Het is een beetje tegenstrijdig, niet?
- Çelişki var, değil mi?- Je to trochu zvláštní, že?
- Çelişki var, değil mi?Poslušajte! - To je malo protislovno, kajne?
- Çelişki var, değil mi?Un peu contradictoire, n'est-ce pas ?
- Çelişki var, değil mi?- Това е малко противоречиво, не е?
Çelişkiyi şimdiden görebiliyorsunuz. kahve hem kanser yapıyor hem de kanserden koruyor.Aşadar imediat se observă că există contradicţii. Cafeaua deopotrivă cauzează şi previne cancerul.
Çelişkiyi şimdiden görebiliyorsunuz. kahve hem kanser yapıyor hem de kanserden koruyor.Jadi Anda sudah dapat melihat ada kontradiksi. Kopi menyebabkan dan mencegah kanker.
Çelişkiyi şimdiden görebiliyorsunuz. kahve hem kanser yapıyor hem de kanserden koruyor.Již zde můžete vidět protichůdnost informací. Káva současně způsobuje a předchází rakovině.
Çelişkiyi şimdiden görebiliyorsunuz. kahve hem kanser yapıyor hem de kanserden koruyor.Jullie kunnen al zien dat er wat tegenstrijdigheden zijn. Koffie kan zowel kanker veroorzaken als voorkomen.
Çelişkiyi şimdiden görebiliyorsunuz. kahve hem kanser yapıyor hem de kanserden koruyor.여러분은 이미 모순이 있다는걸 볼 수 있습니다 커피는 암을 야기시키기도 하고 예방하기도 합니다
Çelişkiyi şimdiden görebiliyorsunuz. kahve hem kanser yapıyor hem de kanserden koruyor.Máris látható, hogy ellentmondások vannak. A kávé okozója és egyben megelőzője is a ráknak.
Çelişkiyi şimdiden görebiliyorsunuz. kahve hem kanser yapıyor hem de kanserden koruyor.Så du kan redan se motsägelserna. Kaffe både orsakar och motverkar cancer.
Çelişkiyi şimdiden görebiliyorsunuz. kahve hem kanser yapıyor hem de kanserden koruyor.Så her kan du allerede se at det er modstridende Kaffe er både årsag og beskyttelse mod kræft
Çelişkiyi şimdiden görebiliyorsunuz. kahve hem kanser yapıyor hem de kanserden koruyor.Tu že lahko vidite, da obstajajo protislovja. Kava povzroča in preprečuje raka.
Çelişkiyi şimdiden görebiliyorsunuz. kahve hem kanser yapıyor hem de kanserden koruyor.Vậy ngay lập tức bạn có thể thấy có nhiều mâu thuẫn. Cà phê vừa gây ra và vừa ngăn ngừa ung thư
Çelişkiyi şimdiden görebiliyorsunuz. kahve hem kanser yapıyor hem de kanserden koruyor.Vedete già che ci sono contraddizioni. Il caffè causa il cancro e lo previene.
Çelişkiyi şimdiden görebiliyorsunuz. kahve hem kanser yapıyor hem de kanserden koruyor.Vemos que há contradições. O café tanto causa como evita o cancro.
Çelişkiyi şimdiden görebiliyorsunuz. kahve hem kanser yapıyor hem de kanserden koruyor.Vous pouvez déjà voir qu'il y a des contradictions. Le café à la fois provoque et prévient le cancer.
Çelişkiyi şimdiden görebiliyorsunuz. kahve hem kanser yapıyor hem de kanserden koruyor.Wyraźnie widać tu sprzeczność. Kawa powoduje raka i mu przeciwdziała.
Çelişkiyi şimdiden görebiliyorsunuz. kahve hem kanser yapıyor hem de kanserden koruyor.Ya pueden ver que hay contradicciones. El café provoca y previene el cáncer.
Çelişkiyi şimdiden görebiliyorsunuz. kahve hem kanser yapıyor hem de kanserden koruyor.Βλέπετε ήδη αντιφάσεις: ο καφές προξενεί και προλαμβάνει τον καρκίνο.
Çelişkiyi şimdiden görebiliyorsunuz. kahve hem kanser yapıyor hem de kanserden koruyor.Вы уже видите, что есть противоречия. Кофе и вызывает рак, и предотвращает его.
Çelişkiyi şimdiden görebiliyorsunuz. kahve hem kanser yapıyor hem de kanserden koruyor.Ето, вече можете да видите противоречията. Кафето едновременно причинява и предпазва от рак.
Çelişkiyi şimdiden görebiliyorsunuz. kahve hem kanser yapıyor hem de kanserden koruyor.Можна вже зараз помітити протиріччя. Кава як спричинює так і запобігає раку.
Çelişkiyi şimdiden görebiliyorsunuz. kahve hem kanser yapıyor hem de kanserden koruyor.אז כבר אפשר לראות כמה סתירות. קפה גם גורם וגם מונע סרטן.
Çelişkiyi şimdiden görebiliyorsunuz. kahve hem kanser yapıyor hem de kanserden koruyor.يمكنكم على الفور ملاحظة التناقض. فالقهوة جاءت على أنها مسبب للسرطان ومانعة له.
Çelişkiyi şimdiden görebiliyorsunuz. kahve hem kanser yapıyor hem de kanserden koruyor.コーヒーはガンを招くし予防にもなります 読み始めるとわかりますが
Cibuti bir çelişkiler ülkesi.Djibouti est un territoire nourri de paradoxes.
Cibuti bir çelişkiler ülkesi.Djibouti is een land van tegenstellingen.
Cibuti bir çelişkiler ülkesi.Dschibuti ist aber auch ein Land der Gegensätze.
Cibuti bir çelişkiler ülkesi.Džibutsko je země paradoxů.
Cibuti bir çelişkiler ülkesi.Gibuti è la repubblica dei paradossi.
Cibuti bir çelişkiler ülkesi.Yibuti es una tierra de paradojas.
Cibuti bir çelişkiler ülkesi.Το Τζιμπουτί είναι η χώρα των παραδόξων.
Cibuti bir çelişkiler ülkesi.Джибути — страна парадоксов.
Çünkü bir çelişki sundum kelimenin kendisi ve rengi arasında.Bởi vì tôi đã giới thiệu một sự xung đột giữa từ và màu của từ đó.
Çünkü bir çelişki sundum kelimenin kendisi ve rengi arasında.De ce? Pentru că am introdus un conflict între cuvântul în sine și culoarea pe care o are.
Çünkü bir çelişki sundum kelimenin kendisi ve rengi arasında.Dlatego, że zaistniał konflikt między samym słowem a jego kolorem.
Çünkü bir çelişki sundum kelimenin kendisi ve rengi arasında.Eftersom jag införde en konflikt mellan själva ordet och dess färg.
Çünkü bir çelişki sundum kelimenin kendisi ve rengi arasında.Hoe komt dat? Omdat ik een spanning geïntroduceerd heb tussen het woord zelf en zijn kleur.
Çünkü bir çelişki sundum kelimenin kendisi ve rengi arasında.그건 제가 단어 자체와 색 사이에 갈등 요소를 넣었기 때문이에요.
Çünkü bir çelişki sundum kelimenin kendisi ve rengi arasında.Mert belevittünk egy kis ellentmondást a szó jelentése és a betűk színe közé.
Çünkü bir çelişki sundum kelimenin kendisi ve rengi arasında.Parce que j'ai introduit un conflit entre le mot lui-même et sa couleur.
Çünkü bir çelişki sundum kelimenin kendisi ve rengi arasında.Perché ho introdotto un conflitto tra la parola stessa e il suo colore.
Çünkü bir çelişki sundum kelimenin kendisi ve rengi arasında.Pretože tu je konflikt medzi samotným slovom a jeho farbou.
Çünkü bir çelişki sundum kelimenin kendisi ve rengi arasında.Protože jsem představila konflikt mezi slovem samotným a jeho barvou.
Çünkü bir çelişki sundum kelimenin kendisi ve rengi arasında.Weil ich einen Widerspruch präsentiert habe zwischen dem Wort selbst und seiner Farbe.
Çünkü bir çelişki sundum kelimenin kendisi ve rengi arasında.Διότι εισήγαγα μια σύγκρουση μεταξύ της ίδιας της λέξης και του χρώματός της.
Çünkü bir çelişki sundum kelimenin kendisi ve rengi arasında.Защото въведох конфликт между думата и цвета ѝ.
Çünkü bir çelişki sundum kelimenin kendisi ve rengi arasında.Потому что я добавила конфликт между самим словом и его цветом.
Çünkü bir çelişki sundum kelimenin kendisi ve rengi arasında.כי יצרתי קונפליקט בין המילה עצמה והצבע שלה.
Çünkü bir çelişki sundum kelimenin kendisi ve rengi arasında.لأن هناك تضاد بين الكلمات وألوان تلك الكلمات.
Çünkü bir çelişki sundum kelimenin kendisi ve rengi arasında.矛盾しているからです 集中力の良し悪しは
Diğer hiçbir yasa, anayasa ile çelişkili olamaz.Aucune autre loi ne peut être en contradiction avec elle.
Diğer hiçbir yasa, anayasa ile çelişkili olamaz.Mikään muu laki ei saa olla sen kanssa ristiriidassa.
Diğer hiçbir yasa, anayasa ile çelişkili olamaz.Ninguna otra ley puede entrar en contradicción con ella.
Diğer hiçbir yasa, anayasa ile çelişkili olamaz.Никакой иной закон не может противоречить ей.
Diğer hiçbir yasa, anayasa ile çelişkili olamaz.لا يتجوز بأن يتعارض أي قانون آخر معه.
Diğer hiçbir yasa, anayasa ile çelişkili olamaz.国家组成和政府运作方式等。

İlgili Sayfalar