çekmiş ile cümle
çekmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çığlığını duyduğunda anlarsın ki biraz olsun dikkatini çekmişsin.Quando lo senti strillare allora vedrai come avrai l'attenzione di tutti gli altri con un cazzo di niente.
Çığlığını duyduğunda anlarsın ki biraz olsun dikkatini çekmişsin.Wenn du dieses Schreien hörst, weißt du dann, du hast ihre Aufmerksamkeit, ein kleines * bisschen!"
Çığlığını duyduğunda anlarsın ki biraz olsun dikkatini çekmişsin.Когда Вы слышите, что, крича, тогда Вы знаете у Вас есть их внимание небольшой fuckin' бит!
Çığlığını duyduğunda anlarsın ki biraz olsun dikkatini çekmişsin.כשתשמע את הצרחה, אתה תדע שקיבלת את תשומת הלב שלו לכמה שניות!
Çok dert çekmiş olmalısınız.Aigoo Du måste ha lidit mycket.
Çok dert çekmiş olmalısınız.Avrai sofferto molto!
Çok dert çekmiş olmalısınız.Cred ca ai suferit mult
Çok dert çekmiş olmalısınız.Du må have lidt en del
Çok dert çekmiş olmalısınız.Du musstest wohl viel durchmachen.
Çok dert çekmiş olmalısınız.Je hebt vast veel geleden.
Çok dert çekmiş olmalısınız.Kau pasti banyak menderita.
Çok dert çekmiş olmalısınız.너 고생 많았구나.
Çok dert çekmiş olmalısınız.Musel si si toho veľa vytrpieť.
Çok dert çekmiş olmalısınız.Musiałeś wiele się wycierpieć
Çok dert çekmiş olmalısınız.Sinun on täytynyt kärsiä paljon.
Çok dert çekmiş olmalısınız.Sokat szenvedhettetek.
Çok dert çekmiş olmalısınız.Tu dois avoir beaucoup souffert.
Çok dert çekmiş olmalısınız.Πρέπει να υπέφερες πολλά
Çok dert çekmiş olmalısınız.Трябва да си претърпил много
Çok dert çekmiş olmalısınız.Ты, наверное, настрадался!
Çok dert çekmiş olmalısınız..בטח סבלת הרבה
Çok dert çekmiş olmalısınız.يبدو انك تعرضت للكثير
Çok dert çekmiş olmalısınız.アイゴー!
Çünkü daha yeni Falkland adalarına gidip penguenlerin fotoğraflarını çekmiştim.Car je venais juste d'aller dans les îles Malouines prendre des photos de pingouins.
Çünkü daha yeni Falkland adalarına gidip penguenlerin fotoğraflarını çekmiştim.Denn ich war gerade auf den Falkland-Inseln gewesen und hatte Pinguine fotografiert.
Çünkü daha yeni Falkland adalarına gidip penguenlerin fotoğraflarını çekmiştim.Deoarece abia fusesem în Insulele Falkland fotografiind pinguini.
Çünkü daha yeni Falkland adalarına gidip penguenlerin fotoğraflarını çekmiştim.Ik was net op de Falklandeilanden geweest om pinguïns te fotograferen.
Çünkü daha yeni Falkland adalarına gidip penguenlerin fotoğraflarını çekmiştim.왜냐하면 전 방금 포클랜드제도에 갔다왔거든요. 펭귄 사진을 찍으러요.
Çünkü daha yeni Falkland adalarına gidip penguenlerin fotoğraflarını çekmiştim.Perché ero appena stato alle Isole Falkland a fotografare i pinguini.
Çünkü daha yeni Falkland adalarına gidip penguenlerin fotoğraflarını çekmiştim.Ponieważ właśnie byłem na Falklandach robiąc zdjęcia pingwinom.
Çünkü daha yeni Falkland adalarına gidip penguenlerin fotoğraflarını çekmiştim.(Risas) Porque acababa de estar en las Islas Malvinas tomando fotografías de pingüinos.
Çünkü daha yeni Falkland adalarına gidip penguenlerin fotoğraflarını çekmiştim.А все потому, что я недавно был на Фолклендских островах и фотографировал там пингвинов.
Çünkü daha yeni Falkland adalarına gidip penguenlerin fotoğraflarını çekmiştim.Защото току-що бях на Фолклендските острови да правя снимки на пингвини.
Çünkü daha yeni Falkland adalarına gidip penguenlerin fotoğraflarını çekmiştim.מפני שבדיוק הייתי באיי-פוקלנד צילמתי תמונות של פינגווינים.
Çünkü daha yeni Falkland adalarına gidip penguenlerin fotoğraflarını çekmiştim.لإننى مؤخراً كنت فى جزر فوكلاند ألتقط صوراً للبطاريق.
Çünkü daha yeni Falkland adalarına gidip penguenlerin fotoğraflarını çekmiştim.ペンギンの写真を撮っていたんだから これはジェンツーペンギン
Doğarken sol akciğerim iflas etmiş. Ve her zaman su yüzünde kalma güçlüğü çekmişimdir.Mi pulmón izquierdo se colapsó cuando nací y siempre tuve problemas de flotabilidad.
Doğarken sol akciğerim iflas etmiş. Ve her zaman su yüzünde kalma güçlüğü çekmişimdir.O meu pulmão esquerdo entrou em colapso, quando nasci, e sempre tive problemas em boiar.
Doğarken sol akciğerim iflas etmiş. Ve her zaman su yüzünde kalma güçlüğü çekmişimdir.При рождении у меня произошёл коллапс левого лёгкого, у меня всегда были проблемы с плавучестью.
Eğer bu atom bombası yoluyla olsaydı, geçen pazartesi olmuş olandan daha ilgi çekmiş olurdu.Keby tam poslali nukleárnu bombu, bolo by to omnoho pôsobivejšie než to, čo sa naozaj udialo minulý pondelok.
Eğer bu atom bombası yoluyla olsaydı, geçen pazartesi olmuş olandan daha ilgi çekmiş olurdu.만약 그들이 핵무기를 보냈더라면, 아마 지난 월요일에 일어났던 것 보다 훨씬 더 멋진 장관을 보게 되었을 텐데요.
Eğer bu atom bombası yoluyla olsaydı, geçen pazartesi olmuş olandan daha ilgi çekmiş olurdu.Nếu họ gửi đến một quả bom hạt nhân, nó sẽ trông ngoạn mục hơn so với những gì xảy ra thứ hai vừa rồi
Eğer bu atom bombası yoluyla olsaydı, geçen pazartesi olmuş olandan daha ilgi çekmiş olurdu.Wysłanie pocisku nuklearnego byłoby bardziej widowiskowe niż to co się wydarzyło w poniedziałek.
Eğer bu atom bombası yoluyla olsaydı, geçen pazartesi olmuş olandan daha ilgi çekmiş olurdu.Ако бяха изпратили атомна бомба, резултатът щеше да е далеч по-зрелищен от това, което се случи в понеделник.
Eğer bu atom bombası yoluyla olsaydı, geçen pazartesi olmuş olandan daha ilgi çekmiş olurdu.אם הם היו שולחים נשק גרעיני, זה היה הרבה יותר מרשים ממה שבאמת קרה ביום שני שעבר.
Eğer bu atom bombası yoluyla olsaydı, geçen pazartesi olmuş olandan daha ilgi çekmiş olurdu.لو كانوا قد أرسلوا قنبلة نووية، لكان الأمر أكثر إبهارًا مما قد حدث يوم الاثنين الماضي
Eğer bu atom bombası yoluyla olsaydı, geçen pazartesi olmuş olandan daha ilgi çekmiş olurdu.起きたことよりも 凄かったことでしょう それはNASAの別のプロジェクトのことです
"Eski doğası henüz oldukça güçlü sana yolunda çekmistir.""A régi természet adta úton benned elég erős még."
"Eski doğası henüz oldukça güçlü sana yolunda çekmistir.""Bản chất cũ Trời theo cách của mình trong ngươi khá mạnh mẽ như được nêu ra."
"Eski doğası henüz oldukça güçlü sana yolunda çekmistir.""Den gamla naturen har sin väg i dig ganska stark än så länge."
"Eski doğası henüz oldukça güçlü sana yolunda çekmistir.""Den gamle natur har sin vej i dig temmelig stærk som endnu."
"Eski doğası henüz oldukça güçlü sana yolunda çekmistir.""De oude natuur heeft zijn weg in u vrij sterk nog niet."
"Eski doğası henüz oldukça güçlü sana yolunda çekmistir.""Die alte Natur hat seinen Weg in dir ziemlich stark wie noch nicht."
"Eski doğası henüz oldukça güçlü sana yolunda çekmistir.""옛 본성은 아직 같이 매우 강한 그대 년에 방법을 하셨어요."
"Eski doğası henüz oldukça güçlü sana yolunda çekmistir.""La vecchia natura ha la sua strada in te piuttosto forte ancora."
"Eski doğası henüz oldukça güçlü sana yolunda çekmistir.""La vieille nature a son chemin en toi assez forte encore."
"Eski doğası henüz oldukça güçlü sana yolunda çekmistir.""La vieja naturaleza tiene su manera muy fuerte en ti hasta ahora."
"Eski doğası henüz oldukça güçlü sana yolunda çekmistir.""Sifat yang lama telah jalan di dalam Engkau belum cukup kuat."
"Eski doğası henüz oldukça güçlü sana yolunda çekmistir.""Stara natura bowiem drogę w tobie dość mocne jak na razie."
"Eski doğası henüz oldukça güçlü sana yolunda çekmistir.""Starega kova dade svojo pot v tebi precej močan kot še."