çekmez ile cümle
çekmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Oysa bu yazılar insanların dikkatini çekmez.しかし、その警告の言葉は人間にはよく分からない。
Bu namazı kılanlar mahşer sıkıntısı çekmezler.藉人求皆捨人不依人而往也。
Buna rağmen olayları açıklamada hiçbir zorluk çekmezler.此外,它並未解釋任何事情。
Orada dikkati çekmezdim.하지만 거기서 주저하지 않았다.
Kadırgalı Eşref - Dinçer Çekmez: Bir psikopattır.ברנש זה אינו אפילו אנטישמי – הוא פשוט פטפטן.
Bu namazı kılanlar mahşer sıkıntısı çekmezler.Isključeni su jedino oni, koji se ne odazovu pozivu.
Kendisi gibi tiyatrocu olan Dinçer Çekmez'in kardeşidir.Nevyšiel z Ducciovej dielne ako jeho brat.
İsterse kimseye çekmez.Napove ga lahko kdorkoli.
Oysa bu yazılar insanların dikkatini çekmez.Need inimesed ei pööra talle tähelepanu.
Kadırgalı Eşref - Dinçer Çekmez: Bir psikopattır.Mängi tola püüdmaks jobu: näi võhikule kollanokana.
Cep telefonu her yerde çekmez.Mobiiltelefonil pole lubatud edastada kogu ajapilu vältel.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.(72:5) на работе человеческой нет их, и с прочими людьми не подвергаются ударам.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.A halandók nyomorúságában nincs részök, és az emberekkel nem ostoroztatnak.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Chúng nó chẳng bị nạn khổ như người khác, Cũng không bị tai họa như người đời.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Chúng_nó chẳng bị nạn khổ như người khác , Cũng không bị tai_họa như người_đời .
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.de kender ikke til menneskelig Nød, de plages ikke som andre.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.De kjenner ikke til nød som andre folk, og de blir ikke plaget som andre mennesker.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.De komma icke i olycka såsom andra dödliga och varda icke plågade såsom andra människor.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Eivät he koe muitten kuolevaisten tuskia, eikä heitä vaivata niinkuin muita ihmisiä.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Ils n`ont aucune part aux souffrances humaines, Ils ne sont point frappés comme le reste des hommes.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.타인과 같은 고난이 없고 타인과 같은 재앙도 없나니
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Mereka tidak menanggung susah, tidak ditimpa kemalangan seperti orang lain
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Não se acham em tribulações como outra gente, nem são afligidos como os demais homens.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.N'au parte de suferinţele omeneşti, şi nu sînt loviţi ca ceilalţi oameni.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Njim se ni truditi kakor drugim smrtnikom, in kakor druge ljudi jih ne tepo nadloge.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Non conoscono l'affanno dei mortali e non sono colpiti come gli altri uomini
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.No sufren las congojas humanas, ni son afligidos como otros hombres
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Sie sind nicht in Unglück wie andere Leute und werden nicht wie andere Menschen geplagt.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.V práci lidské nejsou, a s lidmi trestáni nebývají.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.V únavnej práci jako iný smrteľný človek nie sú ani nie sú bití údermi spolu s inými ľuďmi.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.W pracy ludzkiej nie są, a kaźni, jako inni ludzie, nie doznawają.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Zij weten niet wat zorgen zijn en niemand legt hun een strobreed in de weg.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Δεν ειναι εν κοποις, ως οι αλλοι ανθρωποι ουδε μαστιγονονται μετα των λοιπων ανθρωπων.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Не са в общите човешки трудове Нито са измъчвани, като другите човеци.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.בעמל אנוש אינמו ועם אדם לא ינגעו׃
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.ليسوا في تعب الناس ومع البشر لا يصابون.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.他 們 不 像 別 人 受 苦 、 也 不 像 別 人 遭 災
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.他 們 不 像 別 人 受苦 、 也不 像 別人 遭災
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Altrimenti non tirerebbero con tanta forza.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Anders zouden ze niet zo hard trekken.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Annars skulle de inte dra så hårt.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Autrement ils ne la tireraient pas avec autant de force.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Caso contrário eles não estariam a puxá-la com tanta força.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Ellers ville de ikke trække så ivrigt.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Inaczej by tak mocno nie ciągnęły.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Inak by sa tak veľmi nesnažili.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Jinak by netahali tak usilovně.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Kalau tidak, mereka tidak akan begitu bersemangat menariknya.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.먹이가 없으면 애써서 끌어 당기지 않겠죠.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Máskülönben nem húznák ilyen lelkesen.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Muutoin ne eivät vetäisi niin lujaa.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Nếu không thì chúng sẽ không cố gắng kéo nó.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Sonst würden sie da nicht so kräftig dran ziehen.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Иначе те няма да дърпат толкова усилено.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Інакше вони б її так завзято не тягнули.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.אחרת הם לא היו מושכים חזק כל כך.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.وإلا لما سحبوه بقوة.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.というわけで このように引っ張ります
Birden telefonlar kesilir, televizyonlar çekmez, sokakta silahlı insanlar vardır, barikatlar vardır.Berikutnya, telepon terputus TV terputus, dan ada orang-orang bersenjata di jalanan, jalan-jalan diblokir.
Birden telefonlar kesilir, televizyonlar çekmez, sokakta silahlı insanlar vardır, barikatlar vardır.E poi, il telefono viene staccato, la TV non funziona, ci sono uomini armati in strada, e blocchi stradali.