çekmez ile cümle
çekmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Düzenli olarak açık havada çalışan kişiler uykusuzluk sıkıntısı çekmezler.People who regularly work in the open air do not suffer from sleeplessness.
Vin Diesel şınav çekerken kendini yukarıya çekmez, dünyayı aşağıya iter.When Vin Diesel does pushups, he's not pushing himself up - he's pushing the Earth down.
Tom, Mary onun dikkatini çeker çekmez sorunu araştırmaya başladı.Tom began to look into the problem as soon as Mary brought it to his attention.
Tom bunu yapsaydı dikkat çekmez miydi?Wouldn't it be suspicious if Tom did that?
Orada dikkati çekmezdim.Yaskamuniyude Nirukthopakramam.
"Siz fotoğraf çekmezsiniz, onu yaparsınız.""You don't take a photograph, you make it."
Bunu çarpanlarına ayırıp t yi çekmezsek çözemeyiz.You can't just factor out a t and solve it
Rüyalar pek ilgimi çekmez.I'm not very interested in dreams.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Otherwise they wouldn't be pulling so hard.
Sonuçtan vazgeçmek ilgimizi çekmez.Forgone conclusion does not keep our interest.
O zaman bu kadar zahmet çekmezdim.Then, I wouldn't have suffered so much.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.They are free from burdens of men, neither are they plagued like other men.
Tok insanın canı balı bile çekmez, Aç kişiye en acı şey tatlı gelir.A full soul loathes a honeycomb; but to a hungry soul, every bitter thing is sweet.
Hiçbir günahkar diğerinin günahını çekmez.If you are grateful He will be pleased with you.
Bu içkiden ötürü baş ağrısı çekmezler, sarhoş da olmazlar.Unheady, uninebriating;
Herkes kendi yaptığından yarar görür ve kimse kimsenin yükünü çekmez.Each soul earns (what it earns) for itself, and no man shall bear another's burden.
Hiçkimse başkasının yükünü çekmez. Biz bir elçi göndermeden hiç kimseyi cezalandırmayızWe never punish till We have sent a messenger.
Kimse kimsenin günah yükünü çekmez.If you are grateful He will be pleased with you.
Eğer şükrederseniz sizden bunu kabul eder. Hiçbir günahkar diğerinin günahını çekmez.And no soul laden bears the load of another.
Şükrederseniz sizden hoşnut olur. Kimse kimsenin günah yükünü çekmez.And no soul laden bears the load of another.
Hiçbir günahkar, diğerinin günahını çekmez.No burdened soul shall bear another's burthen.
Kimse kimsenin günahını çekmez.No one laden with burdens can bear another's burden.
Onlara korku yoktur, üzüntü de çekmezler.On them shall be no fear, nor shall they grieve.
Onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmezler.On them shall be no fear, nor shall they grieve.
Hiçbir günahkar başkasının günah yükünü çekmez.No one laden with burdens can bear another's burden.
Hiçkimse başkasının yükünü çekmez.No one laden with burdens can bear another's burden.
Hiçbir günahkar başkasının günahını çekmez.No burdened soul can carry the burden of another.
Günahkar kimse diğerinin günahını çekmez.No burdened soul can carry the burden of another.
Kimse kimsenin günahını çekmez. Biz peygamber göndermedikçe kimseye azabetmeyiz.No laden soul can bear another's load, We never punish until we have sent a messenger.
Hiçbir günahkar diğerinin günahını çekmez. Nihayet hepinizin dönüp gidişi, Rabbinizedir.Then unto your Lord is your return; and He will tell you what ye used to do.
Ve eğer şükrederseniz sizin için ona razı olur. Hiçbir günahkar, diğerinin günahını çekmez.No bearer of burdens can bear the burden of another.
En iyi haliyle açıklayıcıdır. fazla dikkat çekmez - Bir amaca ulaşan ürünler alet gibidir.At best, it is self-explanatory. is unobtrusive – Products fulfilling a purpose are like tools.
Cep telefonu her yerde çekmez.Mobilfunkempfang ist nicht überall möglich.
Tragedya kahramanları günahlarından dolayı vicdan azabı çekmezlerdi.Um ihr Leben mussten die Unterzeichner allerdings nicht fürchten.
Elbeyli beylerin, at başı çekmez.Doch die Brüder Kayani ließen sich nicht beirren.
Cep telefonu her yerde çekmez.Son téléphone portable ne capte rien.
Oysa bu yazılar insanların dikkatini çekmez.Mais les gens comme nous, nous ne prêtons pas attention à ces sondages.
Bu yapısından dolayı yün kadar çekmez ve keçeleşmez.Dicho material es muy apreciado por su resistencia y no pesa.
Bu filmden sonra bir daha kısa film çekmez.Luego, ya no compartimos ninguna película.
Teçhizat olarak güçlenen ordu, kamuoyundaki olumlu etkiyle de yeni asker bulmakta sıkıntı çekmez.El personal de recursos humanos contratados no tiene otro interés que su salida rápida del edificio.
Kadırgalı Eşref - Dinçer Çekmez: Bir psikopattır.La tauromaquia no es mala porque genera mucha riqueza. —Este hombre es un estúpido —¿Estúpido?
Ben genelde Omnitrix'i fazla muzipliğe çekmez, acil durumlarda düzgünce kullanır..Non è insolito che Ben usi l'Omnitrix per motivi futili, anche durante situazioni urgenti.
Yani JFET'ler gate ucundan hiçbir akım çekmezler.VV., I cactus non temono il vento.
Bu namazı kılanlar mahşer sıkıntısı çekmezler.Это люди, которые небрежно относятся к предписанным молитвам и совершают их не должным образом.
İsterse kimseye çekmez.Он не может никого предложить.
Orada dikkati çekmezdim.Ik kon niet rechtop staan.
Bu namazı kılanlar mahşer sıkıntısı çekmezler.Nie przywiązywali oni wagi do modlitwy lub postu.
Elbeyli beylerin, at başı çekmez.Bayley nie zdołała jednak przypiąć mistrzyni.
İsterse kimseye çekmez.Їй ні до кого звернутись.
Irmak takımyıldızı gökyüzünde pek fazla dikkat çekmez.Zvedání ruky v Senátu se nebojí.
Bu namazı kılanlar mahşer sıkıntısı çekmezler.Să-l urăști pe cel ce se închină idolilor .
Kadırgalı Eşref - Dinçer Çekmez: Bir psikopattır.Evreul nu este un mincinos: el este însăși minciuna.
Oysa bu yazılar insanların dikkatini çekmez.Ez a verzió nem keltette fel annyira az emberek figyelmét.
Tragedya kahramanları günahlarından dolayı vicdan azabı çekmezlerdi.Tilannetta ei muiden lentäjien kaunan vuoksi haluttukaan uskoa ...
Kadırgalı Eşref - Dinçer Çekmez: Bir psikopattır.(Kuva montaasista) Ei aihetta pelkoon - hän on kasvissyöjä!
Kadırgalı Eşref - Dinçer Çekmez: Bir psikopattır."Dobbelt-morder: - Jeg er ingen psyko".
Elindeki kartların sayı toplamı 17 ve üstünde ise artık kart çekmez.Sædvanligvis skal dealeren hitte indtil summen af hans kort er 17 eller derover.
Tragedya kahramanları günahlarından dolayı vicdan azabı çekmezlerdi.Det var farlig å motta nattverden hvis man ikke hadde bekjent sine synder ved skriftemål.
Bu namazı kılanlar mahşer sıkıntısı çekmezler.Dan hadits yang menjelaskan salat tasbih tidak kuat".
Bu namazı kılanlar mahşer sıkıntısı çekmezler.また礼拝が世俗の豪華さに妨げられないようになっている。