çekmeyi ile cümle

çekmeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fotoğraf çekmeyi çok sevmektedir.Обожает фотографировать все вокруг.
Bunlar Rus ordusunu kendi taraflarına çekmeyi başarmışlardı.Это событие вынуждало русских офицеров делать выбор на чьей стороне быть.
Her zaman akılcıdır ve dikkat çekmeyi sever.Обожает его и всегда пытается завладеть его вниманием.
Boş zamanlarında Kung Fu pratikleri yapmayı, seyahat etmeyi ve fotoğraf çekmeyi seviyor.В свободное время она наслаждается путешествиями, садоводством и фотографией.
Deniz topçuluğundaki başarılarıyla dikkat çekmeyi başarır.Артиллерийская экспедиция заведовала морской артиллерией.
Brian bir bölümde Dylan'ın hayatını olumlu yöne çekmeyi hedeflemiştir.Тем не менее, вскоре Брайан решает вернуть Дилана на путь истинный.
1947 yılında kendisine Parkinson hastalığı konmuş ve kısa bir süre sonra fotoğraf çekmeyi bırakmıştır.وفي عام 1947 أُصيب بـمرض باركنسون (الشلل الرعاش) وتوقف عن التصوير بعدها بقليل.
Polanski bu filmi çekmeyi en az on yıldır tasarlıyordu.وانتظر فيلم "تايتانيك" عشرة شهور لكي يحققها.
Burton, Daniel Waters kendisine sağlam bir senaryo verince devam filmini çekmeyi kabul etti.وافق (بورتن) علي تصوير الفيلم الحالي عندما قدم (دانيال واترز) إليه سياريو جيد .
Hükümet, Tokyo'daki 2020 Yaz Olimpiyatları ile yılda 20 milyon ziyaretçiyi ülkeye çekmeyi umuyor.O governo espera atrair 20 milhões de visitantes por ano nos Jogos Olímpicos de Verão de 2020 em Tóquio.
CBS de "Batman in Outer Space" adlı bir filmi çekmeyi tasarlıyordu.A CBS estava interessada em produzir um filme de Batman in Outer Space.
Her zaman akılcıdır ve dikkat çekmeyi sever.Anda sempre arranjado e adora a sensação de ser observado.
Disney seriyi filme çekmeyi planlamıştır.Disney heeft de verfilming op zich genomen.
Boş zamanlarında Kung Fu pratikleri yapmayı, seyahat etmeyi ve fotoğraf çekmeyi seviyor.In haar vrije tijd gaat ze graag reizen, op trektocht gaan en schrijven.
Dünya rekorunu 2:06:39'a çekmeyi başardı.Met zijn finishtijd verbeterde hij het wereldrecord tot 2:09.36,4.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Ze hield van lezen, schilderen, gedichten schrijven en had een goede relatie met haar vader.
Fakat Nikiforos bu iki generali kendine çekmeyi başardı.Dufferinowi udało się pozyskać sobie obie grupy.
Fotoğraf çekmeyi çok sevmektedir.Uwielbia robić zdjęcia.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Lubi słuchać muzyki, czytać książki, oglądać filmy, spotykać się z przyjaciółmi.
Bir dönem birçok kulüplerin ilgisini çekmeyi başarabilmiştir.Wkrótce zainteresowało się nim wiele klubów.
1947 yılında kendisine Parkinson hastalığı konmuş ve kısa bir süre sonra fotoğraf çekmeyi bırakmıştır.W latach 90. zachorował na chorobę Parkinsona i zmarł śmiercią samobójczą.
CBS de "Batman in Outer Space" adlı bir filmi çekmeyi tasarlıyordu.CBS var intresserat av att producera en film baserad på Batman in Outer Space.
Disney seriyi filme çekmeyi planlamıştır.Idag räknar Disney dock in även denna film i serien.
Hayvanat bahçesi ve onun akvaryumu, 2007 yılında 3,2 milyon ziyaretçi çekmeyi başarmıştır.Зоопарк і його акваріум мали більше 3,3 мільйонів відвідувачів в 2015 році.
Üzülmeyi ve acı çekmeyi sever.Ми все ще можемо відчувати та страждати.
Ne ateşkesi kabul ediyor ne de birliklerini çekmeyi" diye konuşmuştur.Дозволу він не одержав, не захотіли взяти і його мистецьку спадщину».
Dünya rekorunu 2:06:39'a çekmeyi başardı.Тривалість виходу склала 6:00 39 хвилин.
1947 yılında kendisine Parkinson hastalığı konmuş ve kısa bir süre sonra fotoğraf çekmeyi bırakmıştır.V roce 1947 mu byla diagnostikována Parkinsonova nemoc a brzy poté přestal fotografovat.
Fakat Nikiforos bu iki generali kendine çekmeyi başardı.Jaroslav Vrchlický však obě děti osvojil (přijal za své).
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Autorka miluje čtení knih, vyšívání, zahradničení a ráda také tráví čas se svými vnoučaty.
Grubun Almanya’daki enerjik konserleri Almanya’da ilgi çekmeyi başardı.Vévoda se o poměrech v Německu vyjádřil pozitivně.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Îi plac filmele, shoppingul, cititul și petrecerea timpului cu familia.
Boş zamanlarında Kung Fu pratikleri yapmayı, seyahat etmeyi ve fotoğraf çekmeyi seviyor.Ca și hobby-uri, îi place să colecționeze ceasuri, îi plac mașinile și fotografia.
Fotoğraf çekmeyi çok sevmektedir.Îi mai place să facă fotografi.
Fotoğraf çekmeyi çok sevmektedir.Nagyon szeret fényképezni.
Sonunda, o Dj'in dikkatini çekmeyi başarıyor ve Dj ile iskelet olarak dans ediyor.A végén elnyeri a DJ figyelmét, aki már a csontvázzal táncol.
İstediği filmleri çekmeyi başaramamıştı.Akadt olyan filmje, amit nem szeretett.
Luffy ne yaparsa yapsın tüm dünyanın dikkatini çekmeyi başarmıştır.Luffy az egyiket megverte, amire azok a Világkormányzattól kértek segítséget.
Hayvanat bahçesi ve onun akvaryumu, 2007 yılında 3,2 milyon ziyaretçi çekmeyi başarmıştır.Vuonna 2007 huvipuisto saavutti kävijäennätyksensä 3,4 miljoonalla vuosittaisella vierailijalla.
Boş zamanlarında Kung Fu pratikleri yapmayı, seyahat etmeyi ve fotoğraf çekmeyi seviyor.Του αρέσει να βλέπει τα τρένα να περνούν και να κάνει όνειρα.
Fotoğraf çekmeyi çok sevmektedir.Hun er vild med at fotografere.
Disney seriyi filme çekmeyi planlamıştır.Korine havde planer om at arbejde med film.
Şöhretleri kraliyetin bile dikkatini çekmeyi başarır.De kongelige lysthuse inspirerede også adelen.
Tarkovski filmi siyah-beyaz çekmeyi tercih etmiştir.Reiniger foretrakk å arbeide med svart/hvitt-filmer.
Akıl kotrol materyalleri daha çok insanları sorguya çekmeyi kolaylaştırmak için kullanılmıştır.Husketeknikker brukes for å gjøre det lettere å huske ting.
Bir dönem birçok kulüplerin ilgisini çekmeyi başarabilmiştir.Mange store klubber viste interesse med det samme.
Fakat Nikiforos bu iki generali kendine çekmeyi başardı.Shields ble slått under angrepene fra begge generalene.
Sonunda, o Dj'in dikkatini çekmeyi başarıyor ve Dj ile iskelet olarak dans ediyor.Denne kvelden gikk han tilbake til å være DJ og spille dansemusikk.
Hayvanat bahçesi ve onun akvaryumu, 2007 yılında 3,2 milyon ziyaretçi çekmeyi başarmıştır.Vườn thú và bể nuôi cá của nó đã có gần 3 triệu lượt khách vào năm 2011.
Ne ateşkesi kabul ediyor ne de birliklerini çekmeyi" diye konuşmuştur.Không phản lại tổ chức, không phản lại đồng chí của mình".
Fotoğraf çekmeyi çok sevmektedir.Tôi còn mê chụp ảnh.
CBS de "Batman in Outer Space" adlı bir filmi çekmeyi tasarlıyordu.CBSは『Batman in Outer Space』の映画の製作に興味を抱いていた。
Deniz topçuluğundaki başarılarıyla dikkat çekmeyi başarır.見事野砲陣地奪取を成功させる。
Üzülmeyi ve acı çekmeyi sever.涙や悲しみが大嫌い。
Fotoğraf çekmeyi çok sevmektedir.十分喜歡照相。
CBS de "Batman in Outer Space" adlı bir filmi çekmeyi tasarlıyordu.哥伦比亚广播公司有兴趣制作一部“蝙蝠侠在外太空”的电影。
Bu hareketi gerçekten de ilgi çekmeyi başarmıştı.문제는 이것이 지금까지 주목할 만한 효과를 거두었다.
Fotoğraf çekmeyi çok sevmektedir.사진을 촬영하는 것이 취미다.
Her zaman akılcıdır ve dikkat çekmeyi sever.הוא אוהב שהכל מסודר ומרבה לצעוק.
Üzülmeyi ve acı çekmeyi sever.הוא הורג את רוצחיהן ומתאבל.
İlgili Sayfalar