çekmeyi ile cümle

çekmeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Juventus'a karşı iki maç yapan Viktoria, Avrupa futbolunda dikkat çekmeyi başardı.Two matches against Juventus brought Viktoria to the attention of European football at large.
Ne ateşkesi kabul ediyor ne de birliklerini çekmeyi" diye konuşmuştur.It has a violent temper and does not endure capture."
Üzülmeyi ve acı çekmeyi sever.He must love and suffer.
Kısa sürede büyük takımların dikkatini çekmeyi başardı.Soon he got the attention of the big Brazilian teams.
Grup bu performansı ile epey dikkat çekmeyi başardı.The band drew considerable attention from this performance.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.She enjoys shopping, movies, reading, and spending time with her family.
Sözsel olarak bir kulüpte dikkat çekmeyi anlatır.They promise to meet in club.
Disney seriyi filme çekmeyi planlamıştır.Disney Feature Film Casting.
Fakat Nikiforos bu iki generali kendine çekmeyi başardı.But Nicanor catches the two of them together.
Bu hareketi gerçekten de ilgi çekmeyi başarmıştı.I think that really pigeonholed us.
Deniz topçuluğundaki başarılarıyla dikkat çekmeyi başarır."ক্ষেপণাস্ত্রের সফল পরীক্ষা চালাল নৌবাহিনী" .
Hayvanat bahçesi ve onun akvaryumu, 2007 yılında 3,2 milyon ziyaretçi çekmeyi başarmıştır.The zoo and its aquarium had more than 3.5 million visitors in 2017.
Dünya rekorunu 2:06:39'a çekmeyi başardı.Her new record was 2:06:39.
Fotoğraf çekmeyi çok sevmektedir.He likes to take photographs.
Bu yöntemleriyle Amerika'nın dikkatini çekmeyi başarmıştır.This action caught the attention of the United States.
Mac'in fiyatını 2.500 dolar civarına çekmeyi başarmıştı.Apple managed to pare down the Mac's price to $2,500
Bu atomlar elektron çekmeyi çok severler.These guys love to hog electrons.
Gerçekten ikinci sezonu çekmeyi çok istiyoruz.We really want to do a 2nd Season.
- Fotoğrafımı çekmeyin.- Don't take my picture.
Daha fazla resim çekmeyin.Don't take any more pictures.
Resim çekiminde hata oluştu. Bu eklenti resim çekmeyi desteklemiyor olabilir.Error grabbing image. Snapshots may not be supported with this plugin.
Bu yıl 11. yaşına basan fuar, küresel ekonomik krize rağmen ziyaretçi çekmeyi başardı.Now in its 11th year, the show succeeded in drawing visitors despite the global economic crisis.
Yeni siyasi partisi, gençleri ve liderleri saflarına çekmeyi amaçlıyor.His new political party aims to draw youth and leadership.
Kakanj, bir buçuk yıldan uzun süredir cezasını çekmeyi beklediğini söylüyor.He says he has been waiting to serve his sentence for more than a year and a half.
BHF'de, yaklaşık 1.000 hükümlü hapis cezasını çekmeyi bekliyor.In FBiH, about 1,000 convicts are waiting to serve a sentence.
Karadağ ve Arnavutluk'taki tatil köyleri turist çekmeyi umuyor. [Reuters]Resorts in Montenegro and Albania hope to draw tourists. [Reuters]
Organizatörler, bu kültür etkinliğine daha fazla sayıda turist çekmeyi umuyor.Organisers hope to draw a bigger number of tourists to this cultural event.
Saraybosna Hayvanat Bahçesi turist çekmeyi hedefliyorSarajevo Zoo renovations aim to draw tourists
Organizatörler bir dizi yerli ve yabancı katılımcıyı çekmeyi umut ediyorlar.Organisers hope to attract a range of local and foreign exhibitors.
Almanya ve İngiltere BH'den asker çekmeyi planlıyorGermany, Britain plan to pull troops from BiH
Bu gibi değişimlerle, SPS başta gençler arasında olmak üzere yeni üyeler çekmeyi başardı.Through such changes, the SPS has managed to attract new members, particularly among youth.
Jolie, bu sonbaharda BH'de bir film çekmeyi planladığını söyledi.Jolie said she plans to start shooting a movie in BiH this autumn.
Hırvatistan dış yatırım çekmeyi hedefliyorCroatia aims to attract foreign investments
Arnavutluk yeni turist dalgaları çekmeyi umuyor. [Ana Pekmezi/SETimes]Albania is hoping to attract waves of tourists. [Ana Pekmezi/SETimes]
Arnavutluk turist akını çekmeyi umuyor. [Ana Pekmezi/SETimes]Albania is hoping to attract waves of tourists. [Ana Pekmezi/SETimes]
Fotoğraf çekmeyi sever, teknolojiyi yakından takip eder.He is also very good with computer games.
Sıkı bir Galatasaray taraftarıdır, ayrıca fotoğraf çekmeyi ve bisiklet kullanmayı çok sevmektedir.He is a strict Galatasaray fan, he also loves to take pictures and use bicycles.
Kenardaki bükme ön kenarda çekmeyi ve arka kenarda ise sıkıştırmayı içerir.Edgewise bending involves tension on the leading edge and compression on the trailing edge.
Tanner Buchanan/Ali Hekimoğlu, fotoğraf çekmeyi seven asosyal bir asi olan Cameron Kweller rolünde.Tanner Buchanan as Cameron Kweller, an anti-social rebel who likes to take photographs.
Fotoğraf çekmeyi çok sevmektedir.Viel Spaß beim Fotografieren.
Grup böylece dikkat çekmeyi başardı.Der Verein schaffte es dabei für Aufsehen zu sorgen.
1947 yılında kendisine Parkinson hastalığı konmuş ve kısa bir süre sonra fotoğraf çekmeyi bırakmıştır.Im Jahr 1948 erkrankte Weston an der Parkinson-Krankheit und konnte bald darauf nicht mehr fotografieren.
Bunun sebebi kopya çekmeyi engellemektir.So soll das Kopieren verhindert werden.
Fakat Nikiforos bu iki generali kendine çekmeyi başardı.Cunincpert gelang es die beiden zu versöhnen.
Fotoğraf çekmeyi seviyor.Elle aime prendre des photos.
Kısa sürede büyük takımların dikkatini çekmeyi başardı.Ses bons résultats ont rapidement attiré l'attention des équipes professionnelles.
Fotoğraf çekmeyi çok sevmektedir.Elle s’intéresse à la photographie.
El frenini çekmeyi unutma.No olvides poner el freno de mano.
Sonunda, o Dj'in dikkatini çekmeyi başarıyor ve Dj ile iskelet olarak dans ediyor.Al final, consigue la atención de la DJ y baila con ella como un esqueleto.
Dünya rekorunu 2:06:39'a çekmeyi başardı.Fijaron el nuevo récord mundial en 3:33.62.
CBS de "Batman in Outer Space" adlı bir filmi çekmeyi tasarlıyordu.A éste lo acompañó un disco llamado "Spider Webb's Sounds from Outer Space".
Kısa sürede büyük takımların dikkatini çekmeyi başardı.Pronto atrajo la atención de sus superiores.
Fotoğraf çekmeyi çok sevmektedir.Le gusta la fotografía.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Le gusta leer, ver la TV, practicar deportes, tocar el piano y pasar tiempo con sus amigos.
Fotoğraf çekmeyi çok sevmektedir.È appassionato di fotografia.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Ama leggere, giocare col computer portatile e guardare la TV e i film con la sua famiglia.
Saçımı çekmeyi bırak!Хватит тянуть меня за волосы!
O dikkat çekmeyi seviyor.Ей нравится выделяться.
Hatta Kastamonu'dan geçmekte olan Faruk Nafiz'in ilgisini çekmeyi başardı.Ему даже удалось привлечь к себе внимание поэта Фарука Нафиза, который проезжал через Кастамону.
Üzülmeyi ve acı çekmeyi sever.И сердце любит и страдает.
İlgili Sayfalar