çekmek ile cümle

çekmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir. Bu kişiye özeldir. Değil mi?איוואן הוא, אני צריך לטפל בזה. זה אישי. נכון?
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir. Bu kişiye özeldir. Değil mi?すべての右の男。 電話で行く、あなたが必要としている人を呼び出す。
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir.Ivan, azt kell, hogy vigyázzon rá.
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir.Ivan é, eu preciso cuidar dela.
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir.Ivan è, ho bisogno di prendersi cura di esso.
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir.Ivan er jeg nødt til at tage sig af det.
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir.Ivan este, am nevoie pentru a avea grijă de ea.
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir.Iván es, tengo que cuidar de él.
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir.Ivan est, j'ai besoin de prendre soin d'elle.
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir.Ivan is, ik rekening mee moet houden van.
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir.Ivan ist, muss ich mich darum kümmern.
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir.Ivan je, da moram poskrbeti za to.
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir.Ivan je, musím sa o to postarám.
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir.Ivan je, musím se o to postarám.
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir.Ivan jest, muszę się tym zająć.
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir.Ivan là, tôi cần phải chăm sóc nó.
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir.Ivan on, minun täytyy hoitaa se.
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir.Ivan, saya harus mengurusnya.
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir.Ο Ιβάν είναι, εγώ πρέπει να το φροντίζετε.
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir.Иван е, аз трябва да се грижи за него.
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir.Иван, я должен заботиться о нем.
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir.Іване, я повинен піклуватися про нього.
İyi bir video çekmek için, başlangıç olarak çok sağlam bir planınız olmalı.훌륭한 비디오를 찍으려면, 아주 탄탄한 계획으로 시작해야 해요.
İyi bir video çekmek için, başlangıç olarak çok sağlam bir planınız olmalı.Om een eersteklas video te maken, moet je met een eersteklas plan starten.
İyi bir video çekmek için, başlangıç olarak çok sağlam bir planınız olmalı.Para grabar con buen vídeo, tiene que comenzar con una muy buena planificación.
İyi bir video çekmek için, başlangıç olarak çok sağlam bir planınız olmalı.Para se filmar um excelente vídeo, têm de começar com um plano muito bom.
İyi bir video çekmek için, başlangıç olarak çok sağlam bir planınız olmalı.Pentru o filmare video bună trebuie să pornești cu un plan bun.
İyi bir video çekmek için, başlangıç olarak çok sağlam bir planınız olmalı.Per girare un ottimo video, bisogna cominciare con una progetto ben definito.
İyi bir video çekmek için, başlangıç olarak çok sağlam bir planınız olmalı.Pour filmer une vidéo excellente, vous devez commencer par un plan très solide.
İyi bir video çekmek için, başlangıç olarak çok sağlam bir planınız olmalı.Για να τραβήξετε ενα εξαιρετικό βίντεο θα πρέπει να ξεκινήσετε με ένα πολύ δυνατό σχέδιο.
İyi bir video çekmek için, başlangıç olarak çok sağlam bir planınız olmalı.Чтобы снять хорошее видео, начните с хорошо проработанного плана.
İyi bir video çekmek için, başlangıç olarak çok sağlam bir planınız olmalı.כדי לצלם סרטון מעולה, אתם צריכים להתחיל על תוכנית מאוד חזקה.
İyi bir video çekmek için, başlangıç olarak çok sağlam bir planınız olmalı.من أجل تصوير فيديو رائع، ينبغي أن تبدأ بخطة قوية للغاية.
İyi bir video çekmek için, başlangıç olarak çok sağlam bir planınız olmalı.まず非常にしっかりした計画を練る必要があります (インタビュー担当) そんなに難しく考えなくてもいいでしょう? 取り敢えず撮り始めてしまったら?
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.Bolje namreč, da trpite, če hoče volja Božja, pri dobrih delih nego pri hudih.
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.Car il vaut mieux souffrir, si telle est la volonté de Dieu, en faisant le bien qu`en faisant le mal.
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.Denn es ist besser, so es Gottes Wille ist, daß ihr von Wohltat wegen leidet als von Übeltat wegen.
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.E' meglio infatti, se così vuole Dio, soffrire operando il bene che facendo il male
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.For det er bedre, om så er Guds vilje, å lide når en gjør godt, enn når en gjør ondt.
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.Het is beter goed te doen en ervoor te lijden als God dat wil, dan kwaad te doen.
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.선을 행함으로 고난 받는 것이 하나님의 뜻일찐대 악을 행함으로 고난 받는 것보다 나으니라
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.Lebo je lepšie, aby ste dobre činiac, ak by tak chcela vôľa Božia, trpeli, ako zle robiac.
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.Lépeť jest zajisté, abyste dobře činíce, líbilo-li by se tak vůli Boží, trpěli, nežli zle činíce.
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.Lepiej bowiem jest, abyście dobrze czyniąc, jeźli się tak podoba woli Bożej, cierpieli, niżeli źle czyniąc.
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.Mert jobb ha jót cselekedve szenvedtek, ha így akarja az Isten akarata, hogynem gonoszt cselekedve.
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.Porque es mejor que padezcáis haciendo el bien, si la voluntad de Dios así lo quiere, que haciendo el mal
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.Porque melhor é sofrerdes fazendo o bem, se a vontade de Deus assim o quer, do que fazendo o mal.
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.Sillä parempi on hyvää tehden kärsiä, jos niin on Jumalan tahto, kuin pahaa tehden.
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.Thi det er bedre, om det så er Guds Villie, at lide, når man gør godt, end når man gør ondt.
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.Ty det är bättre att lida för goda gärningar, om så skulle vara Guds vilja, än att lida för onda.
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.vì nếu ý muốn Ðức Chúa Trời dường ấy, thì thà làm điều thiện mà chịu khổ, còn hơn làm điều ác mà chịu khổ vậy.
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.Διοτι καλητερον να πασχητε, εαν ηναι ουτω το θελημα του Θεου, αγαθοποιουντες παρα κακοποιουντες.
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.Ибо, если угодно воле Божией, лучше пострадать задобрые дела, нежели за злые;
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.Лучче бо, коли воля Божа, пострадати за добрі дїла, анїж за дїла лихі;
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.כי טוב לכם אם חפץ אלהים הוא אשר תענו בעשותכם הטוב משתענו בעשותכם רע׃
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.لان تألمكم ان شاءت مشيئة الله وانتم صانعون خيرا افضل منه وانتم صانعون شرا.
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.神 的 旨 意 若 是 叫 你 們 因 行 善 受 苦 、 總 強 如 因 行 惡 受 苦
İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.神 的 旨意 若是 叫 你 們因 行善 受苦 、 總強 如 因 行惡 受苦
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.A Jenny percebe que a única solução é arrancar os dentes estragados.
Jenny anlıyor ki tek çözüm, çürük dişleri çekmek.Jenny capisce che l'unica soluzione è estrarre quei denti.
İlgili Sayfalar