çekmek ile cümle
çekmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bir ekip olarak, film çekmek ve gizlenmek bizim görevimiz.Ryhmänä, on meidän hommamme kuvata sen ja saada selostusta.
Bir ekip olarak, film çekmek ve gizlenmek bizim görevimiz.Som en besättning är det ... Det är vårt jobb att filma det och få täckning.
Bir ekip olarak, film çekmek ve gizlenmek bizim görevimiz.Σαν ομάδα, είναι... είναι η δουλειά μας να το καλύψουμε.
Bir ekip olarak, film çekmek ve gizlenmek bizim görevimiz.Као екипа, наш посао је да то снимимо и будемо плаћени.
Birinci sebep, parasını çekmek isteyen müşterileri olabilir, bu müşteriler için nakit rezerv bulundururlar.Hele, můžu dostat zpět nějaké své peníze?
Birinci sebep, parasını çekmek isteyen müşterileri olabilir, bu müşteriler için nakit rezerv bulundururlar."Ей, я можу отримати частину моїх грошей назад?" і друге: тому що
Bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum. t parametresinin gerçekten zaman olduğunu varsayalım.Eu quero pensar sobre uma coisa. Vamos supor que nosso parâmetro, t, é o tempo.
Bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum. t parametresinin gerçekten zaman olduğunu varsayalım.Imaginons que notre paramètre, t, est vraiment le temps.
Bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum. t parametresinin gerçekten zaman olduğunu varsayalım.¿por qué lo llaman t. No tiene tiempo, pero digamos que es el momento. ¿Así que lo que está sucediendo aquí?
Bir tutku olarak acı çekmekti"."A agonia como um ato de paixão".
Bir tutku olarak acı çekmekti".Agonia ca act al pasiunii."
Bir tutku olarak acı çekmekti".Agonia jako akt namiętności."
Bir tutku olarak acı çekmekti".Ångest som en passionerad handling."
Bir tutku olarak acı çekmekti".De kwelling als passionele daad."
Bir tutku olarak acı çekmekti".Die Quälerei war ein Akt der Leidenschaft."
Bir tutku olarak acı çekmekti".고통은 정열의 행위였다."
Bir tutku olarak acı çekmekti".La agonía como un acto de pasión."
Bir tutku olarak acı çekmekti".L' agonia come atto di passione".
Bir tutku olarak acı çekmekti".L'agonie comme acte de passion."
Bir tutku olarak acı çekmekti".Những đau đớn như một hành động của sự đam mê."
Bir tutku olarak acı çekmekti".Smerten som en passioneret handling."
Bir tutku olarak acı çekmekti".Το μαρτύριο ως μια πράξη πάθους."
Bir tutku olarak acı çekmekti".Агония страсти".
Bir tutku olarak acı çekmekti".Агонията като акт на страст."
Bir tutku olarak acı çekmekti".הסבל, כפעולה של תשוקה."
Bir tutku olarak acı çekmekti".معاناة كمعاناة العاطفة. "
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.苦しむことを好む人は誰もいません 実際 ごく最近まで
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.우린 침대에 묶여있기 싫고 긴 시간동한 고생하는걸 그보다 좋아하지 않습니다.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Não gostamos de estar atados a uma cama e deixados a sofrer durante horas mais do que ele gostaria.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Nechceme být připoutaní k posteli a hodiny trpět, stejně jako by to nechtěl on.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Nem szeretjük jobban nála, ha lekötöznek egy ágyra, és órákra otthagynak szenvedni.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Net als hij houden we er niet van om aan een bed te worden gebonden en uren te liggen lijden.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.No nos gusta, como a él tampoco, que nos aten a una cama y que después nos dejen sufriendo horas.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Nous n'aimons pas plus que lui être attaché à un lit et laissé à souffrir pendant des heures.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Nu ne place să suferim legați de pat ore în șir mai mult decât i-ar plăcea lui.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Tak jak i on, nie lubimy być przypasani do łóżka i pozostawieni na wiele godzin.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Uns gefällt es nicht besser als ihm, an ein Bett gebunden und stundenlang leiden gelassen zu werden.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Vi tycker inte om att spännas fast vid en säng och lämnas lidande i timmar mer än han skulle.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Нам, как и ему, не нравится лежать, привязанными к кровати, и мучиться часами.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Ние не бихме харесали да бъдем вързани за легло и оставени да страдаме с часове, повече отколкото той би бил.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.אנו לא אוהבים שקושרים אותנו למיטה ומניחים לנו לסבול שעות, בדיוק כמוהו.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.فنحن لا نحب مثله أن نقيّد إلى السرير و نترك لنعاني لساعات
Bir yerlerde oturup bunu derin derin düşünmek istiyorum, ama video çekmekle meşgulüm. -Eso es-- me gustaría ir a un lugar y solo pensar en eso, pero estoy muy ocupado haciendo vídeos.
Bir yerlerde oturup bunu derin derin düşünmek istiyorum, ama video çekmekle meşgulüm. -Ще ми се да можех да се усамотя и да размишлявам върху това, но съм зает със снимането на клипове
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.A biolumineszencia -- társaik és zsákmányuk odacsalogatására, valamint kommunikációhoz használják fényüket.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.Bioluminescencja pomaga w wabieniu partnerów, łowach i komunikacji.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.Bioluminescenza - usano le luci per attirare compagni e prede e anche per comunicare.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.Bioluminiscence - oni používají světla k lákání partnerů k vábení kořisti a ke komunikaci.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.Bioluminiscencia - používajú svetlo na prilákanie partnerov, vábenie koristi a na komunikáciu.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.Bioluminiscenţa -- folosesc luminile pentru atragerea partenerilor a prăzii şi pentru comunicare.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.교미와 의사소통을위해 이렇게 빛을 발합니다.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.La bioluminescence - ils utilisent les lumières pour attirer leurs partenaires leurs proies et communiquer.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.La bioluminisencia, estos peces usan las luces para atraer a sus parejas, atraer a sus presas y comunicarse.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.Sie benutzen die Biolumineszenz, um Geschlechtspartner anzulocken, Beute zu ködern und zur Verständigung.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.Ο βιοφωσφορισμός -- χρησιμοποιούν τα φώτα για να ελκύουν συντρόφους, να ελκύουν θηράματα και να επικοινωνούν.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.Биолуминесценцията... те използват светлините за привличане на партньори, привличане на плячка и комуникация.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.Они светятся, чтобы привлечь внимание брачных партнёров, жертв, а так же для общения.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.הארה ביולוגית- משתמשים באורות האלה בכדי למשוך בני זוג למשוך טרף ובשביל תקשורת
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.في التألق الحيوي -- يستخدمون الأضواء لجذب الأصحاب وجذب الفريسة والتواصل.
Biyoışıma - hem karşı cinsin ve avın ilgisini çekmek hem de iletişim için ışıkları kullanıyorlar.意思疎通に利用されます クラゲのアーカイブをまずお見せすることは出来ませんでした