çekmek ile cümle

çekmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
"Ben ne yaparım en çekmek istiyorum," Gruptaki bir hanımefendi dedi."Ik zou nl, dat is wat ik doe zou schieten," zei een dame in de groep.
"Ben ne yaparım en çekmek istiyorum," Gruptaki bir hanımefendi dedi."Já bych střílet en, že to, co bych dělal," říká dáma ve skupině.
"Ben ne yaparım en çekmek istiyorum," Gruptaki bir hanımefendi dedi."Ja by som strieľať en, že to, čo by som robil," hovorí dáma v skupine.
"Ben ne yaparım en çekmek istiyorum," Gruptaki bir hanımefendi dedi."Jag skulle skjuta en, det är vad jag skulle göra", sa en dam i gruppen.
"Ben ne yaparım en çekmek istiyorum," Gruptaki bir hanımefendi dedi."Je tirerais fr, c'est ce que je ferais", a déclaré une dame dans le groupe.
"Ben ne yaparım en çekmek istiyorum," Gruptaki bir hanımefendi dedi."Me gustaría rodar en, eso es lo que yo haría", dijo una señora en el grupo.
"Ben ne yaparım en çekmek istiyorum," Gruptaki bir hanımefendi dedi."Mi piacerebbe girare it, questo è quello che farei", ha detto una signora del gruppo.
"Ben ne yaparım en çekmek istiyorum," Gruptaki bir hanımefendi dedi."Olin ampua en, että minä tekisin", sanoi nainen ryhmässä.
"Ben ne yaparım en çekmek istiyorum," Gruptaki bir hanımefendi dedi."Saya akan menembak en, itulah yang akan kulakukan," kata seorang wanita dalam kelompok.
"Ben ne yaparım en çekmek istiyorum," Gruptaki bir hanımefendi dedi."Sem ustrelil en, to je tisto, kar sem naredil," je dejal dama v skupini.
"Ben ne yaparım en çekmek istiyorum," Gruptaki bir hanımefendi dedi."Tôi muốn bắn en, đó là những gì tôi muốn làm," một phụ nữ trong nhóm.
"Ben ne yaparım en çekmek istiyorum," Gruptaki bir hanımefendi dedi."Θα πυροβολήσει en, αυτό είναι που είχα κάνει", δήλωσε μια κυρία στην ομάδα.
"Ben ne yaparım en çekmek istiyorum," Gruptaki bir hanımefendi dedi."Аз бих стреля, това е, което бих направил", каза една дама в групата.
"Ben ne yaparım en çekmek istiyorum," Gruptaki bir hanımefendi dedi."Я б стріляти ан, ось що я зроблю", каже пані у групі.
"Ben ne yaparım en çekmek istiyorum," Gruptaki bir hanımefendi dedi."Я бы стрелять ан, вот что я сделаю", говорит дама в группе.
"Ben ne yaparım en çekmek istiyorum," Gruptaki bir hanımefendi dedi."ان كنت اطلاق النار ، وهذا ما كنت تفعل" ، وقال لسيدة في المجموعة.
"Ben ne yaparım en çekmek istiyorum," Gruptaki bir hanımefendi dedi.突然犬が再びうなる始めた。
Ben sizin hepinizi havaya uçurmak ve bir noktaya dikkat çekmek istedim, fakat - (Gülüşmeler) -Am vrut să vă arunc în aer şi să demonstrez ceva, dar - (Râsete)
Ben sizin hepinizi havaya uçurmak ve bir noktaya dikkat çekmek istedim, fakat - (Gülüşmeler) -Chciałem was wszystkich wysadzić w powietrze, by zwrócić waszą uwagę ale.. (śmiech)
Ben sizin hepinizi havaya uçurmak ve bir noktaya dikkat çekmek istedim, fakat - (Gülüşmeler) -Eu queria fazer-vos explodir a todos para tentar enfatizar um ponto mas - (Risos) -
Ben sizin hepinizi havaya uçurmak ve bir noktaya dikkat çekmek istedim, fakat - (Gülüşmeler) -Ich dachte mir, ich jage Sie alle in die Luft um zu punkten, aber -- (Gelächter) --
Ben sizin hepinizi havaya uçurmak ve bir noktaya dikkat çekmek istedim, fakat - (Gülüşmeler) -Ik wilde jullie allemaal opblazen om mijn punt kracht bij te zetten, maar — (Gelach) —
Ben sizin hepinizi havaya uçurmak ve bir noktaya dikkat çekmek istedim, fakat - (Gülüşmeler) -Je tenais à tous vous faire exploser pour essayer et marquer un point, mais — (rires) —
Ben sizin hepinizi havaya uçurmak ve bir noktaya dikkat çekmek istedim, fakat - (Gülüşmeler) -한 예에서, 여러분을 폭탄으로 날려 버리겠습니다. 이해해 주세요. -(웃음) —
Ben sizin hepinizi havaya uçurmak ve bir noktaya dikkat çekmek istedim, fakat - (Gülüşmeler) -Vorrei farvi saltare in aria per cercare di essere più efficace, ma -- (Risate) --
Ben sizin hepinizi havaya uçurmak ve bir noktaya dikkat çekmek istedim, fakat - (Gülüşmeler) -רציתי להפציץ אתכם כדי לנסות להוכיח את טענתי, אבל -- [צחוק]--
Ben sizin hepinizi havaya uçurmak ve bir noktaya dikkat çekmek istedim, fakat - (Gülüşmeler) -أردت أن أُفقدكم صوابكم لهدف، لكن - (ضحك) -
Ben sizin hepinizi havaya uçurmak ve bir noktaya dikkat çekmek istedim, fakat - (Gülüşmeler) -けれど...(笑) 健康上、安全上の理由でTED側から
Beş insandan biri yaşamı boyunca bu rahatsızlıkların birinden çekmektedir.1 op de 5 mensen krijgt ooit last van één van deze aandoeningen.
Beş insandan biri yaşamı boyunca bu rahatsızlıkların birinden çekmektedir.Aproximadamente 1 de cada 5 personas sufrirá de uno de estos trastornos en el curso de su vida.
Beş insandan biri yaşamı boyunca bu rahatsızlıkların birinden çekmektedir.Cam 1 din 5 oameni va manifesta una din acest tulburări pe parcursul vieții.
Beş insandan biri yaşamı boyunca bu rahatsızlıkların birinden çekmektedir.Circa una persona su cinque soffre di uno di questi disturbi nel corso della vita.
Beş insandan biri yaşamı boyunca bu rahatsızlıkların birinden çekmektedir.Cứ 5 người lại có 1 người mắc phải một trong những chứng rối loạn này trong cuộc đời họ.
Beş insandan biri yaşamı boyunca bu rahatsızlıkların birinden çekmektedir.Environ une personne sur cinq souffrira de l'un de ces troubles au cours de sa vie.
Beş insandan biri yaşamı boyunca bu rahatsızlıkların birinden çekmektedir.Etwa einer von fünf Menschen leidet während seines Lebens an diesen Störungen.
Beş insandan biri yaşamı boyunca bu rahatsızlıkların birinden çekmektedir.다섯 명 중 한 명은 사는 내내 이런 정신 질환에 시달립니다.
Beş insandan biri yaşamı boyunca bu rahatsızlıkların birinden çekmektedir.Kurang lebih satu di antara lima orang menderita salah satu kelainan ini selama masa hidup mereka.
Beş insandan biri yaşamı boyunca bu rahatsızlıkların birinden çekmektedir.Öt emberből egy érintett lesz ezek valamelyikében az élete során.
Beş insandan biri yaşamı boyunca bu rahatsızlıkların birinden çekmektedir.Približne každý piaty človek trpí počas života niektorou z týchto chorôb.
Beş insandan biri yaşamı boyunca bu rahatsızlıkların birinden çekmektedir.Średnio 1 na 5 osób cierpi z powodu jednego z tych zaburzeń w jakimś okresie życia.
Beş insandan biri yaşamı boyunca bu rahatsızlıkların birinden çekmektedir.Uma em cada cinco pessoas terá um destes distúrbios durante a sua vida.
Beş insandan biri yaşamı boyunca bu rahatsızlıkların birinden çekmektedir.Ungefär en av fem personer kommer att få en av dessa sjukdomar under sin livstid.
Beş insandan biri yaşamı boyunca bu rahatsızlıkların birinden çekmektedir.Zhruba každý pátý trpí jednou z těchto poruch v průběhu života.
Beş insandan biri yaşamı boyunca bu rahatsızlıkların birinden çekmektedir.Ένας στους πέντε θα υποφέρει από μία από αυτές τις διαταραχές κατά τη διάρκεια της ζωής του.
Beş insandan biri yaşamı boyunca bu rahatsızlıkların birinden çekmektedir.Приблизно кожен п'ятий страждає від одного з цих розладів протягом свого життя.
Beş insandan biri yaşamı boyunca bu rahatsızlıkların birinden çekmektedir.Примерно один из пяти человек будет страдать от одного из этих расстройств в течении их жизни.
Beş insandan biri yaşamı boyunca bu rahatsızlıkların birinden çekmektedir.בערך אחד מכל חמישה אנשים יסבלו מאחת מהפרעות אלה במהלך חייהם.
Beş insandan biri yaşamı boyunca bu rahatsızlıkların birinden çekmektedir.حوالي شخص بين كل خمسة أشخاص سوف يعاني من تلك الأمراض خلال حياتهم.
Beş insandan biri yaşamı boyunca bu rahatsızlıkların birinden çekmektedir.いずれかの病気に苦しむでしょう 第2に そのうちの何人かは
Beş insandan biri yaşamı boyunca bu rahatsızlıkların birinden çekmektedir.五個人當中就有一個人 喺一生之中罹患其中一種精神病
Beyni alacağımız yerde yaptığımız ilk iş MR çekmek oluyor.Aşa că primul lucru pe care îl facem la locul recoltării e să luăm un RMN.
Beyni alacağımız yerde yaptığımız ilk iş MR çekmek oluyor.Então, a primeira coisa que fazemos no local da recolha é recolher o que é chamado RM.
Beyni alacağımız yerde yaptığımız ilk iş MR çekmek oluyor.Het eerste wat we doen op de collectiesite is een MR nemen.
Beyni alacağımız yerde yaptığımız ilk iş MR çekmek oluyor.Jadi hal pertama yang kami lakukan saat mengambilnya adalah kami mengambil apa yang disebut MR.
Beyni alacağımız yerde yaptığımız ilk iş MR çekmek oluyor.Lo primero que hacemos en el lugar de recolección es recolectar lo que se llama RM.
Beyni alacağımız yerde yaptığımız ilk iş MR çekmek oluyor.두뇌수집의 첫 단계는 Magnetic Resonance (자기공명) 을 수집하는 것입니다.
Beyni alacağımız yerde yaptığımız ilk iş MR çekmek oluyor. Manyetik rezonans görüntüleme -- MRG.Das Erste was wir mit der Sammlung machen wir lassen ein MR vornehmen - eine Kernspintomografie.
Beyni alacağımız yerde yaptığımız ilk iş MR çekmek oluyor. Manyetik rezonans görüntüleme -- MRG.Po výběru mozku nejdříve uděláme takovýto snímek s pomocí magnetické rezonance:
Beyni alacağımız yerde yaptığımız ilk iş MR çekmek oluyor.MR画像の撮影です 磁気共鳴映像法と呼ばれるものです
Beyni alacağımız yerde yaptığımız ilk iş MR çekmek oluyor.Så den første ting vi gør det sted hvor vi indsamler er at vi laver det der hedder en MR.
İlgili Sayfalar