çekiyorum ile cümle
çekiyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ben bu elimi çekiyorum. Siz de bıçağı alıyorsunuz.הוא לא סופר: אחת, שתיים, שלוש. הוא מקבץ אותן.
Ben bu elimi çekiyorum. Siz de bıçağı alıyorsunuz.بعدها أسحب يدي هذه بعيداً. وأقوم باخراج السكين.
Ben bu elimi çekiyorum. Siz de bıçağı alıyorsunuz.これで友達や隣人の前でマジックができますね ありがとう
Ben bu elimi çekiyorum.Tiro esta mão.
Ben bu elimi çekiyorum.Tôi vung tay này ra.
Ben bu elimi çekiyorum.Αφήνω τον καρπό μου.
Ben bu elimi çekiyorum.Я забираю руку.
Ben bu elimi çekiyorum.Я убираю эту руку.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Ahogy a jéghegy elolvad, én belélegzem az ősi atmoszféráját.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.A medida que se derrite un témpano, estoy respirando su atmósfera ancestral.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Když ledové kry tají, vdechuji jejich pradávnou atmosféru.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Keď sa topí ľadovec, nasávam jeho starodávnu atmosféru.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Khi một tảng băng tan chảy, Tôi hít vào cái không khí xưa cũ của nó.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Kiedy góra lodowa topi się wdycham jej antyczną atmosferę.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.하나의 방산이 녹는것은, 빙산이 품고있던 태고의 공기를 호흡하는 것입니다.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Ko se ledena gora topi, vdihavam njeno starodavno atmosfero.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Naarmate een ijsberg smelt, adem ik zijn oude sfeer in.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Når et isbjerg smelter, indånder jeg dens gamle atmosfære.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.När ett isberg smälter andas jag in dess uråldriga atmosfär.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Quando um icebergue derrete, eu estou a inspirar a sua atmosfera antiga.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Quando un iceberg si scioglie io respiro la sua atmosfera atavica.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Quand un iceberg fond, je respire son atmosphère d'années innombrables.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Saat gunung es mencair, saya bernafas dalam atmosfer masa lalu,
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Während ein Eisberg schmilzt, atme ich seine vorzeitliche Atmosphäre ein.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Καθώς λιώνει ένα παγόβουνο, αναπνέω την αρχαία του ατμόσφαιρα.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Докато айсберга се топи, аз дишам неговата древна атмосфера.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Когда тает айсберг, я вдыхаю его древнюю атмосферу.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.Коли тане айсберг - я вдихаю його давню атмосферу.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.כשקרחון נמס, אני נושמת את האטמוספרה העתיקה שלו.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.بذوبان كتلة الجليد المتحركة، أتنفس هواءها العتيق.
Bir buzdağı erirken, onun antik atmosferini içime çekiyorum.私が吸っているのは 太古の空気なのです 氷山が解けるとき
Birçok şeyi sineye çekiyorum.Ennek a terhét már viselem.
Birçok şeyi sineye çekiyorum.Το αντέχω αυτό.
Birçok şeyi sineye çekiyorum.اتحمل هذا
Bu bir E akoru, elimi çekiyorum bu olması gereken şekildir.Ich bewege meine Hand von der Gitarre weg.
Bu bir E akoru, elimi çekiyorum bu olması gereken şekildir.Вот аккорд "ми" (Е), отвожу руку от грифа, вот она, форма.
Bunları size renkli gösterebilmek için büyük acılar çekiyorum.그리고 2를 분배하면
Bunları size renkli gösterebilmek için büyük acılar çekiyorum.Det er svært at blive ved med at lave farvekoderne.
Bunları size renkli gösterebilmek için büyük acılar çekiyorum.To barevné značení je pro mě utrpení.
Bunları size renkli gösterebilmek için büyük acılar çekiyorum.--انني اتحمل عناء هذا حتى استمر بتلوينها لكم
Buraya bir çizgi çekiyorum, hatta dindar olmadığımızı belli etmek için bir çarpı çizdimDet skriver vi lige her og markerer det med et kors.
Buraya bir çizgi çekiyorum, hatta dindar olmadığımızı belli etmek için bir çarpı çizdim자, 그래서 여기에 예수의 탄생을 십자가로 표현하겠습니다 종교적인 의미를 담고 싶지 않다면
Buraya bir çizgi çekiyorum, hatta dindar olmadığımızı belli etmek için bir çarpı çizdimla mayoría de nuestras modernas fechas dependen del nacimiento de Jesús.
Buraya bir çizgi çekiyorum, hatta dindar olmadığımızı belli etmek için bir çarpı çizdimla plupart de nos dates modernes dépendent de la naissance de Jésus. donc je mettrais, c'est là
Buraya bir çizgi çekiyorum, hatta dindar olmadığımızı belli etmek için bir çarpı çizdimTehát ideteszem, ez pontosan itt van.
Buraya bir çizgi çekiyorum, hatta dindar olmadığımızı belli etmek için bir çarpı çizdimTo było w tym momencie, tutaj. Narysujemy krzyżyk w tym miejscu na oznaczenie tego momentu w naszej historii.
Buraya bir çizgi çekiyorum, hatta dindar olmadığımızı belli etmek için bir çarpı çizdimVậy tôi sẽ đặt ở chính đây
Buraya bir çizgi çekiyorum, hatta dindar olmadığımızı belli etmek için bir çarpı çizdimΈτσι θα θέσω, έτσι αυτό εκεί
Buraya bir çizgi çekiyorum, hatta dindar olmadığımızı belli etmek için bir çarpı çizdimСаме в цей момент, тут. Намалюємо хрест в цьому місці щоб відзначити цей момент в нашій історії.
Buraya bir çizgi çekiyorum, hatta dindar olmadığımızı belli etmek için bir çarpı çizdimרוב התאריכים המודרנים תלויים בלידה של ישו. אז נשים, אז זה שם
Buraya bir çizgi çekiyorum, hatta dindar olmadığımızı belli etmek için bir çarpı çizdimفسنضع هنا صليياً لتمثيل مولد المسيح و غير المتدينين يقولون
Buraya bir çizgi çekiyorum, hatta dindar olmadığımızı belli etmek için bir çarpı çizdim十字架をここに置きます。 宗教から離れて話すと、 西暦は、
Buraya kafanız karışmasın diye bir çizgi çekiyorum.여기에 선을 그릴게요. 그냥 여러분이 정신 사납지 않게요.
Buraya kafanız karışmasın diye bir çizgi çekiyorum.Voy a dibujar una línea aquí para que no se distraigan
Buraya kafanız karışmasın diye bir çizgi çekiyorum.Ще начертая линия тук, просто за да не се разсейвате.
Buraya kafanız karışmasın diye bir çizgi çekiyorum.سأرسم خطاً هنا، حتى لا تتشتتوا
Burda...şimdi çekiyorum!Gata. . .o fac!
Burda...şimdi çekiyorum!Ici...maintenant!
Burda...şimdi çekiyorum!Sini... ambil ini!
Burda...şimdi çekiyorum!Ορίστε...την τραβάω!
İlgili Sayfalar