çekiyor ile cümle

çekiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Kendi resmimi çekiyorum - geçen yıldan beri yaptığım bir şey bu - her Allah"ın günü çekiyorum.전 제 사진도 찍곤 합니다. 작년부터 그래왔어요. 매일 제 사진을 찍어두죠.
Kendi resmimi çekiyorum - geçen yıldan beri yaptığım bir şey bu - her Allah"ın günü çekiyorum.Mi faccio una foto -- lo faccio ormai dall'anno scorso -- ogni giorno.
Kendi resmimi çekiyorum - geçen yıldan beri yaptığım bir şey bu - her Allah"ın günü çekiyorum.Robię sobie zdjęcia codziennie zdjęcia od roku. Robię sobie zdjęcia codziennie zdjęcia od roku.
Kendi resmimi çekiyorum - geçen yıldan beri yaptığım bir şey bu - her Allah"ın günü çekiyorum.Tôi chụp ảnh mình -- Tôi đã làm thế từ năm ngoái -- mỗi ngày.
Kendi resmimi çekiyorum - geçen yıldan beri yaptığım bir şey bu - her Allah"ın günü çekiyorum.Tomo una foto de mí misma diariamante. Lo he hecho desde el año pasado.
Kendi resmimi çekiyorum - geçen yıldan beri yaptığım bir şey bu - her Allah"ın günü çekiyorum.Правя си снимка - правя го вече една година - да снимам се всеки божи ден.
Kendi resmimi çekiyorum - geçen yıldan beri yaptığım bir şey bu - her Allah"ın günü çekiyorum.Я фотографирую себя - я делаю это с прошлого года - каждый день.
Kendi resmimi çekiyorum - geçen yıldan beri yaptığım bir şey bu - her Allah"ın günü çekiyorum.אני מצלמת את עצמי -- עשיתי את זה מאז שנה שעברה -- של עצמי כל יום.
Kendi resmimi çekiyorum - geçen yıldan beri yaptığım bir şey bu - her Allah"ın günü çekiyorum.أخذت ألتقط صورا لنفسي .. أفعل هذا منذ مايقارب العام الماضي .. صورة لنفسي كل يوم.
Kendi resmimi çekiyorum - geçen yıldan beri yaptığım bir şey bu - her Allah"ın günü çekiyorum.自分を毎日毎日 そして、写真は同じものです
Kendisi 78 yaşında bir çiftçi ve -- bunu nasıl söylemeliyim? -- kalçasındaki ağrıdan çekiyordu.C'est un agriculteur de 78 ans qui souffrait de - comment dire? - on appelle ça la douleur dans les fesses.
Kendisi 78 yaşında bir çiftçi ve -- bunu nasıl söylemeliyim? -- kalçasındaki ağrıdan çekiyordu.Él es un campesino de 78 años que sufría de —¿cómo decirlo?— se llama dolor en el trasero.
Kendisi 78 yaşında bir çiftçi ve -- bunu nasıl söylemeliyim? -- kalçasındaki ağrıdan çekiyordu.Er ist ein 78 Jahre alter Landwirt der an - wie soll man es sagen? -
Kendisi 78 yaşında bir çiftçi ve -- bunu nasıl söylemeliyim? -- kalçasındaki ağrıdan çekiyordu.É um lavrador de 78 anos que sofria de -- como é que deveria dizer? -- é chamado de dor no traseiro.
Kendisi 78 yaşında bir çiftçi ve -- bunu nasıl söylemeliyim? -- kalçasındaki ağrıdan çekiyordu.E' un agricoltore di 78 anni che soffriva di - come dire? - dolori al fondoschiena.
Kendisi 78 yaşında bir çiftçi ve -- bunu nasıl söylemeliyim? -- kalçasındaki ağrıdan çekiyordu.E un fermier de 78 de ani care suferea de -- cum s-o numesc? -- e durere în fund.
Kendisi 78 yaşında bir çiftçi ve -- bunu nasıl söylemeliyim? -- kalçasındaki ağrıdan çekiyordu.Hij is een 78-jarige boer die leed aan - hoe moet ik het zeggen? - pijn in zijn achterwerk.
Kendisi 78 yaşında bir çiftçi ve -- bunu nasıl söylemeliyim? -- kalçasındaki ağrıdan çekiyordu.Ide o 78-ročného farmára ktorý trpel...ako by som to povedal?... volá sa to bolesť zadku.
Kendisi 78 yaşında bir çiftçi ve -- bunu nasıl söylemeliyim? -- kalçasındaki ağrıdan çekiyordu.Je to 78letý farmář, který trpěl bolestí -- jak to říci? -- bolel ho zadek.
Kendisi 78 yaşında bir çiftçi ve -- bunu nasıl söylemeliyim? -- kalçasındaki ağrıdan çekiyordu.Ông là một nông dân 78 tuổi bị bệnh -- tôi biết nói thế nào đây nhỉ? -- nó gọi là đau đít.
Kendisi 78 yaşında bir çiftçi ve -- bunu nasıl söylemeliyim? -- kalçasındaki ağrıdan çekiyordu.PJ je 78-letni kmet, ki je imel -- kako naj to povem? -- bolečino v zadnjici.
Kendisi 78 yaşında bir çiftçi ve -- bunu nasıl söylemeliyim? -- kalçasındaki ağrıdan çekiyordu.To 78-letni farmer, który cierpiał z powodu - jakby to ująć? - to się nazywa wrzód na tyłku.
Kendisi 78 yaşında bir çiftçi ve -- bunu nasıl söylemeliyim? -- kalçasındaki ağrıdan çekiyordu.Είναι ένας αγρότης 78 χρονών και υπέφερε από -- πώς να το πω;-- λέγεται πόνος στα οπίσθια.
Kendisi 78 yaşında bir çiftçi ve -- bunu nasıl söylemeliyim? -- kalçasındaki ağrıdan çekiyordu.Він 78-річний фермер який страждав від болю як би це виразити - у сідниці.
Kendisi 78 yaşında bir çiftçi ve -- bunu nasıl söylemeliyim? -- kalçasındaki ağrıdan çekiyordu.Той е 78 годишен фермер който страдаше от --- как да се изразя? нарича се болка в задника.
Kendisi 78 yaşında bir çiftçi ve -- bunu nasıl söylemeliyim? -- kalçasındaki ağrıdan çekiyordu.Это 78-летний фермер, который страдал от - как бы это назвать? - боли в ягодицах.
Kişi ihtiyaç içerisindeyse, eğer ki acı çekiyorsa, otomatik olarak yardıma hazırızdır.그리고 만약 누군가가 도움을 필요로 하고 힘들어한다면, 그런 이유로 우리는 자동적으로 도울 준비를 하게 됩니다. 학술적으로 논의되는 주장이죠.
Kişi ihtiyaç içerisindeyse, eğer ki acı çekiyorsa, otomatik olarak yardıma hazırızdır.Und wenn die Person Hilfe braucht, sie leidet, dann sind wir automatisch bereit zu helfen. So die Theorie.
Kişi ihtiyaç içerisindeyse, eğer ki acı çekiyorsa, otomatik olarak yardıma hazırızdır.Và nếu người ấy đang cần hỗ trợ, họ đang chịu khổ ta sẽ tự động chuẩn bị để giúp. Cơ bản là vậy.
Kişi ihtiyaç içerisindeyse, eğer ki acı çekiyorsa, otomatik olarak yardıma hazırızdır.Y si esa persona está necesitada, si esa persona está sufriendo, automáticamente estamos listos para ayudar.
Kişi ihtiyaç içerisindeyse, eğer ki acı çekiyorsa, otomatik olarak yardıma hazırızdır.ואם הוא בצרה, אם אותו אדם סובל,
Kişi ihtiyaç içerisindeyse, eğer ki acı çekiyorsa, otomatik olarak yardıma hazırızdır.私たちは自動的に助けようとします 少なくとも理論上はそうなっています しかしここに疑問があります なぜ実際にそうしないのか?
Kıyıda bir şey dikkatini çekiyorCeva pe ţărm îi atrage atenţia.
Kıyıda bir şey dikkatini çekiyorCó thứ gì đó trên bờ biển đang thu hút sự chú ý của nó
Kıyıda bir şey dikkatini çekiyorNěco na pobřeží upoutalo jeho pozornost.
Kıyıda bir şey dikkatini çekiyorΚάτι στην παραλία τράβηξε την προσοχή του.
Kıyıda bir şey dikkatini çekiyorВот что-то привлекло его внимание на берегу.
Kıyıda bir şey dikkatini çekiyorמשהו בקו-החוף מושך .את תשומת ליבו
Kıyıda bir şey dikkatini çekiyorشيء على خطّ الشاطئ يلفت إنتباهه
Küçük köpek Toto büyücünün olduğu yere koşuyor, ve geri çekiyor, köpek perdeyi geri çekiyor, ve --Arra amikor Toto, a kiskutya, odaszalad a varázslóhoz, és elhúzza, a kutya elhúzza a függönyt, és --
Küçük köpek Toto büyücünün olduğu yere koşuyor, ve geri çekiyor, köpek perdeyi geri çekiyor, ve --Cea în care căţelul Toto aleargă spre locul în care e vrăjitorul și câinele trage cortina şi --
Küçük köpek Toto büyücünün olduğu yere koşuyor, ve geri çekiyor, köpek perdeyi geri çekiyor, ve --Celle où le petit chien, Toto, court rejoindre le magicien, et il tire sur le rideau, et...
Küçük köpek Toto büyücünün olduğu yere koşuyor, ve geri çekiyor, köpek perdeyi geri çekiyor, ve --En la que el perrito Toto corre hacia donde está el mago y el perro está descorriendo la cortina, y...
Küçük köpek Toto büyücünün olduğu yere koşuyor, ve geri çekiyor, köpek perdeyi geri çekiyor, ve --Jak pejsek Toto přiběhne k čaroději a odtáhne závěs a --
Küçük köpek Toto büyücünün olduğu yere koşuyor, ve geri çekiyor, köpek perdeyi geri çekiyor, ve --Khi chú chó con Toto chạy ngang qua lão phù thủy, ông ta kéo nó lại, con chó kéo bức màn, và --
Küçük köpek Toto büyücünün olduğu yere koşuyor, ve geri çekiyor, köpek perdeyi geri çekiyor, ve --우연히 마법사가 있는 장소에 가게되고 마법사가 강아지를 커튼 뒤로 잡아당기는 --
Küçük köpek Toto büyücünün olduğu yere koşuyor, ve geri çekiyor, köpek perdeyi geri çekiyor, ve --Quella in cui il cagnolino Toto corre verso dove si trova il mago, e tira, il cane tira la tenda, e --
Küçük köpek Toto büyücünün olduğu yere koşuyor, ve geri çekiyor, köpek perdeyi geri çekiyor, ve --Waar het hondje Toto naar de tovenaar loopt, het gordijn wegtrekt en de tovenaar zegt:
Küçük köpek Toto büyücünün olduğu yere koşuyor, ve geri çekiyor, köpek perdeyi geri çekiyor, ve --Когда собачка Тотошка побежала туда, где был волшебник, оттянула занавеску, и:
Küçük köpek Toto büyücünün olduğu yere koşuyor, ve geri çekiyor, köpek perdeyi geri çekiyor, ve --Ту, де маленький песик біжить до чарівника, а чарівник відхиляється назад, песик зриває завісу і ...
Küçük köpek Toto büyücünün olduğu yere koşuyor, ve geri çekiyor, köpek perdeyi geri çekiyor, ve --רץ למקום שבו נמצא הקוסם, ומושך לאחור, הכלב מושך את הווילון לאחור --
Küçük köpek Toto büyücünün olduğu yere koşuyor, ve geri çekiyor, köpek perdeyi geri çekiyor, ve --بالركض إلى مكان الساحر ، وقام بالسحب .. الكلب يسحب الستارة ، و قال ...
Küçük köpek Toto büyücünün olduğu yere koşuyor, ve geri çekiyor, köpek perdeyi geri çekiyor, ve --カーテンを引っ張って- 「スクリーンの後の男を見てはならぬ!」 となるシーンです
Kürek çekiyor.Cuộn, Rowed.
Kürek çekiyorduk ve bu batı batağanlarından biri göründü.Ako sme tak veslovali, prešla popri nás jedna potápka.
Kürek çekiyorduk ve bu batı batağanlarından biri göründü.Estábamos remando y se acercó uno de estos achichiliques pico amarillo.
Kürek çekiyorduk ve bu batı batağanlarından biri göründü.Et donc nous ramions, et l'un des ces grèbes élégants passa par là.
Kürek çekiyorduk ve bu batı batağanlarından biri göründü.Ketika kami mendayung salah satu Western Grebe itu mendekat.
Kürek çekiyorduk ve bu batı batağanlarından biri göründü.우리는 배를 저었고, 서부 논병아리들 중 한 마리가 우리를 따라왔죠.
Kürek çekiyorduk ve bu batı batağanlarından biri göründü.Quindi stavamo remando e una di queste Aechmophurus si è avvicinata.

İlgili Sayfalar