çekirge ile cümle

çekirge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ekinlerini tırtıllara, Emeklerinin ürününü çekirgelere verdi.Και παρεδωκε τους καρπους αυτων εις τον βρουχον και τους κοπους αυτων εις την ακριδα.
Ekinlerini tırtıllara, Emeklerinin ürününü çekirgelere verdi.И предаде произведенията им на гъсеници, И трудовете им на скакалци
Ekinlerini tırtıllara, Emeklerinin ürününü çekirgelere verdi.ויתן לחסיל יבולם ויגיעם לארבה׃
Ekinlerini tırtıllara, Emeklerinin ürününü çekirgelere verdi.‎اسلم للجردم غلتهم وتعبهم للجراد‎.
Ekinlerini tırtıllara, Emeklerinin ürününü çekirgelere verdi.把 他 們 的 土 產 交 給 螞 蚱 、 把 他 們 辛 苦 得 來 的 交 給 蝗 蟲
Ekinlerini tırtıllara, Emeklerinin ürününü çekirgelere verdi.把 他 們的 土產 交給 螞蚱 、 把 他 們辛苦 得 來 的 交給 蝗蟲
Etki -- ve eğer fark ettiyseniz, benim etki alanlarımdan biri biyoloji -- bir çekirgeden.A influência - e se repararam, uma das minhas maiores influências é a biologia - provém dum gafanhoto.
Etki -- ve eğer fark ettiyseniz, benim etki alanlarımdan biri biyoloji -- bir çekirgeden.Ảnh hưởng - nếu như bạn có thể nhận thấy, một trong những phạm vi ảnh hưởng là sinh học - từ một con châu chấu
Etki -- ve eğer fark ettiyseniz, benim etki alanlarımdan biri biyoloji -- bir çekirgeden.Influenţa - dacă aţi observat, una din sursele mele de inspiraţie e biologia - provine de la greiere.
Etki -- ve eğer fark ettiyseniz, benim etki alanlarımdan biri biyoloji -- bir çekirgeden.영향은 -- 이미 눈치 채셨겠지만 제게 영향을 주었던 분야는 생물학이죠 -- 영향은 메뚜기에서 받은 것이에요.
Etki -- ve eğer fark ettiyseniz, benim etki alanlarımdan biri biyoloji -- bir çekirgeden.La inspiración —y si han notado, una de mis áreas de influencia es la biología— proviene del saltamontes.
Etki -- ve eğer fark ettiyseniz, benim etki alanlarımdan biri biyoloji -- bir çekirgeden.L'ispirazione - e se avete notato, una delle mie aree di influenza è la biologia - viene dalle cavallette.
Etki -- ve eğer fark ettiyseniz, benim etki alanlarımdan biri biyoloji -- bir çekirgeden.Pomysł był zaczerpnięty z przyrody. Inspiracją był konik polny.
Etki -- ve eğer fark ettiyseniz, benim etki alanlarımdan biri biyoloji -- bir çekirgeden.Η επιρροή --και αν προσέξατε, μία από... τις σφαίρες επιρροής είναι η βιολογία-- έρχεται από τις ακρίδες.
Etki -- ve eğer fark ettiyseniz, benim etki alanlarımdan biri biyoloji -- bir çekirgeden.Він розроблений (як ви могли помітити, однією з моїх сфер інтересів є біологія), під впливом коника.
Etki -- ve eğer fark ettiyseniz, benim etki alanlarımdan biri biyoloji -- bir çekirgeden.Здесь влияние оказал — если вы заметили, одной из моих сфер влияния является биология — кузнечик.
Etki -- ve eğer fark ettiyseniz, benim etki alanlarımdan biri biyoloji -- bir çekirgeden.Знаете, че биологията е една от науките, от които се влияя - в този случай е от скакалец.
Etki -- ve eğer fark ettiyseniz, benim etki alanlarımdan biri biyoloji -- bir çekirgeden.ההשפעה -- ואם שמתם לב, אחד ממעגלי ההשפעה שלי הוא ביולוגיה -- מגיעה מהחגב.
Etki -- ve eğer fark ettiyseniz, benim etki alanlarımdan biri biyoloji -- bir çekirgeden.التأثير - وإذ لاحظتم، فإن واحدة من هالات التأثير الخاصة بي هي علم الأحياء - وهي مستوحاة من الجندب.
Etki -- ve eğer fark ettiyseniz, benim etki alanlarımdan biri biyoloji -- bir çekirgeden.バッタです バッタは変わった呼吸器官を持っています
Gür olsa bile kesecekler ormanını›› diyor RAB, ‹‹Çünkü çekirgelerden daha çok onlar, Sayıya vurulamazlar.Cortarán su bosque, dice Jehovah, aunque sea impenetrable; porque son más que las langostas; son innumerables
Gür olsa bile kesecekler ormanını›› diyor RAB, ‹‹Çünkü çekirgelerden daha çok onlar, Sayıya vurulamazlar.나 여호와가 말하노라 그들이 황충보다 많고 계수할 수 없으므로 조사할 수 없는 그의 수풀을 찍을 것이라
Gür olsa bile kesecekler ormanını›› diyor RAB, ‹‹Çünkü çekirgelerden daha çok onlar, Sayıya vurulamazlar.Posekají les jeho, dí Hospodin, ačkoli mu konce není; více jest jich než kobylek, aniž mají počtu.
Gür olsa bile kesecekler ormanını›› diyor RAB, ‹‹Çünkü çekirgelerden daha çok onlar, Sayıya vurulamazlar.posekajo gozd njegov, govori GOSPOD, ker jih ni moči sešteti; zakaj več jih je nego kobilic in ni jim števila.
Gür olsa bile kesecekler ormanını›› diyor RAB, ‹‹Çünkü çekirgelerden daha çok onlar, Sayıya vurulamazlar.Wyrąbią las jego, mówi Pan, choć policzony być nie może; bo się nad szaraóczę rozmnożyli, i niemasz im liczby.
Gür olsa bile kesecekler ormanını›› diyor RAB, ‹‹Çünkü çekirgelerden daha çok onlar, Sayıya vurulamazlar.вырубят лес его, говорит Господь, ибо они несметны; их более, нежели саранчи, и нет числа им.
Gür olsa bile kesecekler ormanını›› diyor RAB, ‹‹Çünkü çekirgelerden daha çok onlar, Sayıya vurulamazlar.כרתו יערה נאם יהוה כי לא יחקר כי רבו מארבה ואין להם מספר׃
Gür olsa bile kesecekler ormanını›› diyor RAB, ‹‹Çünkü çekirgelerden daha çok onlar, Sayıya vurulamazlar.يقطعون وعرها يقول الرب وان يكن لا يحصى لانهم قد كثروا اكثر من الجراد ولا عدد لهم.
Gür olsa bile kesecekler ormanını›› diyor RAB, ‹‹Çünkü çekirgelerden daha çok onlar, Sayıya vurulamazlar.耶 和 華 說 、 埃 及 的 樹 林 、 雖 然 不 能 尋 察 、 〔 或 作 穿 不 過 〕 敵 人 卻 要 砍 伐 、 因 他 們 多 於 蝗 蟲 、 不 可 勝 數
Gür olsa bile kesecekler ormanını›› diyor RAB, ‹‹Çünkü çekirgelerden daha çok onlar, Sayıya vurulamazlar.耶和華 說 、 埃及 的 樹林 、 雖然 不 能 尋察 、 〔 或 作 穿 不 過 〕 敵人卻 要 砍伐 、 因 他 們多 於 蝗蟲 、 不 可 勝數
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Bo jeźli nie będziesz chciał wypuścić ludu mego, oto ja przywiodę jutro szaraóczę na granicę twoję,
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.For dersom du nekter å la mitt folk fare, da vil jeg imorgen la gresshopper komme over ditt land.
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Kalau engkau masih juga menolak, maka besok akan Kudatangkan belalang ke negerimu
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.네가 만일 내 백성 보내기를 거절하면 내일 내가 메뚜기로 네 경내에 들어가게 하리니
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Lebo ak nebudeš chcieť prepustiť môj ľud, hľa, zajtra dovediem kobylky na tvoju krajinu.
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.mas se tu recusares deixar ir o meu povo, eis que amanhã trarei gafanhotos aos teus termos;
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Mert ha te nem akarod az én népemet elbocsátani, ímé én holnap sáskát hozok a te határodra.
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Nếu từ chối, không cho dân ta đi, nầy, ngày mai ta sẽ sai cào cào đến địa phận ngươi;
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Nếu từ_chối , không cho dân ta đi , nầy , ngày_mai ta sẽ sai cào_cào đến địa_phận ngươi ;
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Pakli nechceš propustiti lidu mého, aj, já uvedu zítra kobylky na krajinu tvou.
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Se tu rifiuti di lasciar partire il mio popolo, ecco io manderò da domani le cavallette sul tuo territorio
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Sicer ako se boš branil odpustiti ljudstvo moje, glej, jutri pošljem kobilice v pokrajine tvoje.
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Si rehúsas dejarlo ir, he aquí mañana yo traeré la langosta a tu territorio
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Ty om du icke vill släppa mitt folk, se, då skall jag i morgon låta gräshoppor komma över ditt land.
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Weigerst du dich, mein Volk zu lassen, siehe, so will ich morgen Heuschrecken kommen lassen an allen Orten,
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.διοτι εαν δεν θελης να εξαποστειλης τον λαον μου, ιδου, αυριον θελω φερει ακριδα επι τα ορια σου
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.а если ты не отпустишь народа Моего, то вот, завтра Я наведу саранчу на твою область:
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.Защото, ако откажеш да пуснеш людете Ми, ето, утре ще докарам скакалци в пределите ти;
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.כי אם מאן אתה לשלח את עמי הנני מביא מחר ארבה בגבלך׃
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.فانه ان كنت تأبى ان تطلق شعبي ها انا اجيء غدا بجراد على تخومك.
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.你 若 不 肯 容 我 的 百 姓 去 、 明 天 我 要 使 蝗 蟲 進 入 你 的 境 內
Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirgeler göndereceğim.你 若 不 肯 容 我 的 百姓 去 、 明天 我 要 使 蝗蟲進 入 你 的 境 內
Kapağı, kanat izleri, en küçük örümcek, çekirge;Acoperă, de aripile de lăcuste, urme, de web cele mai mici păianjen;
Kapağı, kanat izleri, en küçük örümcek, çekirge;A fedél, a szárnyak a szöcskék, a nyomok, a legkisebb pókháló;
Kapağı, kanat izleri, en küçük örümcek, çekirge;A tampa, das asas dos gafanhotos; Os traços, da teia de aranha menor;
Kapağı, kanat izleri, en küçük örümcek, çekirge;Den dækker, af vingerne af græshopper, de spor, af de mindste edderkoppespind;
Kapağı, kanat izleri, en küçük örümcek, çekirge;Der Deckel, der die Flügel der Heuschrecken; Die Spuren der kleinsten Spinnennetz;
Kapağı, kanat izleri, en küçük örümcek, çekirge;Het deksel, van de vleugels van sprinkhanen, De sporen van de website van de kleinste spin;
Kapağı, kanat izleri, en küçük örümcek, çekirge;Kattavat, ja siivet heinäsirkkoja; jälkiä, pienimpien hämähäkin verkko;
Kapağı, kanat izleri, en küçük örümcek, çekirge;흔적, 작은 거미의 웹, 메뚜기의 날개의 커버;

İlgili Sayfalar