çekinmeden ile cümle
çekinmeden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bir şey olursa, çekinmeden beni ara.If something happens, feel free to call me.
Tom çekinmeden konuştu.Tom spoke up.
Tom, hiç çekinmeden yalan söyler.Tom lies without any inhibition.
Çekinmeden tartışmaya hazırdır.She's prepared to argue without inhibition.
Tom çekinmeden arabasını sattı.Tom sold his car without hesitation.
Tom çekinmeden odaya girdi.Tom entered the room without hesitation.
Mary çekinmeden buzlu suya atladı.Mary jumped into the icy water without hesitation.
Tom teklifi çekinmeden kabul etti.Tom accepted the offer without hesitation.
Tom öneriyi çekinmeden kabul etti.Tom accepted the offer without hesitation.
Çekinmeden bütün bir limonu yiyebilir.He can eat an entire lemon without wincing.
Babasının ölümü Yamauchi'yi değiştirdi; aylarca yas tuttu ve çekinmeden ağladı.The death of his father changed Yamauchi, and he grieved for months and cried freely.
Genç yaşından itibaren, hiç çekinmeden dış politika ve Kolombiya'yı eleştirdi.From early on, he showed no inhibitions in his criticism of Colombian and foreign politics.
Böylece size çekinmeden bir şeyi açıklayacağım, benim için güzel bir şey.So I'm going to shamelessly expose something to you, which is beautiful to me.
Pusularından masum insanın üzerine atmak için. Ansızın vururlar, hiç çekinmeden.to shoot innocent men from ambushes. They shoot at him suddenly and fearlessly.
Çünkü ayakları kötülüğe koşar, Çekinmeden kan dökerler.for their feet run to evil. They hurry to shed blood.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››But arise, get down, and go with them, doubting nothing; for I have sent them."
Sen kendileriyle andlaşma yaptığın halde onlar, hiç çekinmeden, her defa andlaşmalarını bozarlar.As for those with whom you have made a treaty and who abrogate it every time, and do not fear God,
Onlar kendileriyle anlaşma yaptığında hiç çekinmeden her defasında anlaşmayı bozan kimselerdir.As for those with whom you have made a treaty and who abrogate it every time, and do not fear God,
Hiç çekinmeden gürültü patırtı yapar.Unerschrocken geht er den Geräuschen nach.
Her seferinde bunu çekinmeden söyler ve "Bob Marley aşkı başkadır" diyor.Quand il est surpris, il dit la plupart du temps cette expression : « Par les dreadlocks de Bob Marley ».
Hiç çekinmeden gürültü patırtı yapar.Elles obéirent sans un murmure.
Hiç çekinmeden gürültü patırtı yapar.Remar sin hacer ruido.
Emin tavırları ve yardımseverliliği ile epeyce saygı duyulan Hamon çekinmeden dindaşlarını müdafaa etti.Le sue parole furono accolte con disprezzo, e tacciate di temerarietà, ma furono profetiche.
Babasının ölümü Yamauchi'yi değiştirdi; aylarca yas tuttu ve çekinmeden ağladı.Смерть отца сильно изменила Хироси — на протяжении многих месяцев он сильно горевал и постоянно плакал.
Emin tavırları ve yardımseverliliği ile epeyce saygı duyulan Hamon çekinmeden dindaşlarını müdafaa etti.Однако, убедившись в их беспомощности, помещица стала попрекать беспомощностью и своими благодеяниями.
Herkes bir diğerinden, çekinmeden sigara ister.كان أحدهم عصبياً يدخن السيجارة تلو الأخرى.
Padişahın huzuruna gerektiği zaman çekinmeden çıkabilme yetkisine sahipti.Król, chcąc nie chcąc, musiał dotrzymać słowa.
Herkes bir diğerinden, çekinmeden sigara ister.Každý má právo na prostředí bez kouře.
Genç yaşından itibaren, hiç çekinmeden dış politika ve Kolombiya'yı eleştirdi.Fra tidligt i karrieren holdt han sig ikke tilbage med at kritisere colombiansk politik eller storpolitik.
Hiç çekinmeden gürültü patırtı yapar.Ngăn chặn các tiếng ồn không mong muốn.
Herkes bir diğerinden, çekinmeden sigara ister.愛煙家で、ところ構わずタバコを吸う。
Herkes bir diğerinden, çekinmeden sigara ister.Rūkomi atskyrus po vieną, bet neištiesinus.
Böylece size çekinmeden bir şeyi açıklayacağım, benim için güzel bir şey.Alors je vais sans vergogne vous exposer quelque chose, qui est beau pour moi.
Böylece size çekinmeden bir şeyi açıklayacağım, benim için güzel bir şey.Also werde ich Ihnen jetzt schamlos etwas enthüllen, was für mich sehr schön ist.
Böylece size çekinmeden bir şeyi açıklayacağım, benim için güzel bir şey.Así que voy a exponer sin pudor algo que es hermoso para mí.
Böylece size çekinmeden bir şeyi açıklayacağım, benim için güzel bir şey.Assim, vou descaradamente mostrar uma coisa, que, para mim, é bonita.
Böylece size çekinmeden bir şeyi açıklayacağım, benim için güzel bir şey.Deci, am să vă prezint fără ruşine ceva, care pentru mine este frumos.
Böylece size çekinmeden bir şeyi açıklayacağım, benim için güzel bir şey.Dunque vi mostrerò spudoratamente qualcosa che per me è bello.
Böylece size çekinmeden bir şeyi açıklayacağım, benim için güzel bir şey.Dus ik ga schaamteloos iets aan jullie onthullen dat mooi is in mijn ogen.
Böylece size çekinmeden bir şeyi açıklayacağım, benim için güzel bir şey.Jadi saya akan tidak pakai malu-malu lagi memaparkan Anda tentang sesuatu yang sangat indah bagi saya.
Böylece size çekinmeden bir şeyi açıklayacağım, benim için güzel bir şey.그래서 저는 제가 아름답다고 생각하는 것을 좀 뻔뻔스럽지만 여러분께 보여드리려고 합니다.
Böylece size çekinmeden bir şeyi açıklayacağım, benim için güzel bir şey.Så derfor vil jeg helt skamløst afsløre noget for jer, noget som er smukt for mig.
Böylece size çekinmeden bir şeyi açıklayacağım, benim için güzel bir şey.Szóval szégyentelenül meg fogok mutatni nektek valamit, ami számomra gyönyörű.
Böylece size çekinmeden bir şeyi açıklayacağım, benim için güzel bir şey.Tak vám teď bezostyšně něco poodhalím, něco, co je pro mě krásné.
Böylece size çekinmeden bir şeyi açıklayacağım, benim için güzel bir şey.Tôi sẽ trình bày ra cho các bạn một cách không e thẹn, một thứ mà tôi nghĩ là đẹp.
Böylece size çekinmeden bir şeyi açıklayacağım, benim için güzel bir şey.Zamierzam więc bezwstydnie pokazać wam coś, co dla mnie jest piękne.
Böylece size çekinmeden bir şeyi açıklayacağım, benim için güzel bir şey.Χωρίς ντροπή θα σας δείξω κάτι το οποίο, για μένα είναι πανέμορφο.
Böylece size çekinmeden bir şeyi açıklayacağım, benim için güzel bir şey.И така, безсрамно ще ви представя нещо, което за мен е красиво.
Böylece size çekinmeden bir şeyi açıklayacağım, benim için güzel bir şey.Итак, я бессовестно раскрою вам кое-что, что кажется мне красивым.
Böylece size çekinmeden bir şeyi açıklayacağım, benim için güzel bir şey.Тому я збираюся безсоромно продемонструвати вам щось, що є для мене прекрасним.
Böylece size çekinmeden bir şeyi açıklayacağım, benim için güzel bir şey.אז אני עומד להראות לכם, באופן די נמהר, משהו שהוא יפהפה בשבילי.
Böylece size çekinmeden bir şeyi açıklayacağım, benim için güzel bir şey.لذا سوف اعرض لكم بكل خجل شيء اعده جميل جداً بالنسبة لي
Böylece size çekinmeden bir şeyi açıklayacağım, benim için güzel bir şey.何が私にとって美しいかをです これは MV アグスタの F1 です
Çünkü ayakları kötülüğe koşar, Çekinmeden kan dökerler.Albowiem nogi ich ku złemu bieżą, i spieszą się na wylanie krwi.
Çünkü ayakları kötülüğe koşar, Çekinmeden kan dökerler.Căci picioarele lor aleargă la rău, şi se grăbesc să verse sînge.
Çünkü ayakları kötülüğe koşar, Çekinmeden kan dökerler.Car leurs pieds courent au mal, Et ils ont hâte de répandre le sang.
Çünkü ayakları kötülüğe koşar, Çekinmeden kan dökerler.Denn ihr Füße laufen zum Bösen und eilen, Blut zu vergießen.
Çünkü ayakları kötülüğe koşar, Çekinmeden kan dökerler.For deres føtter haster til det onde, og de er snare til å utøse blod;
Çünkü ayakları kötülüğe koşar, Çekinmeden kan dökerler.I loro passi infatti corrono verso il male e si affrettano a spargere il sangue
Çünkü ayakları kötülüğe koşar, Çekinmeden kan dökerler.Ker njih noge tečejo za hudim in kri hité prelivat.