Sahneyi ağır çekimde görmek istiyorum.I want to see the scene in slow motion.
Romero düşük bütçe sebebiyle çekimde 35 mm'lik siyah beyaz film kullandı.The small budget led Romero to shoot on 35 mm black-and-white film.
Çekimden önce sekiz haftalık bir sürede Fransız diline hakim oldu.She mastered the French language in an eight-week period before shooting.
İDDİA 10: Görüntülerin ağır çekimde çekilmiş olması.Episode 12: The models wore high class looks.
Biraz yavaş çekimde serbest atlayış yapmaya benziyor.It's like skydiving in slow motion.
Hızlı çekimde filme alınmış, bu sebeple hareket ettiğini görebiliyorsunuz.And it's been filmed under time-lapse, which is why you can see it moving.
Çekimde ne bu böyle?What is this at a shoot?
İşte bu ağır çekimde.But there it is slowed down.
Sanki çekimde yeteri kadar dünya yok gibime geliyor.I feel like this shot is inadequately globed.
Hayır, pssh, belki, evet, ama daha seksi ve yavaş çekimde (müzik)What? No, pssh, maybe, yeah, but it's sexier and slo motion-er (music)
Hızlıca yapacağım -- çok hızlı. Ama takip edin diye yavaş çekimde.So I will do it quick, very quick, but in slow motion, so you can follow.
Normal çekimde ise çok hızlı.So in full motion very fast.
Bu çekimde görülen yetişkinin adı Caroh.Now in this footage, the adult is Caroh.
Işık yavaş çekimde nasıl gözüküyor?How does light look in slow motion? [Light in Slow Motion ... 10 Billion x Slow]
Bilirsiniz, elektrikten ve manyetik çekimden falan sorumlu olan kuvvetten bahsediyoruz.You know, the force responsible for electricity and magnetic attraction and so forth.
Çekimden kısa bir süre sonra görüşüm ve duymam normale döndü. [1]Shortly after the shooting my vision and hearing returned to normal.[24]
Ayrıca telefon, 4K ve ağır çekimde (super-slow motion) video çekebilir.[3]The phone also can record 4K and super-slow motion video through the camera application.[6]
Bir dizi çekimde, yolcular yola dönmeden önce bir kış kampı görülüyor.A series of shots show a winter camp before the occupants return to the road.
"Arkadaşlarım" klipinin stüdyo içi versiyonundan görüntüler de bu çekimden geldi.Footage from the in-studio version of the "My Friends" music video also came from this shoot.
Başka bir çekimde yere düşer ama sonra bu durumdan harika bir performans çıkarır.During a later take, she falls down, but then pulls out a great performance from it.
Virginia'nın babasını oynayan Roberts sette çekimdeyken felç geçirdi.Roberts suffered a stroke on set during shooting.
Cihazda ağır çekimde video kaydetme özelliği bulunmaz.The device lacks slow motion video recording.
Ayrıca yapılan saldırılar ağır çekimde izlenilebilir.Daneben können anfliegende Projektile auch direkt angegriffen werden.
Till Lindemann ise klipte, yakın çekimde şarkısını sert bir şekilde söyler, sualtı gözlüğü takmaktadır.Till Lindemann porte sur quelques plans une grande paire de lunettes lui donnant un air menaçant.
Ayrıca yapılan saldırılar ağır çekimde izlenilebilir.Si possono anche portare attacchi sotterranei a sorpresa.
Herhangi bir hareket eden nesnenin çekimde yeni konuma atladığı görülecektir.Come ad evocare che chiunque vada lì si tuffi in una nuova esperienza.
Ayrıca yapılan saldırılar ağır çekimde izlenilebilir.Работы также могут вестись при серьёзных авариях.
Çekimden birkaç gün sonra fotoğraflar internete sızdırılmıştır.Спустя несколько дней показанный футаж просочился в Интернет.
Romero düşük bütçe sebebiyle çekimde 35 mm'lik siyah beyaz film kullandı.O baixo orçamento levou Romero a filmar em filme 35 mm preto-e-branco.
Çekimden birkaç gün sonra fotoğraflar internete sızdırılmıştır.Alguns dias depois, essas cenas vazaram na internet.
Görme algıları harekete çok duyarlıdır ve gördükleri her şeyi ağır çekimde algılarlar.É um animal muito atento e percebe tudo o que ocorre ao seu redor.
Çekimden önce sekiz haftalık bir sürede Fransız diline hakim oldu.Od 1989 przez osiem lat z rzędu docierała przynajmniej do ćwierćfinału French Open.
Çekimden birkaç gün sonra fotoğraflar internete sızdırılmıştır.Skylten togs ner flera dagar efter att bilden lades ut på internet.
Romero düşük bütçe sebebiyle çekimde 35 mm'lik siyah beyaz film kullandı.Bugetul redus l-a obligat pe Romero să filmeze pe peliculă alb-negru de 35mm.
Görme algıları harekete çok duyarlıdır ve gördükleri her şeyi ağır çekimde algılarlar.Eu sper că oamenii judecă clar și cu mintea lor ceea ce se vede.
Çekimden birkaç gün sonra fotoğraflar internete sızdırılmıştır.Λίγες μέρες αργότερα, το υλικό αυτό διέρρευσε στο διαδίκτυο.
Görme algıları harekete çok duyarlıdır ve gördükleri her şeyi ağır çekimde algılarlar.Spionerer og optager alt, hvad han ser.
Ayrıca yapılan saldırılar ağır çekimde izlenilebilir.Det forræderi der finder sted kan også virke stærkt.
Tek bir çekimin tamamlanması, yönetmen çekimden tamamıyla memnun olana kadar, dört gün sürdü.Det tog dem fire dage at passere dette sted, ifølge forfatteren.
Görme algıları harekete çok duyarlıdır ve gördükleri her şeyi ağır çekimde algılarlar.Ser du ikke at sammensvergelsene er lamslåtte av at alle disse kjenner til den?
Romero düşük bütçe sebebiyle çekimde 35 mm'lik siyah beyaz film kullandı.因為預算太少,使得雷美奧得採用35釐米的黑白底片來拍攝。
Yakın çekimden fermuar Fermuarın açılması Fermuarın kapanması폐쇄를 강조하여 폐쇄음(閉鎖音, stop)이라고도 한다.
Ama takip edin diye yavaş çekimde.Aber in Zeitlupe, damit ihr mir folgen könnt.
Ama takip edin diye yavaş çekimde.Dar cu încetinitorul ca să mă puteţi urmări.
Ama takip edin diye yavaş çekimde.Et aussi au ralenti pour que vous suiviez.
Ama takip edin diye yavaş çekimde.아주빨리요. 하지만 천천히 하죠 여러분이 볼수있도록요.
Ama takip edin diye yavaş çekimde.Ma al rallentatore così potrete seguirmi.
Ama takip edin diye yavaş çekimde.Men i slow-motion så att ni kan hänga med.
Ama takip edin diye yavaş çekimde.Mutta hidastettuna, jotta voitte seurata.
Ama takip edin diye yavaş çekimde.Zodat je het kan volgen.
Ama takip edin diye yavaş çekimde.Но в забавен каданс, за да може да следите-.
Ama takip edin diye yavaş çekimde.מאוד מהר. אבל בהילוך איטי כך שתוכלו לעקוב.
Ama takip edin diye yavaş çekimde.سريع جدا. لكن بحركة بطيئة بحيث يمكنكم المتابعة.
Ama takip edin diye yavaş çekimde.(笑)
Bilirsiniz, elektrikten ve manyetik çekimden falan sorumlu olan kuvvetten bahsediyoruz.Bạn biết đấy, lực gây ra điện năng và sự hút từ, v.v...
Bilirsiniz, elektrikten ve manyetik çekimden falan sorumlu olan kuvvetten bahsediyoruz.I ved, kraften, der er skyld i elektricitet og magnetisk tiltrækning og så videre.
Bilirsiniz, elektrikten ve manyetik çekimden falan sorumlu olan kuvvetten bahsediyoruz.Je weet wel, de kracht verantwoordelijk voor elektriciteit en magnetische aantrekking, enzovoort.
Bilirsiniz, elektrikten ve manyetik çekimden falan sorumlu olan kuvvetten bahsediyoruz.아시다시피, 전자기력이란 전기와 자기적 인력과 척력 등을 포괄하는 힘입니다.
Bilirsiniz, elektrikten ve manyetik çekimden falan sorumlu olan kuvvetten bahsediyoruz.Sapete, quella forza responsabile dell'elettricità, dell'attrazione magnetica e così via.
Bilirsiniz, elektrikten ve manyetik çekimden falan sorumlu olan kuvvetten bahsediyoruz.Sie wissen schon. Die Kraft, die für die Elektrizität und magnetische Anziehung verantwortlich ist.