çekiş ile cümle
çekiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kura çekişmeleri sona erdirir, Güçlü rakipleri uzlaştırır.掣籤 能 止息 爭競 、 也 能 解散 強勝 的 人
Meclis konusmacisi Boehner Senatör Reid'in yanina yanasti ve sonra berbat bir cekismenin icine girdilerDer Sprecher des Repräsentantenhauses Boehner fuhr neben Senator Reid und sie fingen einen üblen Streit an
Meclis konusmacisi Boehner Senatör Reid'in yanina yanasti ve sonra berbat bir cekismenin icine girdilerانسحب "رئيس مجلس النواب بونر" له عجلات بجوار السيناتور ريد وثم أنهم وصلوا إلى tiff النكراء
Natsumi adındaki bir kız bayan Smith odadan çıkarken kendisine geldi eteğinden çekiştirip ona sordu,Dievčatko menom Natsumi dokonca oslovilo slečnu Smithovú, keď odchádzalo, zaťahalo ju za sukňu a spýtalo sa:
Natsumi adındaki bir kız bayan Smith odadan çıkarken kendisine geldi eteğinden çekiştirip ona sordu,Dívka jménem Natsumi dokonce přišla k paní Smithové, když odcházela, zatahala ji za sukni a požádala:
Natsumi adındaki bir kız bayan Smith odadan çıkarken kendisine geldi eteğinden çekiştirip ona sordu,Dziewczynka o imieniu Natsumi wychodząc z sali podeszła do Pani Smith, pociągnęła ją za spódnice i poprosiła:
Natsumi adındaki bir kız bayan Smith odadan çıkarken kendisine geldi eteğinden çekiştirip ona sordu,Ein Mädchen namens Natsumi ging sogar beim herausgehen auf Miss Smith zu, zupfte an ihrem Rock und bat:
Natsumi adındaki bir kız bayan Smith odadan çıkarken kendisine geldi eteğinden çekiştirip ona sordu,En flicka som hette Natsumi gick till och med fram till Miss Smith och drog nervöst i sin kjol och sade:
Natsumi adındaki bir kız bayan Smith odadan çıkarken kendisine geldi eteğinden çekiştirip ona sordu,나쯔미라는 소녀는 스미쓰씨에게 다가가 그녀가 방에서 나갈 때 치마를 잡으며 부탁했었습니다,
Natsumi adındaki bir kız bayan Smith odadan çıkarken kendisine geldi eteğinden çekiştirip ona sordu,Một bé gái tên Natsumi thậm chí còn tiếp xúc với cô Smith khi bé rời khỏi phòng và kéo váy cô Smith hỏi,
Natsumi adındaki bir kız bayan Smith odadan çıkarken kendisine geldi eteğinden çekiştirip ona sordu,Seorang gadis bernama Natsumi bahkan menghampiri nona Smith waktu pulang menarik roknya dan berkata
Natsumi adındaki bir kız bayan Smith odadan çıkarken kendisine geldi eteğinden çekiştirip ona sordu,Tyttö nimeltä Natsumi jopa
Natsumi adındaki bir kız bayan Smith odadan çıkarken kendisine geldi eteğinden çekiştirip ona sordu,Когда мисс Смит выходила из комнаты, девочка Нацуми даже подошла к ней, потянула ее за юбку и попросила:
Natsumi adındaki bir kız bayan Smith odadan çıkarken kendisine geldi eteğinden çekiştirip ona sordu,ילדה בשם נטסומי אפילו התקרבה לגב' סמית כשיצאה מהחדר, משכה בחצאיתה ושאלה:
Natsumi adındaki bir kız bayan Smith odadan çıkarken kendisine geldi eteğinden çekiştirip ona sordu,فتاة اسمها ناتسومي اقتربت من الانسة سميث وشدت تنورتها وقالت لها
Natsumi adındaki bir kız bayan Smith odadan çıkarken kendisine geldi eteğinden çekiştirip ona sordu,別れ際 スミスに駆け寄り ぴったり くっついて言いました "ママの言う通りにしたって
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.A gyûlölség szerez versengést; minden vétket pedig elfedez a szeretet.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.El odio despierta contiendas, pero el amor cubre todas las faltas
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Haat leidt tot onrust en ruzies; de liefde bedekt echter al het menselijk falen.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Had vækker Splid, Kærlighed skjuler alle Synder.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Haß erregt Hader; aber Liebe deckt zu alle Übertretungen.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Hat uppväcker trätor, men kärlek skyler allt som är brutet.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Hat vekker trette, men kjærlighet dekker over alle overtredelser.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Kebencian menimbulkan pertengkaran; cinta kasih mengampuni semua kesalahan
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.미움은 다툼을 일으켜도 사랑은 모든 허물을 가리우느니라
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.La haine excite des querelles, Mais l`amour couvre toutes les fautes.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.L'odio suscita litigi, l'amore ricopre ogni colpa
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Nenávisť vzbudzuje sváry, ale láska prikrýva všetky prestúpenia.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Nenávist vzbuzuje sváry, ale láska přikrývá všecka přestoupení.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Nienawiść wzbudza swary; ale miłość wszystkie przestępstwa pokrywa.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.O ódio excita contendas; mas o amor cobre todas as transgressões.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Sovraštvo zbuja prepire, a ljubezen prikriva vse pregreške.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Sự ghen ghét xui điều cãi lộn; Song lòng thương yêu lấp hết các tội phạm.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Sự ghen_ghét xui điều cãi_lộn ; Song lòng thương_yêu lấp hết các tội_phạm .
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Ura stîrneşte certuri, dar dragostea acopere toate greşelile. -
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Viha virittää riitoja, mutta rakkaus peittää rikkomukset kaikki.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Το μισος διεγειρει εριδας αλλ' η αγαπη καλυπτει παντα τα σφαλματα.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Ненависть возбуждает раздоры, но любовь покрывает все грехи.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Омразата повдига раздори, А любовта покрива всички погрешки.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.שנאה תעורר מדנים ועל כל פשעים תכסה אהבה׃
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.البغضة تهيج خصومات والمحبة تستر كل الذنوب.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.恨 、 能 挑 啟 爭 端 . 愛 、 能 遮 掩 一 切 過 錯
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.恨 、 能 挑啟爭端 . 愛 、 能 遮掩 一切 過錯
Ne varsa, adı çoktan konmuştur, İnsanın da ne olduğu biliniyor. Kimse kendinden güçlü olanla çekişemez.이미 있는 무엇이든지 오래 전부터 그 이름이 칭한 바 되었으며 사람이 무엇인지도 이미 안 바 되었나니 자기보다 강한 자와 능히 다툴 수 없느니라
Ne varsa, adı çoktan konmuştur, İnsanın da ne olduğu biliniyor. Kimse kendinden güçlü olanla çekişemez.מה שהיה כבר נקרא שמו ונודע אשר הוא אדם ולא יוכל לדין עם שהתקיף ממנו׃
Ne varsa, adı çoktan konmuştur, İnsanın da ne olduğu biliniyor. Kimse kendinden güçlü olanla çekişemez.الذي كان فقد دعي باسم منذ زمان وهو معروف انه انسان ولا يستطيع ان يخاصم من هو اقوى منه.
Ne varsa, adı çoktan konmuştur, İnsanın da ne olduğu biliniyor. Kimse kendinden güçlü olanla çekişemez.先 前 所 有 的 、 早 已 起 了 名 . 並 知 道 何 為 人 . 他 也 不 能 與 那 比 自 己 力 大 的 相 爭
Ne varsa, adı çoktan konmuştur, İnsanın da ne olduğu biliniyor. Kimse kendinden güçlü olanla çekişemez.先前 所有 的 、 早 已 起 了 名 . 並 知道 何為人 . 他 也 不 能 與 那 比 自己 力大 的 相爭
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.A haragos háborgást szerez; és a dühösködõnek sok a vétke.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Člověk hněvivý vzbuzuje svár, a prchlivý mnoho hřeší.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Człowiek gniewliwy wszczyna zwadę, a pierzchliwy wiele grzeszy.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Den som er snar til vrede, vekker trette, og en hastig mann gjør ofte det som er ondt.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Ein zorniger Mann richtet Hader an, und ein Grimmiger tut viel Sünde.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.El hombre iracundo suscita contiendas, y el furioso comete muchas transgresiones
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.En snarsticken man uppväcker träta, och den som lätt förtörnas begår ofta överträdelse.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Hidsig Mand vækker Strid, vredladen Mand gør megen Synd.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Hnevivý človek vzbudzuje svár a prchký človek sa dopúšťa mnoho prestúpení.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Iemand die snel kwaad wordt, lokt ruzie uit en een opvliegend mens zondigt maar al te gemakkelijk.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.노하는 자는 다툼을 일으키고 분하여 하는 자는 범죄함이 많으니라
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Naglojezni napravlja prepire in togotni je greha poln.