çekiş ile cümle

çekiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu fok, bir pengueni kafasından yakalayıp onu ileri geri çekiştiriyor.וההידרורגה הנמרית הזאת לוקחת פינגווין בראשו, ומעיפה אותו אחורה וקדימה.
Bu fok, bir pengueni kafasından yakalayıp onu ileri geri çekiştiriyor.وها هو فهد بحر يفترس بطريقاً من راسه ومن ثم يقلبه يمنة ويسرة
Bu fok, bir pengueni kafasından yakalayıp onu ileri geri çekiştiriyor.振り回していました 中身を引っ張り出して
Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmelerini isterim.Akarom azért, hogy imádkozzanak a férfiak minden helyen, tiszta kezeket emelvén föl harag és versengés nélkül.
Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmelerini isterim.Chcem tedy, aby sa mužovia modlili na každom mieste a pozdvihovali sväté ruky bez hnevu a bez pochybovania.
Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmelerini isterim.Chcę tedy, aby się mężowie modlili na każdem miejscu, podnosząc czyste ręce bez gniewu i bez poswarku.
Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmelerini isterim.Hočem torej, da molijo možje v vsakem kraju, dvigajoč svete roke brez jeze in dvoma.
Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmelerini isterim.Jeg vil altså at mennene på hvert sted skal bede så at de opløfter hellige hender, uten vrede og trette;
Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmelerini isterim.Je veux donc que les hommes prient en tout lieu, en élevant des mains pures, sans colère ni mauvaises pensées.
Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmelerini isterim.그러므로 각처에서 남자들이 분노와 다툼이 없이 거룩한 손을 들어 기도하기를 원하노라
Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmelerini isterim.Minä tahdon siis, että miehet rukoilevat, joka paikassa kohottaen pyhät kädet ilman vihaa ja epäilystä;
Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmelerini isterim.Quero, pois, que os homens orem em todo lugar, levantando mãos santas, sem ira nem contenda.
Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmelerini isterim.Quiero, pues, que los hombres oren en todo lugar, levantando manos piadosas, sin ira ni discusión
Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmelerini isterim.Så vil jeg da, at Mændene på ethvert Sted, hvor de bede, skulle opløfte fromme Hænder uden Vrede og Trætte.
Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmelerini isterim.Saya mau supaya di manapun juga kaum pria berdoa dengan hati yang suci, tanpa kemarahan atau perselisihan
Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmelerini isterim.So will ich nun, daß die Männer beten an allen Orten und aufheben heilige Hände ohne Zorn und Zweifel.
Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmelerini isterim.Θελω λοιπον να προσευχωνται οι ανδρες εν παντι τοπω, υψονοντες καθαρας χειρας χωρις οργης και δισταγμου.
Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmelerini isterim.Итак желаю, чтобы на всяком месте произносили молитвы мужи, воздевая чистые руки без гнева исомнения;
Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmelerini isterim.Оце ж хочу, щоб молились чоловіки на всякому місці, здіймаючи вгору преподобні руки, без гнїва і змагання.
Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmelerini isterim.לכן רצוני שיתפללו האנשים בכל מקום וישאו ידיהם קדש בלי כעס ומדון׃
Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmelerini isterim.فاريد ان يصلّي الرجال في كل مكان رافعين ايادي طاهرة بدون غضب ولا جدال.
Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmelerini isterim.我 願 男 人 無 忿 怒 、 無 爭 論 、 〔 爭 論 或 作 疑 惑 〕 舉 起 聖 潔 的 手 、 隨 處 禱 告
Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmelerini isterim.我 願 男人 無 忿怒 、 無爭論 、 〔 爭論 或 作 疑惑 〕 舉起 聖潔 的 手 、 隨處 禱告
Buradaki çekişme, kurumun imkan sağlayıcı tarafı ile, kurumun engel olma niteliği arasında.A lényeges különbség aközött van, hogy az intézmény lehetővé tesz, vagy akadályoz.
Buradaki çekişme, kurumun imkan sağlayıcı tarafı ile, kurumun engel olma niteliği arasında.A tensão aqui é entre a instituição como promotora e a instituição como obstáculo.
Buradaki çekişme, kurumun imkan sağlayıcı tarafı ile, kurumun engel olma niteliği arasında.Dan permasalahannya di sini adalah antara institusi sebagai pendukung dan institusi sebagai penghalang.
Buradaki çekişme, kurumun imkan sağlayıcı tarafı ile, kurumun engel olma niteliği arasında.Der Bogen spannt sich hier von einer Institution als Ermöglicher zu einer Institution als Verhinderer.
Buradaki çekişme, kurumun imkan sağlayıcı tarafı ile, kurumun engel olma niteliği arasında.De spanning hier ligt tussen de instelling als schepper van mogelijkheden en de instelling als obstakel.
Buradaki çekişme, kurumun imkan sağlayıcı tarafı ile, kurumun engel olma niteliği arasında.Dochádza tu k napätiu medzi inštitúciou ako pomocníkom a inštitúciou ako prekážkou.
Buradaki çekişme, kurumun imkan sağlayıcı tarafı ile, kurumun engel olma niteliği arasında.Et la tension ici est entre l'institution en tant que facilitateur et l'institution en tant qu'obstacle.
Buradaki çekişme, kurumun imkan sağlayıcı tarafı ile, kurumun engel olma niteliği arasında.여기서는 무언가를 가능하게 하는 기관의 역할과 아니면 방해하는 기관의 역할 간의 긴장 관계가 생깁니다.
Buradaki çekişme, kurumun imkan sağlayıcı tarafı ile, kurumun engel olma niteliği arasında.Qui la questione è tra l'istituzione come agente abilitante e l'istituzione come ostacolo.
Buradaki çekişme, kurumun imkan sağlayıcı tarafı ile, kurumun engel olma niteliği arasında.Różnica jest w postrzeganiu instytucji jako umożliwiającej oraz instytucji jako przeszkadzającej.
Buradaki çekişme, kurumun imkan sağlayıcı tarafı ile, kurumun engel olma niteliği arasında.Si tensiunea aici este intre institutia ca facilitator si institutia ca obstacol.
Buradaki çekişme, kurumun imkan sağlayıcı tarafı ile, kurumun engel olma niteliği arasında.Y la tensión acá es entre la Institución, como facilitadora y la Instutución como obstáculo.
Buradaki çekişme, kurumun imkan sağlayıcı tarafı ile, kurumun engel olma niteliği arasında.Και το ενδιαφέρον εδώ είναι μεταξύ του οργανισμού ως καταλύτης και του οργανισμού ως εμπόδιο.
Buradaki çekişme, kurumun imkan sağlayıcı tarafı ile, kurumun engel olma niteliği arasında.Противоречие здесь между тем, какие возможности предоставляет организация и тем, какие преграды она ставит.
Buradaki çekişme, kurumun imkan sağlayıcı tarafı ile, kurumun engel olma niteliği arasında.Противоречието е между възможностите на институцията и преградите, които издига.
Buradaki çekişme, kurumun imkan sağlayıcı tarafı ile, kurumun engel olma niteliği arasında.והמתח כאן הוא בין המוסד כמאפשר והמוסד כמכשול.
Buradaki çekişme, kurumun imkan sağlayıcı tarafı ile, kurumun engel olma niteliği arasında.والتوتر هنا بين المؤسسة كشكل يتيح الفرص والمؤسسة كمعيق لذلك.
Buradaki çekişme, kurumun imkan sağlayıcı tarafı ile, kurumun engel olma niteliği arasında.緊張関係があります この分布の
Bu tür biz zamanda, partiler arası çekişmenin veya politik küstahlığın ortaya çıkmasına izin veremeyiz.La nación, como saben, está en un punto crítico.
Bu tür biz zamanda, partiler arası çekişmenin veya politik küstahlığın ortaya çıkmasına izin veremeyiz.La nazione,come sapete, si trova ad un punto critico.
Bu tür biz zamanda, partiler arası çekişmenin veya politik küstahlığın ortaya çıkmasına izin veremeyiz.Το έθνος, όπως ξέρετε, βρίσκεται σε κρίσιμη καμπή.
Bu tür biz zamanda, partiler arası çekişmenin veya politik küstahlığın ortaya çıkmasına izin veremeyiz.الأمة، كما تعلمون، وصلت الى نقطة حرجة. في مثل هذا الوقت، لا يمكننا المخاطرة
Çekiş gücümüzü ve ya yönümüzü kaybetmek istemeyiz.Chúng tôi không muốn mất cả lực kéo lẫn hướng đi.
Çekiş gücümüzü ve ya yönümüzü kaybetmek istemeyiz.견인력과 방향을 잃고 싶진 않을 겁니다.
Çekiş gücümüzü ve ya yönümüzü kaybetmek istemeyiz.Não queremos perder poder de arrasto, nem direção.
Çekiş gücümüzü ve ya yönümüzü kaybetmek istemeyiz.Nem akarunk veszíteni a húzóerőből, sem az irányból.
Çekiş gücümüzü ve ya yönümüzü kaybetmek istemeyiz.Non vogliamo perdere forza di trazione, né direzione.
Çekiş gücümüzü ve ya yönümüzü kaybetmek istemeyiz.No queremos perder la capacidad de tracción ni la dirección.
Çekiş gücümüzü ve ya yönümüzü kaybetmek istemeyiz.Nous ne voulons pas perdre en puissance de traction, ni en trajectoire.
Çekiş gücümüzü ve ya yönümüzü kaybetmek istemeyiz.Nu vrem să pierdem puterea de tracţiune, nici direcţia.
Çekiş gücümüzü ve ya yönümüzü kaybetmek istemeyiz.Statek nie traci ani mocy ani kierunku.
Çekiş gücümüzü ve ya yönümüzü kaybetmek istemeyiz.We willen onze trekkracht en onze richting behouden.
Çekiş gücümüzü ve ya yönümüzü kaybetmek istemeyiz.Wir wollen weder Zugkraft noch unsere Richtung verlieren.
Çekiş gücümüzü ve ya yönümüzü kaybetmek istemeyiz.Не искаме да загубим нито теглителна сила, нито посока.
Çekiş gücümüzü ve ya yönümüzü kaybetmek istemeyiz.Так не будут потеряны мощность буксировки и направление.
Çekiş gücümüzü ve ya yönümüzü kaybetmek istemeyiz.אנו לא רוצים לאבד את יכולת הגרירה ולא את הכיוון.
Çekiş gücümüzü ve ya yönümüzü kaybetmek istemeyiz.لا نريد أن نفقد قوة الجر أو الاتجاه.

İlgili Sayfalar