çekiç ile cümle

çekiç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O dikkat çekiciydi.That was remarkable.
O aslında ilgi çekici görünüyor.That actually sounds intriguing.
Lütfen beni Tom'la konuşan çekici kızla tanıştır.Please introduce me to the attractive girl who is talking with Tom.
Mary, Asyalı erkeklere çekici gelmiyor.Mary is not attracted to Asian men.
Onun sinirliliği dikkat çekiciydi.Her nervousness was noticeable.
Sivrisinekler koyu giysiler giyen insanlar için daha çekici görünmektedir.Mosquitoes seem to be more attracted to people wearing dark clothes.
Tom'u son gördüğümde o, çekici genç bir kadınla birlikteydi.The last time I saw Tom he was with an attractive young woman.
Tom Fransızcada dikkat çekici bir gelişme yaptı.Tom has made remarkable progress in French.
Bu çok ilgi çekici bir engel parkuru.This is a very challenging obstacle course.
Bu hem ilgi çekici hem de heyecan verici.It's both challenging and exciting.
O önemli bir turistik çekicilik.It's a major tourist attraction.
Mary'nin çok çekici olduğunu düşünüyorum.I think Mary is very attractive.
Tom Mary'ye ilgi çekici görünüyor.Tom seems attracted to Mary.
Mary çekici bir kadındır.Mary is an attractive woman.
Mary çekici bir kızdır.Mary is an attractive girl.
O çekici görünüyordu.She looked glamorous.
Onu neden çekici bulduğundan emin değildi.He wasn't sure why he found her attractive.
O final sınavlarında dikkat çekici notlar kazandı.She earned remarkable grades at the final exams.
Senin raporun iyi, hatta dikkat çekici.Your report is good - even remarkable.
Onun çok dikkat çekici olduğunu düşündüm.I thought that was remarkable.
Sanırım horozların başının üstündeki ibik çekici.I think the crest on the top of the head of roosters is attractive.
Tom Mary'den daha ilgi çekici.Tom is more interesting than Mary.
Bu dikkat çekici bir yer.This is a remarkable place.
O kültürün erkekleri için, aşırı uzun boyunlu kadınlar çekici olarak kabul edilir.For men of that culture, women with extremely long necks are considered attractive.
Tom çok çekici olabilir.Tom can be very charming.
O kadar ilgi çekici değilim.I'm not that interesting.
Mary o kadar çekici değil.Mary isn't that attractive.
Masayı tamir etmek için bir çekice ihtiyacım var.I need a hammer to repair the table.
Mary kesinlikle çekici.Mary is certainly attractive.
Ev özellikle dikkat çekici değildi.The house wasn't particularly remarkable.
O çok çekici bir kadın.She is a very attractive woman.
O çekici bana ver.Hand me that hammer.
O çekici bana uzat.Pass me that hammer.
Dün bir kitap satışına gittim ama kitapların hiçbiri ilgi çekici değildi.I went to a book sale yesterday, but none of the books were interesting.
Olimpiyat sporcuları fiziksel olarak çekici olma eğilimindedirOlympic athletes tend to be physically attractive.
Kişisel yayıncılık çekici bir seçenek olabilir.Self-publishing may be an attractive option.
Belki de ilgi çekici değildir.Maybe it's not interesting.
O kesinlikle ilgi çekici ve tutkulu bir insan.She's certainly an interesting and passionate person.
Lütfen çekiçle vurmayı bırakın.Please stop hammering.
Tom çekici bir adam.Tom is an attractive guy.
Tom'un çekiciliği var.Tom has charisma.
Çocuklar bal küpünün etrafındaki sinekler gibi çekici kadının etrafına üşüştü.Boys flocked to the attractive woman like flies around a honeypot.
Ben çekici nereye koydum?Where did I put the hammer?
Çekiçle daha dikkatli ol - parmağıma vurma!Be more careful with the hammer - don't hit my finger!
İlgi çekici bir film izledik.We watched an interesting movie.
Bence bu ilgi çekici.I think it's intriguing.
Tom bütün gün çekiç sallıyor.Tom has been hammering all day.
Mary onu çekici buldu.Mary found him charming.
Bu şeylerin hiçbiri çekici görünmüyor.None of these things look tempting.
Tom son derece çekici bir adam.Tom is an extremely charming guy.
Tom, Fransızcada dikkat çekici ilerleme kaydetti.Tom made remarkable progress in French.
Bence o gerçekten çekici.I think that's really appealing.
Onun ilgi çekici olacağını düşünüyorum.I think it would be interesting.
Dikkat çekici bir yolculuk oldu.It's been a remarkable journey.
İlgi çekici bir durumdu.It was an intriguing situation.
Tom dikkat çekici sonuçlara ulaştı.Tom achieved remarkable results.
Farklılık ilgi çekicidir.The difference is interesting.
Bu dikkat çekici bir bulgudur.This is a remarkable finding.
Onu çok ilgi çekici buldum.I found it very interesting.
Bu seçim ilgi çekicidir.This choice is interesting.

İlgili Sayfalar