çeken ile cümle
çeken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Горко на ония, които теглят беззаконието си с въжета от лъжи*, И грехът като с ремъци от товарна кола, -
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!הוי משכי העון בחבלי השוא וכעבות העגלה חטאה׃
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!ويل للجاذبين الاثم بحبال البطل والخطية كانه بربط العجلة
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!禍 哉 、 那 些 以 虛 假 之 細 繩 牽 罪 孽 的 人 、 他 們 又 像 以 套 繩 拉 罪 惡
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!禍哉 、 那些 以 虛假 之 細繩牽 罪孽 的 人 、 他 們 又 像 以 套繩拉 罪惡
Tabi eğer, bu cismi iten çeken döndüren veya başka bir şey yapan bir cisim yoksa.A não ser que haja alguém aqui tentando puxá-la, empurrá-la, ou fazer algo com ela.
Tabi eğer, bu cismi iten çeken döndüren veya başka bir şey yapan bir cisim yoksa.Dopóki ktoś nie spróbuje go popchnąć lub przetoczyć lub czegokolwiek z nim zrobić.
Tabi eğer, bu cismi iten çeken döndüren veya başka bir şey yapan bir cisim yoksa.For eksempel hvis én forsøger at skubbe til stenen. Rulle den, eller gøre noget andet ved stenen.
Tabi eğer, bu cismi iten çeken döndüren veya başka bir şey yapan bir cisim yoksa.누군가가 밀거나 굴리거나 무언가를 하지 않으면 그 상태를 유지할 것입니다
Tabi eğer, bu cismi iten çeken döndüren veya başka bir şey yapan bir cisim yoksa.Qualcuno quì sta provando a spingerla o farla rotolare o fargli qualcosa.
Tabi eğer, bu cismi iten çeken döndüren veya başka bir şey yapan bir cisim yoksa.Salvo que alguien trate de empujarla, rodarla, o hacerle algo.
Tabi eğer, bu cismi iten çeken döndüren veya başka bir şey yapan bir cisim yoksa.Κάποιος πρέπει να προσπαθήσει να την σπρώξει, να την κυλίσει ή να κάνει κάτι σ' αυτην.
Tabi eğer, bu cismi iten çeken döndüren veya başka bir şey yapan bir cisim yoksa.Освен ако някой не се опита да я бута, или търкаля, или й направи нещо.
Tabi eğer, bu cismi iten çeken döndüren veya başka bir şey yapan bir cisim yoksa.אלא אם כן מישהו ינסה לדחוף אותו, לגלגל אותו או כל דבר אחר.
Tabi eğer, bu cismi iten çeken döndüren veya başka bir şey yapan bir cisim yoksa.إلا إذا حاول أحد دفع الصخرة أو دحرجتها أو يفعل أى شئ لها.
Tabi eğer, bu cismi iten çeken döndüren veya başka bir şey yapan bir cisim yoksa.第1法則で、ピンとこないのは、後半の部分。
Tek acı çeken sen değilsin.Nem csak te vagy, aki szenvedett.
Tek acı çeken sen değilsin.Σου λέω ότι δεν ήσουν η μόνη που ένιωθε πληγωμένη.
Tek acı çeken sen değilsin.لست الوحيدة التي تألمت
Teknoloji'de ilgimi çeken asıl olay sadece mp3 çalarlara giderek daha fazla sığması değil.Mas o que, de facto, me entusiasma na tecnologia não é o poder ter mais músicas no leitor de MP3.
Teknoloji'de ilgimi çeken asıl olay sadece mp3 çalarlara giderek daha fazla sığması değil.Mikä todella kolahtaa minuun teknologiassa, ei ole vain se, että saamme lisää kappaleita mp3-soittimiimme.
Teknoloji'de ilgimi çeken asıl olay sadece mp3 çalarlara giderek daha fazla sığması değil.그런데 기술적인 면에서 저를 정말로 일깨워 준 것은 mp3 플레이어에 점점 더 많은 곡들을 넣을 수 있게 된 것 뿐만은 아닙니다.
Teknoloji'de ilgimi çeken asıl olay sadece mp3 çalarlara giderek daha fazla sığması değil.mp3プレイヤーの曲を増やす能力でもないんだ 革命 この革命とはそれより遙かに大きなものだ
Teknoloji'de ilgimi çeken asıl olay sadece mp3 çalarlara giderek daha fazla sığması değil.Това, което ме поразява в технологиите е не просто възможността да кача повече песни на mp3 плейъра си.
Teknoloji'de ilgimi çeken asıl olay sadece mp3 çalarlara giderek daha fazla sığması değil.מה שמדליק אותי בטכנולוגיה הוא לא רק שאפשר לקבל יותר שירים על MP3.
Teknoloji'de ilgimi çeken asıl olay sadece mp3 çalarlara giderek daha fazla sığması değil.لكن حقيقة ما يجذبني نحو التكنولوجيا ليست مجرد القدرة على الحصول على المزيد من الأغاني على مشغلات الموسيقي.
Thomas Newcomen suları çeken kömürle çalışan icadı geliştirdi Böylece madenciler kazmaya devam edebildiler.뉴커먼이 발명한 증기 펌프로 물을 퍼낼 수 있게 되자
Thomas Newcomen suları çeken kömürle çalışan icadı geliştirdi Böylece madenciler kazmaya devam edebildiler.Samuel Newcomen wymyśla napędzany węglem silnik parowy który wypompowuje wodę aby górnicy mogli dalej kopać
Thomas Newcomen suları çeken kömürle çalışan icadı geliştirdi Böylece madenciler kazmaya devam edebildiler.Thomas Newcomen feltalálta a szenet égető gőzgépet a víz szivattyúzására, és a bányászok tovább tudtak ásni.
Turtayı aşağı çeken yerçekimi kuvveti ne olacak? -Тож якою є сила тяжіння, що тягне пиріг вниз?
Turtayı aşağı çeken yerçekimi kuvveti ne olacak? -מהו כוח הכובד המושך את העוגה מטה?
Ve bu da muhtemelen asansörü çeken ipteki gerilmedir. -엘레베이터가 받은 일을 구할 수 있습니다
Ve bu da muhtemelen asansörü çeken ipteki gerilmedir. -יש להניח שמתיחות הכבל מושך אותה כלפי מעלה, והיא עושה
Ve bundan kim acı çekiyor? Bundan acı çeken gerçekte kim?A kto tým trpí, kto tým skutočne trpí.
Ve bundan kim acı çekiyor? Bundan acı çeken gerçekte kim?A podívej se, kdo tím trpí, kdo tím skutečně trpí.
Ve bundan kim acı çekiyor? Bundan acı çeken gerçekte kim?És nézd meg ki az, aki szenved ettől?
Ve bundan kim acı çekiyor? Bundan acı çeken gerçekte kim?Et regarde qui en souffre, qui, réellement, en souffre ?
Ve bu onun azap çeken durumundan kaçışıdır.Dan itulah jalan keluar dari keadaannya yang tersiksa.
Ve bu onun azap çeken durumundan kaçışıdır.És ez egy menekülés meggyötört állapotából.
Ve bu onun azap çeken durumundan kaçışıdır.Et c'est une évasion de son état tourmenté.
Ve bu onun azap çeken durumundan kaçışıdır.Isso é uma fuga da sua mente atormentada.
Ve bu onun azap çeken durumundan kaçışıdır.Je to pro něj únik ze zmučeného stavu.
Ve bu onun azap çeken durumundan kaçışıdır.그것은 고통으로부터의 해방입니다.
Ve bu onun azap çeken durumundan kaçışıdır.Och det är en väg ut från hans kvalfyllda tillstånd.
Ve bu onun azap çeken durumundan kaçışıdır.Și asta este o evadare din starea lui de suferință.
Ve bu onun azap çeken durumundan kaçışıdır.To jego ucieczka od udręki.
Ve bu onun azap çeken durumundan kaçışıdır.Und so entflieht er seinen quälenden Zuständen.
Ve bu onun azap çeken durumundan kaçışıdır.Và một cách để trốn thoát khỏi trạng thái đau đớn đó.
Ve bu onun azap çeken durumundan kaçışıdır.Y esto es un escape de su estado atormentado.
Ve bu onun azap çeken durumundan kaçışıdır.Zo ontvlucht hij.. zijn getroubleerde aanvallen.
Ve bu onun azap çeken durumundan kaçışıdır.Κι έτσι δραπετεύει από τη μαρτυρική του κατάσταση.
Ve bu onun azap çeken durumundan kaçışıdır.А това е бягство от мъчителното му състояние.
Ve bu onun azap çeken durumundan kaçışıdır.И это спасение от его мучительного состояния.
Ve bu onun azap çeken durumundan kaçışıdır.І для нього це втеча від страждань.
Ve bu onun azap çeken durumundan kaçışıdır.וזוהי בריחה מהמצב המעונה שלו.
Ve bu onun azap çeken durumundan kaçışıdır.وكان هذا هو مهربه من حالته الهوسية التي كانت تعذب نفسه
Ve bu onun azap çeken durumundan kaçışıdır.苛まれた状態から解放します 私はこれこそ芸術の本質なのだと思います
Ve bu, şu anda çoğu insanın ilgilenmediği ama bizim çok ilgimizi çeken bir bağlantı.A toto je spojení, které právě teď většina lidí nesleduje, ale které nás fascinuje.
Ve bu, şu anda çoğu insanın ilgilenmediği ama bizim çok ilgimizi çeken bir bağlantı.Dan hubungan ini tidak diteliti oleh banyak orang saat ini, namun kami sangat tertarik dengan itu.
Ve bu, şu anda çoğu insanın ilgilenmediği ama bizim çok ilgimizi çeken bir bağlantı.Ed è una connessione che la maggior parte delle persone non sta studiando, ma dalla quale siamo affascinati.
İlgili Sayfalar