çeken ile cümle
çeken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Şimdi, epey bir ilgimizi çeken bir diğer bir uydu, ve o Titan.Er is nog een hemellichaam dat veel aandacht trok, en dat is Titan.
Şimdi, epey bir ilgimizi çeken bir diğer bir uydu, ve o Titan.Ještě jeden satelit vyvolává velkou pozornost, a to Titan.
Şimdi, epey bir ilgimizi çeken bir diğer bir uydu, ve o Titan.관심을 많이 받는 다른 위성으로
Şimdi, epey bir ilgimizi çeken bir diğer bir uydu, ve o Titan.Một vệ tinh khác cũng thu hút rất nhiều sự chú ý, và đó là Titan.
Şimdi, epey bir ilgimizi çeken bir diğer bir uydu, ve o Titan.Şi alt satelit ne-a atras atenţia, anume Titan.
Şimdi, epey bir ilgimizi çeken bir diğer bir uydu, ve o Titan.Sinon, un autre satellite a beaucoup attiré l'attention, c'est Titan.
Şimdi, epey bir ilgimizi çeken bir diğer bir uydu, ve o Titan.Uwagę przyciąga też Tytan.
Şimdi, epey bir ilgimizi çeken bir diğer bir uydu, ve o Titan.Другой спутник, который также привлекает много внимания, это Титан.
Şimdi, epey bir ilgimizi çeken bir diğer bir uydu, ve o Titan.Сега, друг спътник също привлича много внимание, и това е Титан.
Şimdi, epey bir ilgimizi çeken bir diğer bir uydu, ve o Titan.قمر آخر استدعى الكثير من الانتباه
Şimdi, epey bir ilgimizi çeken bir diğer bir uydu, ve o Titan.タイタンが興味深い理由は
Şimdi herkes bana zaman zaman bir noktayı soruyor, "Nasıl başladı? Bu garip alana seni çeken neydi?"Todo el mundo me ha preguntado: -¿Cómo comenzó todo? -¿Por qué se dedicó usted a algo tan extraño?
Sonra bu kağıdı parçaladılar. Kesinlikle kopya çeken olmadı.Kemudian mereka merobek lembar jawaban, tidak ada yang curang sama sekali.
Sonra bu kağıdı parçaladılar. Kesinlikle kopya çeken olmadı.그런 다음 서약서를 찢어버리게 했죠. 그래도 부정행위는 없었습니다.
Sonra bu kağıdı parçaladılar. Kesinlikle kopya çeken olmadı.ואז הם קרעו את זה לגזרים. שום רמאות בכלל.
Sonra bu kağıdı parçaladılar. Kesinlikle kopya çeken olmadı.ثم قاموا بتمزيقه. لا غش مهما حصل.
Sonra bu kağıdı parçaladılar. Kesinlikle kopya çeken olmadı.この場合も不正はなくなりました
Söyle bana. Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!"Me dices, dices: "¡Tengo algo que me interesa!", y respondo:
Sualtında yakın zamanda bu korkunç güçlüğü çeken ülkelere vurgulamak için.물 속에서의 가짜 내각회의를 진행했습니다.
Sualtında yakın zamanda bu korkunç güçlüğü çeken ülkelere vurgulamak için.מתחת למים כדי להפנות זרקור למצוקות הקשות של מדינות אלה.
Sualtında yakın zamanda bu korkunç güçlüğü çeken ülkelere vurgulamak için.تحت الماء مؤخراً ليري العالم الموقف الصعب لتلك الدول.
Sualtında yakın zamanda bu korkunç güçlüğü çeken ülkelere vurgulamak için.最近模擬閣議を実施しました 私たちが焦点を当てる必要があるものなのです
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.Ada ujung penyuka air dan sisi-sisinya yang berlilin.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.Au vârfuri hidrofile şi laturi cerate.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.Csúcsaik vonzzák a vizet, de az oldalaik viaszosak.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.De har spidser der elsker vand, og sider der er voksede.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.Elles ont des bouts qui attirent l'eau et des côtés lustrés.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.Hanno estremità che amano l'acqua, e lati di cera.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.Las puntas atraen al agua y los lados son cerosos
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.Mają końcówki przyciągające wodę i woskowane boki.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.Sie haben wasseranziehende Spitzen und wachsartige Seiten.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.Têm pontinhas que atraem a água, e lados com cera.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.Ze hebben wateraantrekkende punten en gladde zijkanten.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.Έχουν υδρόφιλες άκρες και κέρινες πλευρές.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.На них находятся водособирательные выступы, а стороны этих выступов покрыты воском.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.Те имат водолюбиви връхчета и подобни на восък страни.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.יש להם קצוות אוהבי מיים,וצדדים חלקים.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.ولديه خاصية الجزيئات المحبة للماء ، و أطراف شمعية.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.끝은 친수성(親水性)인 데 반해, 옆면은 왁스처럼 반질반질하기 때문에
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.霧が発生すると、それは先端に結露し
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Ai dos que puxam a iniqüidade com cordas de falsidade, e o pecado como com tirantes de carros!
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!¡Ay de los que arrastran la iniquidad con cuerdas de vanidad, y el pecado como con coyundas de carreta
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Běda těm, kteříž táhnou nepravost za provazy marnosti, a jako provazem u vozu hřích;
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Beda tým, ktorí ťahajú neprávosť za lano márnosti a jako za povraz u voza hriech!
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Biada tym, którzy ciągną nieprawość powrozami marności, a grzech jako powrozem wozowym!
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Celakalah kamu yang berdosa terus-menerus
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Gorje jim, ki vlečejo za seboj krivico z vrvmi ničemurnosti, greh pa kakor z debelo žrdjo!
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Guai a coloro che si tirano addosso il castigo con corde da buoi e il peccato con funi da carro
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Jaj azoknak, a kik a vétket hazugságnak kötelein vonszák, és a bûnt mint szekeret köteleken;
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Khốn thay cho kẻ lấy sự dối trá làm dây kéo sự gian ác theo sau, và như dùng đỏi xe kéo tội lỗi;
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Khốn thay cho kẻ lấy sự dối_trá làm dây kéo sự gian_ác theo sau , và như dùng đỏi xe_kéo tội_lỗi ;
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!거짓으로 끈을 삼아 죄악을 끌며 수레 줄로 함 같이 죄악을 끄는 자는 화 있을찐저
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Malheur à ceux qui tirent l`iniquité avec les cordes du vice, Et le péché comme avec les traits d`un char,
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Vai de ceice trag după ei nelegiuirea cu funiile minciunii, şi păcatul, cu şleaurile unei căruţe,
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Ve dem, der trækker Straffen hid med Brødens Skagler og Syndebod hid som med Vognreb,
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Ve dem som draga fram missgärningsstraff med lögnens tåg och syndastraff såsom med vagnslinor,
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Ve dem som drar på misgjerningen med løgnens tauger og på synden som med vognrep,
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Voi niitä, jotka vetävät perässänsä rangaistusta turhuuden köysillä, synnin palkkaa kuin vaunujen valjailla;
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Weh denen, die am Unrecht ziehen mit Stricken der Lüge und an der Sünde mit Wagenseilen
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Горе тем, которые влекут на себя беззаконие вервями суетности, и грех – как быремнями колесничными;
İlgili Sayfalar