çeken ile cümle

çeken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Az a válság, amit az utóbbi időben oly sokan követtek, beleértve jómagam is, szerintem egy mellékjelenség.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Cette crise, qui a concentré tant d'attention, y compris la mienne, je crois que c'est un épiphénomène.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Criza, care i-a preocupat pe mulți, inclusiv pe mine, este un epifenomen.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Denne krise som har fået megen opmærksomhed, også af mig, tror jeg er et overfladefænomen.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Die crisis, waarop zoveel aandacht werd gefocust, ook door mij, is volgens mij een epifenomeen.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Diese Krise, die im Fokus großer Aufmerksamkeit stand, auch bei mir, ist eine Begleiterscheinung, denke ich.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Esa crisis, que ha sido el foco de mucha atención, incluyendo la mía, pienso que es un epifenómeno.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Krisis itu, yang menjadi pusat banyak perhatian termasuk saya, saya kira ini adalah sebua fenomena tambahan.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Quella crisi, che è stato al centro dell'attenzione, anche della mia, credo che sia un epifenomeno.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Tato krize, na niž upírá pozornost tolik lidí - včetně mě - je podle mne epifenoménem.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Ten kryzys, który zwrócił na siebie uwagę, również moją, uważam za epifenomen.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Ця криза, якій було приділено багато уваги, в тому числі і мною, думаю, є лише верхівкою айсберга.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Этот кризис, за которым все так серьезно наблюдали, включая меня, я считаю побочным явлением.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim.Cuộc khủng hoảng đó, đã tập trung đc rất nhiều sự chú ý, trong đó có tôi,
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim.이것이 저를 포함하여 많은 관심이 집중되고 있는 위기이죠.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim.המשבר הזה, שמשך תשומת לב רבה כל כך, כולל על ידי,
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim.تلك الأزمة، التى كانت ومازالت محل إهتمام كبير ، بما فيهم أنا،
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim.私を含め多くの人の関心事となっていますが 付帯現象だと思います
Çünkü acı çeken bir sineğin sesini duydum.Bởi vì tôi nghe thấy tiếng ruồi trong đau đớn.
Çünkü acı çeken bir sineğin sesini duydum.Denn ich habe gehört, wie eine Fliege Schmerzen hatte.
Çünkü acı çeken bir sineğin sesini duydum.파리가 고통스럽게
Çünkü acı çeken bir sineğin sesini duydum.Parce que j'ai entendu une mouche qui souffre.
Çünkü acı çeken bir sineğin sesini duydum.Pentru ca am auzit o musca ranită.
Çünkü acı çeken bir sineğin sesini duydum.Perché ho sentito com'è una mosca che soffre.
Çünkü acı çeken bir sineğin sesini duydum.Porque he oído a una mosca dolorida.
Çünkü acı çeken bir sineğin sesini duydum.Pretože viem ako kričia muchy, ktoré trpia.
Çünkü acı çeken bir sineğin sesini duydum.Want ik ken de pijnkreet van een vlieg.
Çünkü acı çeken bir sineğin sesini duydum.Wiem, jak brzmi mucha, którą boli.
Çünkü acı çeken bir sineğin sesini duydum.Защото съм чувал викове на муха от болка.
Çünkü acı çeken bir sineğin sesini duydum.Потому что я слышал как мухам бывает больно.
Çünkü acı çeken bir sineğin sesini duydum.כי שמעתי זבוב סובל.
Çünkü acı çeken bir sineğin sesini duydum.لأني سمعت ذبابة تتألم
Çünkü acı çeken bir sineğin sesini duydum."痛いよー" ってね
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Bo zbyt długo staliśmy na uboczu, zadowoleni z bycia świadkiem, robiąc jedynie zdjęcia.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.För att så länge som jag har stått vid sidan nöjd med att vara ett vittne, och bara ta fotografier.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Karena sudah lama kita berdiri di sisi jalan puas hanya menjadi saksi, hanya mengambil foto.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Ker predolgo že stojim na robu zadovoljen kot priča, samo fotografiram.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.왜냐하면 저는 아주 오랫동안 그저 옆에 서서 그냥 사진이나 찍으며 목격자로의 역할을 만족해 하고 있거든요.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Pentru că în tot acest timp am stat pe margine mulţumit să fiu martor, doar făcând fotografii.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Porque durante mucho tiempo he estado al margen, contento de ser un testigo, sólo tomando fotografías.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Porque estive tanto tempo à margem contentando-me em ser uma testemunha, limitando-me a tirar fotografias.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Protože dlouho jsem postával stranou spokojený s rolí svědka a jenom fotil.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Vì đã từ rất lâu tôi chỉ đứng ở ngoài đóng vai là một nhân chứng, chỉ chụp hình.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Επειδή τόσο καιρό στεκόμουν αμέτοχος, αρκούμενος στο να είμαι μάρτυρας, στο να τραβάω απλά φωτογραφίες.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Защото толкова дълго време стоя настрани, в ролята си на свидетел, просто правейки снимки.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Потому что так долго я стоял на границе как незаинтересованный свидетель, просто фотографируя.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.מכיוון שבמשך זמן כה רב עמדתי מהצד נכון להיות עד, רק לצלם תמונות.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.لأني -ولفترة طويلة- وقفت على الهامش مكتفيا بكوني شاهدا على المآساة، مكتفيا بأخذ الصور.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.目撃者に甘んじて ただ写真を撮るだけでした なぜなら解決策は過去の ずっと遠くにあるように感じられ
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.Denn was uns interessiert, ist das Finden von Form, die mehr ist als nur eine Funktion.
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.왜냐면 우리가 추구하는 것은 기능 보다는 형태를 찾는 것이기 때문입니다
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.Mert minket az érdekel, hogy formát találjunk, ez több, mint a funkció.
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.Parce que ce qui nous intéresse est de trouver la forme qui est plus qu'une simple fonction.
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.Pentru că ceea ce ne interesează e să găsim forma care e mai mult decât o funcție.
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.Perché ciò che noi siamo interessati a trovare è la forma che è qualcosa di più di una semplice funzione.
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.Ponieważ to, czym my jesteśmy zainteresowani, jest znajdowaniem formy, co jest czymś więcej niż samą funkcją
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.Porque estamos interessados em encontrar uma forma que seja mais do que uma função.
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.Porque lo que nos interesa es encontrar forma que sea más que una simple función.
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.Pretože čo zaujíma nás, je nájsť formu, ktorá je viac než len funkciou.
Çünkü bizim ilgimizi çeken işlevsellikten de öte bir şey olan biçimi bulabilmek.Want wij zijn op zoek naar vorm die meer is dan functie.
İlgili Sayfalar