çeken ile cümle

çeken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ben hep resmi çeken kişi oluyorum.Ponavadi sem jaz tisti, ki fotografira.
Ben hep resmi çeken kişi oluyorum.Saya selalu menjadi orang yang mengambil foto.
Ben hep resmi çeken kişi oluyorum.Sou sempre eu quem tira as fotos.
Ben hep resmi çeken kişi oluyorum.Soy siempre el que saca la foto.
Ben hep resmi çeken kişi oluyorum.Stále stojím za fotoaparátom.
Ben hep resmi çeken kişi oluyorum.Tôi luôn là người chụp ảnh.
Ben hep resmi çeken kişi oluyorum.Zwykle to ja jestem fotografem.
Ben hep resmi çeken kişi oluyorum.Είμαι παντα αυτός που τραβάει τη φωτογραφία.
Ben hep resmi çeken kişi oluyorum.Винаги аз съм този който прави снимката.
Ben hep resmi çeken kişi oluyorum.Я всегда нахожусь по другую сторону объектива.
Ben hep resmi çeken kişi oluyorum.Я завжди фотографую.
Ben hep resmi çeken kişi oluyorum.אני תמיד זה שמצלם.
Ben hep resmi çeken kişi oluyorum.فأنا دوماً من يلتقط الصور
Ben hep resmi çeken kişi oluyorum.自分も写真に入ることを
Beni çeken güç Ling Yao'nun bedenindekinden daha güçlü ve elimden bir şey gelmez.Den kraften är större- -än den från Ling Yaos kropp!
Beni çeken güç Ling Yao'nun bedenindekinden daha güçlü ve elimden bir şey gelmez.Den kraft er større - - end den fra Ling Yaos krop!
Beni çeken güç Ling Yao'nun bedenindekinden daha güçlü ve elimden bir şey gelmez.La forza che mi attira verso di lui è più grande di quella del corpo di Ling Yao. Non posso farci nulla!
Beni çeken güç Ling Yao'nun bedenindekinden daha güçlü ve elimden bir şey gelmez.¡La fuerza que me empuja es más fuerte que la del cuerpo de Ling Yao y no puedo hacer nada!
Beni çeken güç Ling Yao'nun bedenindekinden daha güçlü ve elimden bir şey gelmez.O poder que me suga para lá é superior ao do corpo do Ling Yao, e nada posso fazer!
Beni çeken güç Ling Yao'nun bedenindekinden daha güçlü ve elimden bir şey gelmez.Se voima on voimakkaampi kuin Ling Yaon ruumiin.
Beni çeken güç Ling Yao'nun bedenindekinden daha güçlü ve elimden bir şey gelmez.Siła, która mnie ciągnie, przewyższa tę, którą dysponuje Ling Yao.
Beni çeken güç Ling Yao'nun bedenindekinden daha güçlü ve elimden bir şey gelmez.Η ανάποδη δύναμη είναι πιο ισχυρή από το σώμα του Λινγκ Γιάο
Beni çeken güç Ling Yao'nun bedenindekinden daha güçlü ve elimden bir şey gelmez.Та энергия, что влечёт меня туда, сильнее, чем тело Линга Яо, и я ничего не могу сделать!
Beni kendine çeken manyetik bir özelliği var.Are o calitate magnetică prin care mă atrage.
Beni kendine çeken manyetik bir özelliği var.Elles ont une qualité magnétique qui m'attire.
Beni kendine çeken manyetik bir özelliği var.Esta tiene una calidad magnética que me atrae.
Beni kendine çeken manyetik bir özelliği var.Het heeft een magnetische werking op mij.
Beni kendine çeken manyetik bir özelliği var.마치 자석처럼 끌어당기는 힘이 있습니다.
Beni kendine çeken manyetik bir özelliği var.Mají jakousi magnetickou sílu, která mě přitahuje.
Beni kendine çeken manyetik bir özelliği var.Majú akúsi magnetickú schopnosť, ktorá ma priťahuje.
Beni kendine çeken manyetik bir özelliği var.Sie haben etwas, das mich anzieht.
Beni kendine çeken manyetik bir özelliği var.Tem uma qualidade magnética que me atrai.
Beni kendine çeken manyetik bir özelliği var.To ma magnetyczną jakość, która mnie przyciąga.
Beni kendine çeken manyetik bir özelliği var.Từ tính của nó quá mạnh đã thu hút tôi.
Beni kendine çeken manyetik bir özelliği var.Valami mágneses erővel vonz.
Beni kendine çeken manyetik bir özelliği var.Με τραβάει σα μαγνήτης.
Beni kendine çeken manyetik bir özelliği var.В ней есть магнитная сила, притягивающая меня.
Beni kendine çeken manyetik bir özelliği var.Вона має магнетичну якість, яка притягує мене.
Beni kendine çeken manyetik bir özelliği var.Има нещо магнетично, което ме привлича.
Beni kendine çeken manyetik bir özelliği var.יש לו משיכה מגנטית עבורי
Beni kendine çeken manyetik bir özelliği var.انها تشدّني إليها كالمغناطيس
Beni kendine çeken manyetik bir özelliği var.情報の可視化はそういった問題への
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.이 연설에서 저에게 와 닿는것은 30 퍼센트 미만의 청중들이 남성이었다는 것이였습니다
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Ale to čo ma zaujalo najviac bolo, že menej než 30% publika tvorili muži.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Ale to co mě zaujalo nejvíce bylo to, že méně než 30% publika tvoří muži.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Maar wat me opviel was dat minder dan 30% van het publiek man was.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Mais ce qui m'a le plus marqué, c'est que les hommes ne représentaient que 30 pour cent de son auditoire.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Mas o que me chamou mais a atenção, foi que menos de 30% do público eram homens.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Men hvad der var det mærkeligste for mig var at mindre end 30% af publikummet var mandlige.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Men vad som stod ut mest för mig var att mindre än 30 procent av publiken var män.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Nhưng điều mà tôi muốn nhấn mạnh ở đây chính là chỉ có ít hơn 30% các quý vị khán giả là nam giới.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Pero lo que más me llamó la atención es que menos del 30% del público eran hombres.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Tapi yang paling menonjol untuk saya adalah bahwa kurang dari 30 persen audiensnya adalah laki-laki.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Όμως, αυτό που ξεχώρισε περισσότερο για μένα ήταν ότι λιγότερο από το 30% του κοινού ήταν άντρες.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Але я звернула увагу, що чоловіки складали навряд чи третину аудиторії.
Benim en çok dikkatimi çeken şey ise, dinleyicilerin sadece %30'dan azının erkek olduğuydu.Но я обратила внимание, что мужчины составляли едва ли треть аудитории.
Benim ilgimi ceken cok buyuk veya cok kucuk seyler degildi.Eu não estava interessado nas coisas muito grandes, nem nas coisas pequenas.
Benim ilgimi ceken cok buyuk veya cok kucuk seyler degildi.Ich war nicht so sehr an großen Dingen interessiert oder kleinen Dingen.
Benim ilgimi ceken cok buyuk veya cok kucuk seyler degildi.Ik was niet geïnteresseerd in de grote dingen, noch in de kleine.
Benim ilgimi ceken cok buyuk veya cok kucuk seyler degildi.Je n'étais pas intéressé par les choses très grandes, ou les petites choses.
İlgili Sayfalar