çeken ile cümle
çeken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Başı çeken -- başı ne çekiyor?Mitä silloin syötiin?
Başı çeken -- başı ne çekiyor?Mở đường -- cái gì đang mở đường?
Başı çeken -- başı ne çekiyor?Richtinggevend - wat is het voortouw te nemen?
Başı çeken -- başı ne çekiyor?Und am meisten essen wir - Sie erraten es sicher:
Başı çeken -- başı ne çekiyor?Τα κυρίαρχα - ποιά είναι αυτά;
Başı çeken -- başı ne çekiyor?Водейки пътя...какво води пътя?
Başı çeken -- başı ne çekiyor?И что на первых местах?
Başı çeken -- başı ne çekiyor?צועדים בראש -- מי הצועדים בראש?
Başı çeken -- başı ne çekiyor?مالذي يقود الطريق إلى ذلك؟
Başı çeken -- başı ne çekiyor?乜嘢食物獨當一面?
Başı çeken -- başı ne çekiyor?肉、ジャンクフード、チーズだ
Belki maddeyi kendine çeken süperkütleli karadelikler vardır.Istnieje przypuszczenie, że są to supermasywne czarne dziury na które spada materia.
Belki maddeyi kendine çeken süperkütleli karadelikler vardır.물질이 거기로 빨려들어가고 있다고 추측하고 있는 것입니다.
Belki maddeyi kendine çeken süperkütleli karadelikler vardır.ישנם חורים שחורים על-מסיביים שחומר נופל לתוכם.
Belki maddeyi kendine çeken süperkütleli karadelikler vardır.هناك ثقوب سوداء فائقة الكتلة بحيث تسقط المادة فيها
Belki maddeyi kendine çeken süperkütleli karadelikler vardır.推定されています つまりブラックホールを見ることはできないが
Bence bir matematikçi olarak beni çeken şey, görünmeyen, henüz keşfetmediğimiz bu şeylerdir.És ez az, ami engem, mint matematikust mozgat, azok a láthatatlan dolgok, amik nincsnek még felfedezve.
Bence bir matematikçi olarak beni çeken şey, görünmeyen, henüz keşfetmediğimiz bu şeylerdir.Jako matematyka, pasjonują mnie rzeczy jeszcze nieodkryte.
Bence bir matematikçi olarak beni çeken şey, görünmeyen, henüz keşfetmediğimiz bu şeylerdir.수학자로서 제가 추구하는 것은 우리의 눈에 보이지 않는 것들, 아직 발견되지 않은 것들입니다.
Bence bir matematikçi olarak beni çeken şey, görünmeyen, henüz keşfetmediğimiz bu şeylerdir.Şi cred că ceea ce mă inspiră pe mine ca matematician, sunt acele lucruri nevăzute, lucruri nedescoperite.
Bence bir matematikçi olarak beni çeken şey, görünmeyen, henüz keşfetmediğimiz bu şeylerdir.Wat mij als wiskundige drijft, zijn de onzichtbare dingen, de nog niet ontdekte dingen.
Bence bir matematikçi olarak beni çeken şey, görünmeyen, henüz keşfetmediğimiz bu şeylerdir.І я думаю, що заводить мене, як математика, це ті речі, які не видно, те, що ми не виявили.
Bence bir matematikçi olarak beni çeken şey, görünmeyen, henüz keşfetmediğimiz bu şeylerdir.Мисля, че онова, което ме движи като математик, са онези невиждани неща, нещата, които не сме открили.
Bence bir matematikçi olarak beni çeken şey, görünmeyen, henüz keşfetmediğimiz bu şeylerdir.ואני חושב שמה שמניע אותי, כמתמטיקאי, הם הדברים הללו אשר לא נראים, הדברים שלא התגלו.
Bence bir matematikçi olarak beni çeken şey, görünmeyen, henüz keşfetmediğimiz bu şeylerdir.و إني أظن أن ما يدفعني لهذا، كعالم رياضيات، هو هذه الأشياء التي لا نرى، الأشياء التي لم نكتشف من بعد.
Bence bir matematikçi olarak beni çeken şey, görünmeyen, henüz keşfetmediğimiz bu şeylerdir.このような見たこともない まだ発見されてないものです 答えが見つかっていない疑問が数学を 生き生きとした学問にするのです
Bence ilgimi çeken şey bilgisayarı ifadenin kişisel modu haline dönüştürmenin bir yolunu bulmaktır.제 생각에 저의 주된 관심 분야는 컴퓨터를 개인적인 표현 방식으로 사용하는 방법들을 찾아내는 것이라 할 수 있습니다.
Bence ilgimi çeken şey bilgisayarı ifadenin kişisel modu haline dönüştürmenin bir yolunu bulmaktır.Але найбільше мене цікавить, як перетворити комп'ютер у засіб особистого вираження.
Bence ilgimi çeken şey bilgisayarı ifadenin kişisel modu haline dönüştürmenin bir yolunu bulmaktır.ואני חושב שהדבר המרכזי שבו אני מעוניין הוא בניסיון למצוא דרך להפוך את המחשב לכלי של ביטוי אישי.
Bence ilgimi çeken şey bilgisayarı ifadenin kişisel modu haline dönüştürmenin bir yolunu bulmaktır.واعتقد ان الشيء الرئيسي الذي أنا مهتم به هو محاولة ايجاد وسيلة ل جعل الكمبيوتر في وضعية تعبّر عن الشخصية.
Bence ilgimi çeken şey bilgisayarı ifadenin kişisel modu haline dönüştürmenin bir yolunu bulmaktır.コンピューターを パーソナルな表現方法として活用できるようにすることです。 ここにいる皆さんの多くはマクロメディアやマイクロソフトで活躍している方だと思いますが、
Bence Mossad işin içinde, ama başı çeken kuvvet İsrail değil.A minha opinião é que a Mossad está envolvida, mas que a principal força não é Israel.
Bence Mossad işin içinde, ama başı çeken kuvvet İsrail değil.Efter min mening er Mossad involveret men den ledende kraft bag er ikke Israel.
Bence Mossad işin içinde, ama başı çeken kuvvet İsrail değil.제 생각에는 모사드가 연루되어 있습니다. 하지만 주도세력은 이스라엘이 아닙니다.
Bence Mossad işin içinde, ama başı çeken kuvvet İsrail değil.La mia opinione è che il Mossad sia coinvolto, ma che la forza trainante non sia Israele.
Bence Mossad işin içinde, ama başı çeken kuvvet İsrail değil.Meiner Meinung nach ist der Mossad involviert, aber die treibende Kraft ist nicht Israel.
Bence Mossad işin içinde, ama başı çeken kuvvet İsrail değil.Menurut saya, Mossad memang terlibat, tapi pemimpin serangannya bukan Israel.
Bence Mossad işin içinde, ama başı çeken kuvvet İsrail değil.Mijn mening is dat de Mossad betrokken partij is, maar dat de voornaamste aanstoker niet Israël is.
Bence Mossad işin içinde, ama başı çeken kuvvet İsrail değil.Min åsikt är att Mossad är inblandad, men att den ledande kraften bakom inte är Israel.
Bence Mossad işin içinde, ama başı çeken kuvvet İsrail değil.Moim zdaniem Mossad maczał w tym palce, ale głównodowodzącym nie jest Izrael.
Bence Mossad işin içinde, ama başı çeken kuvvet İsrail değil.Mon opinion, c'est que le Mossad est impliqué, mais que la puissance principale n'est pas Israel.
Bence Mossad işin içinde, ama başı çeken kuvvet İsrail değil.Opinia mea este că Mossad este implicat, dar forța conducătoare nu e Israel.
Bence Mossad işin içinde, ama başı çeken kuvvet İsrail değil.Szerintem a Mossad benne van, de a vezető erő nem Izrael.
Bence Mossad işin içinde, ama başı çeken kuvvet İsrail değil.Theo ý tôi, Mossad có liên quan, nhưng Israel không đóng vai trò dẫn dắt.
Bence Mossad işin içinde, ama başı çeken kuvvet İsrail değil.Η άποψή μου είναι ότι η Μοσάντ είναι αναμεμιγμένη, αλλά η ηγετική δύναμη δεν είναι το Ισραήλ.
Bence Mossad işin içinde, ama başı çeken kuvvet İsrail değil.Моето мнение е, че Мосад е въвлечен, но че водещата сила не е Израел.
Bence Mossad işin içinde, ama başı çeken kuvvet İsrail değil.На мій погляд, Моссад бере в цьому участь, але провідною силою є не Ізраїль.
Bence Mossad işin içinde, ama başı çeken kuvvet İsrail değil.На мой взгляд, Моссад участвует в этом, но ведущей силой является не Израиль.
Bence Mossad işin içinde, ama başı çeken kuvvet İsrail değil.דעתי היא שהמוסד מעורב, אבל שהכח המוביל אינו ישראל.
Bence Mossad işin içinde, ama başı çeken kuvvet İsrail değil.ان رأي هو ان المُساد مشارك بهذه الدودة ولكن .. القوى العظمى في هذا الخصوص .. ليست إسرائيل
Bence Mossad işin içinde, ama başı çeken kuvvet İsrail değil.主導力は、イスラエルではありません。 背後にいる主導力は、
Ben hep resmi çeken kişi oluyorum.C'est toujours moi qui prends les photos.
Ben hep resmi çeken kişi oluyorum.Det er altid mig, der tager billederne
Ben hep resmi çeken kişi oluyorum.Eu sunt totdeauna cel care face pozele.
Ben hep resmi çeken kişi oluyorum.Ich bin immer der, der das Bild macht.
Ben hep resmi çeken kişi oluyorum.Ik ben altijd de fotograaf.
Ben hep resmi çeken kişi oluyorum.Io sono sempre quello che scatta la foto.
Ben hep resmi çeken kişi oluyorum.Jsem vždy ten, co fotky pořizuje.
Ben hep resmi çeken kişi oluyorum.저는 항상 사진을 찍는 사람이었으니까요.
Ben hep resmi çeken kişi oluyorum.Olen aina ottamassa valokuvaa.
İlgili Sayfalar