Kesinlikle mükemmel değil, yani siz büyük ihtimal bu noktada şut çekeceksiniz.정말 불완전하죠. 뭐 이쯤 되면 여러분은 팍 걷어차 버릴 겁니다.
Kesinlikle mükemmel değil, yani siz büyük ihtimal bu noktada şut çekeceksiniz.Vraiment pas parfait. Alors vous allez certainement le faire taire à ce moment-là.
Kesinlikle mükemmel değil, yani siz büyük ihtimal bu noktada şut çekeceksiniz.Zdecydowanie dalekie of ideału, więc pewnie byście je w takim momencie wyłączyli.
Kesinlikle mükemmel değil, yani siz büyük ihtimal bu noktada şut çekeceksiniz.Σίγουρα όχι τέλειο, γι' αυτό πιθανότατα θα το κλείσετε κάπου εδώ.
Kesinlikle mükemmel değil, yani siz büyük ihtimal bu noktada şut çekeceksiniz.И вы, скорее всего, отфутболите его.
Kesinlikle mükemmel değil, yani siz büyük ihtimal bu noktada şut çekeceksiniz.Определено не е съвършено. Така че вероятно на този етап бихте млъкнали.
Kesinlikle mükemmel değil, yani siz büyük ihtimal bu noktada şut çekeceksiniz.בטוח לא מושלם. אז בטח תכבי אותו בשלב הזה
Kesinlikle mükemmel değil, yani siz büyük ihtimal bu noktada şut çekeceksiniz.بالتأكيد ليس مثالياً. وربما قد تركله بعيداً، في هذه اللحظه.
Kesinlikle mükemmel değil, yani siz büyük ihtimal bu noktada şut çekeceksiniz.そこで怒って蹴っ飛ばすでしょう (笑)
Kim o kişi, hangimiz dünyanın ilgisini yeterince çekecek?Ai sẽ được cả thế giới chú ý?
Kim o kişi, hangimiz dünyanın ilgisini yeterince çekecek?Cine va primi suficientă atenţie din partea lumii?
Kim o kişi, hangimiz dünyanın ilgisini yeterince çekecek?Kdo je ten, komu se dostane dostatek pozornosti od světa?
Kim o kişi, hangimiz dünyanın ilgisini yeterince çekecek?Ki fog elég figyelmet kapni a világtól?
Kim o kişi, hangimiz dünyanın ilgisini yeterince çekecek?누가 원하는 만큼 세상의 주목을 받고
Kim o kişi, hangimiz dünyanın ilgisini yeterince çekecek?Komu z nás sa dostane od sveta dostatočnej pozornosti?
Kim o kişi, hangimiz dünyanın ilgisini yeterince çekecek?Kto jest w stanie przyciągnąć wystarczająco dużo uwagi?
Kim o kişi, hangimiz dünyanın ilgisini yeterince çekecek?Quem é que vai obter atenção suficiente do mundo?
Kim o kişi, hangimiz dünyanın ilgisini yeterince çekecek?¿Quién será quien va a recibir atención suficiente del mundo?
Kim o kişi, hangimiz dünyanın ilgisini yeterince çekecek?Qui est celui qui pourra obtenir suffisamment d'attention de ce monde?
Kim o kişi, hangimiz dünyanın ilgisini yeterince çekecek?Vem kommer att få tillräckligt med uppmärksamhet från världen?
Kim o kişi, hangimiz dünyanın ilgisini yeterince çekecek?Wer von uns wird genug Aufmerksamkeit von der Welt bekommen?
Kim o kişi, hangimiz dünyanın ilgisini yeterince çekecek?Wie zal het zijn die genoeg aandacht krijgt van de wereld?
Kim o kişi, hangimiz dünyanın ilgisini yeterince çekecek?Ποιος θα λάβει αρκετή προσοχή από αυτόν τον κόσμο;
Kim o kişi, hangimiz dünyanın ilgisini yeterince çekecek?Кой тогава ще получи достатъчно внимание от света?
Kim o kişi, hangimiz dünyanın ilgisini yeterince çekecek?Кто будет тем, кому мир отделит достаточно внимания?
Kim o kişi, hangimiz dünyanın ilgisini yeterince çekecek?Хто це, хто збирається отримати достатньо уваги від світу?
Kim o kişi, hangimiz dünyanın ilgisini yeterince çekecek?מי מאיתנו יקבל מספיק תשומת לב מהעולם?
Kim o kişi, hangimiz dünyanın ilgisini yeterince çekecek?من سيكون هذا الذي يحظي بانتباه العالم
Kim o kişi, hangimiz dünyanın ilgisini yeterince çekecek?誰が世界から十分な恵みを受けるのか?
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››A muž bude prostý neprávosti. Ale taká žena ponesie svoju neprávosť.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Así aquel hombre será libre de culpa, y la mujer cargará con su propia culpa.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Bărbatul va fi scutit de vină, dar femeia aceea îşi va lua pedeapsa nelegiuirii ei.``
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››És ártatlan lesz a férfi a bûntõl, az asszony pedig viseli az õ bûnének terhét.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Esse homem será livre da iniqüidade; a mulher, porém, levará sobre si a sua iniqüidade.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Haar man zal niet verantwoordelijk worden gesteld voor haar zonde, want zij alleen is schuldig."
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››I bude ten muž očištěn od hříchu, žena pak ponese nepravost svou.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Il marito sarà immune da colpa, ma la donna porterà la pena della sua iniquità»
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››In mož bode prost krivice, tista žena pa naj nosi krivico svojo.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››남편은 무죄할 것이요 여인은 죄가 있으면 당하리라
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Laki-laki itu bebas dari kesalahan, tetapi istrinya, kalau ternyata bersalah, harus menanggung akibatnya
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Le mari sera exempt de faute, mais la femme portera la peine de son iniquité.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Manden skal være sagesløs, men sådan en Hustru skal undgælde for sin Brøde.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Người chồng sẽ vô tội, còn người đàn bà đó sẽ mang lấy tội mình.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Người chồng sẽ vô_tội , còn người đàn_bà đó sẽ mang lấy tội mình .
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Niin mies olkoon syyllisyydestä vapaa, mutta vaimo kantakoon syyllisyytensä."
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Og mannen skal være fri for skyld, men kvinnen skal lide for sin misgjerning.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Så skall mannen vara fri ifrån missgärning, men hustrun kommer att bära på missgärning.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Tedy nie będzie mąż on winien grzechu; ale niewiasta ona poniesie nieprawość swoję.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Und der Mann soll unschuldig sein an der Missetat; aber das Weib soll ihre Missetat tragen.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Τοτε ο μεν ανηρ θελει εισθαι αθωος απο της ανομιας, η δε γυνη εκεινη θελει βαστασει την ανομιαν αυτης.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››и будет муж чист от греха, а жена понесет на себе грех свой.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Така мъжът ще бъде чист от беззаконие, а жената ще носи беззаконието си.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››ונקה האיש מעון והאשה ההוא תשא את עונה׃
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››فيتبرّأ الرجل من الذنب وتلك المرأة تحمل ذنبها
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››男 人 就 為 無 罪 、 婦 人 必 擔 當 自 己 的 罪 孽
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››男人 就 為無罪 、 婦人 必擔當 自己 的 罪孽
Ne olmuş? Kendi gücümle çekecek değilim ya.Non devo mica trascinarlo!
Ne olmuş? Kendi gücümle çekecek değilim ya.So what? <br />Es ist nicht so dass ich es mit meiner Kraft ziehen werde.
Ne olmuş? Kendi gücümle çekecek değilim ya.Και λοιπόν; Δεν θα το τραβήξω με τη δύναμή μου.
Ne olmuş? Kendi gücümle çekecek değilim ya.Ну и что?Мне же не придется ее на себе тащить