Siz ne yaptıysanız onun cezasını çekeceksiniz.You will be requited only for what you had done."
Bugün özür dilemeyin! Siz ancak işlediklerinizin cezasını çekeceksiniz, (denilir).Do not feign excuses this day; you will only be repaid what you used to do.”
Bugün özür dilemeyin. Siz ancak işlediklerinizin cezasını çekeceksiniz." (denilir.)Do not feign excuses this day; you will only be repaid what you used to do.”
Siz ise bugün boşuna mazeret ileri sürmeyin. Siz ne yaptıysanız onun cezasını çekeceksiniz.Do not feign excuses this day; you will only be repaid what you used to do.”
Böylece Allah onlara, hasretini çekecekleri işlerini gösterir.Even so God shall show them their works. O bitter regrets for them!
Hiçbir günahkar da diğerinin günahını çekecek değildir. Sonra dönüşünüz, Rabbinizedir.Then to your Lord shall you return, and He will tell you what you have been doing.
Yapıp ettikleinin cezasını çekeceklerdir.Anon will they be requitcd for that which they were wont to work.
Onlar işlediklerinin cezasını çekeceklerdir. [17,110; 20,8]Anon will they be requitcd for that which they were wont to work.
O'nun isimlerini tahrif edenleri bırakın; yaptıklarının cezasını çekeceklerdir.Anon will they be requitcd for that which they were wont to work.
Onlar yakında yaptıklarının cezasını çekecekler.They will be requited for what they used to do.
Böylece Allah onlara, hasretini çekecekleri işlerini gösterir. Onlar cehennemden çıkmayacaklardır.Thus God will show them their deeds, as regrets to them, and they will not come out of the Fire.
Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekecekler.They will meet perdition.
Burada da azabı birlikte çekeceksiniz.”You are partners in the suffering.
Ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.You shall not be recompensed except according to your deeds.
Günahın açığını da, gizlisini de bırakın! Günah kazananlar, yaptıklarının cezasını çekeceklerdir.Stay away from both public and secret sins for a sinner will suffer for whatever he has committed.
Günahın açığını da, gizlisini de bırakın! Günah kazananlar, yaptıklarının cezasını çekecekler.Stay away from both public and secret sins for a sinner will suffer for whatever he has committed.
Yetkililer daha da ileri giderek sabit vergi oranını 2008'de %10'a çekeceklerini söylüyorlar.The authorities say they plan to go even further, cutting the flat tax rate to 10% in 2008.
Bu da dikkatleri doğrudan Batı Balkan ülkelerine çekecektir.That in turn would turn the focus directly onto the Western Balkan countries.
NATO, Kosova'dan daha fazla asker çekecekNATO to withdraw more troops from Kosovo
Fisher cezasının sadece dört yılını çekecekti.Fisher would serve just over four years of his sentence.
Linnaeus gibi botanikçilerin ve Ehret gibi sanatçıların yeteneklerini kendine çekecek geliri vardı.He had the income to attract the talents of botanists such as Linnaeus and artists like Ehret.
"BEREN SAAT DİZİ ÇEKECEK".Die Uhr“ herausbrachte.
Peru'da 10 milyon kişi su sıkıntısı çekecek.Au Pérou, ils sont plus de 10 millions de personnes.
Bu kaynak en fazla 5 A çekecek şekilde üretilmiştir.La production remonte par le 5 bis.
İç savaş sırasında Kırım'a gidecek ve ortalıkta hüküm süren kargaşalık içinde türlü sıkıntılar çekecektir.Muté en Tunisie, il sera confronté aux troubles qui s’y déroulent.
Ayırdığımızda, birbirlerini çekeceklerdir.Cuando se juntan se pegan el uno al otro.
Bu kaynak en fazla 5 A çekecek şekilde üretilmiştir.Este proceso habría dado lugar, a partir del 500 a.
Cezanı çekeceksin" dedi."Entonces, se me 'castigó'.
"BEREN SAAT DİZİ ÇEKECEK".«Reloj con 4 horarios».
"Bodrum'da klip çekecek"."Ruidos en el sótano".
"Bodrum'da klip çekecek"."Penso che siano in cantina.
Peru'da 10 milyon kişi su sıkıntısı çekecek.Sembra che in Asia circa dieci milioni di persone siano colpite dalla fasciolopsiasi.
Kulakları baştan dikkat çekecek kadar uzundur.Sono stanchi i miei occhi di guardare in alto.
Bu kaynak en fazla 5 A çekecek şekilde üretilmiştir.Come prima, aggiungere 5-7 °F come descritto sopra.
"Bodrum'da klip çekecek".Они прошивают здание до подвала».
Kulakları baştan dikkat çekecek kadar uzundur.Достаточной длины, чтобы гордо держать голову.
"BEREN SAAT DİZİ ÇEKECEK".Пришлось пообещать часы».
Bir turda hiçbir oyuncu el açamazsa ve yerde çekecek kart kalmazsa o tur tekrarlanır.Когда ни один игрок не хочет или не может больше ходить, фаза заканчивается.
"BEREN SAAT DİZİ ÇEKECEK".وتعلم ساعتك قبل ساعتك”.
Ayırdığımızda, birbirlerini çekeceklerdir.إلا أنه عند إبعادهما يجذبان بعضهما البعض.
"BEREN SAAT DİZİ ÇEKECEK".Encontre-me no relógio."
"BEREN SAAT DİZİ ÇEKECEK".Maar in werkelijkheid willen ze een horloge krijgen.
Müminler, Kelime-i Şehadet getirerek azaptan kurtulacak, günahkâr olanlar ise kabir azâbı çekeceklerdir.Wierzący odmawiają przyjęcia znaku bestii, wskutek czego zostają zgilotynowani.
"BEREN SAAT DİZİ ÇEKECEK".Довелося пообіцяти годинник».
Özellikle kemik iltihabı dikkat çekecek kadar yaygın görünmektedir.Особливо широко впроваджуються різні види шкірної пластики.
Önceleri, ayakkabı çekecekleri hayvan boynuzundan yapılmaktaydı.З тваринної шкіри виготовляли взуття.
"Bodrum'da klip çekecek".У книзі "Згори вниз.
Peru'da 10 milyon kişi su sıkıntısı çekecek.У Пермському краї щорічно добувається близько 10 млн тонн нафти.
Özellikle kemik iltihabı dikkat çekecek kadar yaygın görünmektedir.Zvláště dobře uplatnitelné se ono ukázalo na analýzu spojité šroubovice.
Özellikle kemik iltihabı dikkat çekecek kadar yaygın görünmektedir.Ez legfőképp akaratlagos igék ragozásánál figyelhető meg.
Ayırdığımızda, birbirlerini çekeceklerdir.Mutta jos ne otetaan irti toisistaan, ne vetävät toisiaan puoleensa.
Böylece yaptığı cinayetlerden ders alıp acı çekecekti.Hän oppii tuskallisesti tekemänsä virheet.
"'Platin saçlı güzeller' yaşlanan dünyaya dikkat çekecek". timeturk.com.Leskiselle jatkoa Jukureihin - "Todellinen luontainen maalintekijä" Jatkoaika.com.
Yükler birbirini çekecektir.Versot haarautuvat vastakkaisesti.
Yükler birbirini çekecektir.Kulene vil frastøte hverandre.
Eğer bağırsaklarının bir kısmının ameliyatla çıkartılması gerekmişse bunun da sonuçlarını çekeceklerdir.Dersom stoffet kommer i kontakt med øynene kan det medføre blindhet.
Ayırdığımızda, birbirlerini çekeceklerdir.Một khi giao cấu xong, chúng sẽ tách nhau ra.
Peru'da 10 milyon kişi su sıkıntısı çekecek.Tại Thái Lan, hơn một triệu gia đình bị thiếu nước trầm trọng.
"BEREN SAAT DİZİ ÇEKECEK".(例)「この時計、めげとる。
Cezanı çekeceksin" dedi."お裁き下さい」と言った。