çekebilmek ile cümle
çekebilmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bunu çekebilmek için, genelde yaptığım gibi hiçbir izleyicinin olmadığı rampaların ilerisine gidiyorum.Untuk mengambil gambar ini, yang sering saya lakukan, yaitu pergi ke tempat yang tidak ada penontonnya.
Bunu çekebilmek için, genelde yaptığım gibi hiçbir izleyicinin olmadığı rampaların ilerisine gidiyorum.Чтобы сделать такой снимок я обычно делаю следующее: ухожу далеко за платформу, где совершенно нет никого.
Bunu çekebilmek için, genelde yaptığım gibi hiçbir izleyicinin olmadığı rampaların ilerisine gidiyorum.Щоб зробити таку світлину, я зазвичай роблю наступне: виходжу далеко за платформу, де зовсім нікого немає.
Bunu çekebilmek için, genelde yaptığım gibi hiçbir izleyicinin olmadığı rampaların ilerisine gidiyorum.כדי לצלם את זה, עשיתי מה שאני בדרך כלל עושה, שזה ללכת הרבה מעבר למשגרים היכן שאין צופים.
Bunu çekebilmek için, genelde yaptığım gibi hiçbir izleyicinin olmadığı rampaların ilerisine gidiyorum.لأخذ هذه اللقطة، أقوم بما أقوم به عادة وهو الذهاب بعيدا حيث لا يوجد أي من المتفرجين الآخرين
Bunu çekebilmek için, genelde yaptığım gibi hiçbir izleyicinin olmadığı rampaların ilerisine gidiyorum.発射台から離れて、他の見物人がいないところへ行くんです ビデオを回すと、いかにして
Her şeyi aynı anda çekebilmek için kameranızı veya cep telefonunuzu sağa sola sallamayın.N'agitez pas votre caméscope ou téléphone cellulaire pour essayer de tout filmer à la fois.
Her şeyi aynı anda çekebilmek için kameranızı veya cep telefonunuzu sağa sola sallamayın.No ondee la cámara o el teléfono celular para tratar de filmar todo al mismo tiempo.
Her şeyi aynı anda çekebilmek için kameranızı veya cep telefonunuzu sağa sola sallamayın.Не вращайте камеру в попытке заснять абсолютно всё сразу.
İyi bir fotoğraf çekebilmek için, iki dakika kadar sabit durmanız gerekiyordu!멋진 사진을 찍기 위해선 완벽하게 서 있어야 했습니다. 2 분씩이나 말이지요!
İyi bir fotoğraf çekebilmek için, iki dakika kadar sabit durmanız gerekiyordu!Para tomar una buena foto uno tenía que estar quieto ¡por más de dos minutos!
İyi bir fotoğraf çekebilmek için, iki dakika kadar sabit durmanız gerekiyordu!Pentru o fotografie reușită trebuia să stai perfect nemișcat şi 2 minute!
İyi bir fotoğraf çekebilmek için, iki dakika kadar sabit durmanız gerekiyordu!Per fare una bella foto, sareste dovuti stare del tutto immobili per due minuti!
İyi bir fotoğraf çekebilmek için, iki dakika kadar sabit durmanız gerekiyordu!Pour avoir une bonne photo, il fallait rester parfaitement en place pendant près de 2 minutes !
İyi bir fotoğraf çekebilmek için, iki dakika kadar sabit durmanız gerekiyordu!Żeby zrobić dobre zdjęcie, należało stać nieruchomo nawet przez dwie minuty!
İyi bir fotoğraf çekebilmek için, iki dakika kadar sabit durmanız gerekiyordu!Чтобы сфотографироваться, вам пришлось бы стоять по стойке смирно около двух минут!
İyi bir fotoğraf çekebilmek için, iki dakika kadar sabit durmanız gerekiyordu!כדי לקבל תמונה טובה, היה עליכם לעמוד ללא ניע במשך עד שתי דקות!
İyi bir fotoğraf çekebilmek için, iki dakika kadar sabit durmanız gerekiyordu!كي تحصل على صورة جيدة، كان عليك أن تظل واقفا بصورة جيدة لأكثر من دقيقتين
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.A médiánknak ilyen szalagcímekkel kell üvöltenie, hogy felkeltse a figyelmünket.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.Các phương tiện truyền thông quất vào chúng ta những kiểu tít thế này để thu hút sự chú ý.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.De media moeten ons dit soort krantenkoppen toeschreeuwen om onze aandacht te krijgen.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.I nostri media devono urlarci questi tipi di titoli per catturare la nostra attenzione.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.언론은 자극적인 말들로 소리를 지르죠. 우리의 시선을 끌기 위해서.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.Los medios nos tienen que gritar con ese tipo de titulares a fin de captar nuestra atención.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.Mass-media trebuie să urle la noi cu astfel de titluri pentru a ne atrage atenția.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.Media kita harus berteriak dengan berita utama seperti ini untuk menarik perhatian kita.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.Media muszą wykrzykiwać nagłówkami, aby przyciągnąć naszą uwagę.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.Média na nás musia takýmito titulkami kričať, aby získali našu pozornosť.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.Naše média na nás musí řvát takovýmito titulky, aby upoutala naši pozornost.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.Nos médias sont obligés de crier avec ce genre de manchettes pour attirer notre attention.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.Os meios de comunicação social têm de gritar este tipo de manchetes de forma a chamarem a nossa atenção.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.Unsere Medien müssen uns mit drei Arten von Schlagzeilen anschreien, um unsere Aufmerksamkeit zu bekommen.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.Våra medier måste skrika till oss med sådana här rubriker för att få vår uppmärksamhet.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.Vores medier bliver nødt til at skrige af os med denne slags overskrifter for at fange vores opmærksomhed.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.Τα μίντια χρειάζεται να ουρλιάζουν με αυτού του είδους τα πρωτοσέλιδα ώστε να τραβήξουν την προσοχή μας.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.Налага се медиите да ни крещят с тези заглавия, за да получат нашето внимание.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.Средствам информации приходится кричать нам в лицо такими заголовками, чтобы привлечь внимание.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.אמצעי התקשורת שלנו נאלצים לצעוק עלינו עם כותרות כאלה כדי לזכות בתשומת ליבנו.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.إن الإعلام " يصرخ " بكل عناوينه العاجلة لكي يسترعي اهتمامنا
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.私たちに呼びかけるべきです 言い換えると強調されていない
O rakamları aşağıya çekebilmek için çok uğraştım.Eu esforcei-me tanto para fazer as análises descer...
O rakamları aşağıya çekebilmek için çok uğraştım.Ho lavorato tantissimo per far scendere quei valori.
O rakamları aşağıya çekebilmek için çok uğraştım.J'ai fait tant d'effort pour baisser ce taux.
O rakamları aşağıya çekebilmek için çok uğraştım.Δούλεψα σκληρά για να καλυτερέψω τις εξετάσεις μου.
O rakamları aşağıya çekebilmek için çok uğraştım.Я так старался снизить уровень этого триглицирида.
Pekala, bu sahneyi tekrar tekrar ve tekrardan çekebilmek için bir kaç çekimi mahvetmiş olabilirim .Ok, potrei aver sbagliato qualche ripresa per rifare la scena all'infinito.
Pekala, bu sahneyi tekrar tekrar ve tekrardan çekebilmek için bir kaç çekimi mahvetmiş olabilirim .Vá... se calhar enganei-me aqui e ali para poder repetir esta cena uma vez e outra vez e vezes sem conta...
Pekala, bu sahneyi tekrar tekrar ve tekrardan çekebilmek için bir kaç çekimi mahvetmiş olabilirim .Εντάξει, έκανα πολλές προσπάθειες για για να μπορέσω να γυρίσω αυτήν την σκηνή ξανά και ξανά.
Pekala, bu sahneyi tekrar tekrar ve tekrardan çekebilmek için bir kaç çekimi mahvetmiş olabilirim .Конечно, я испортил пару дублей, чтобы сыграть эту сцену снова и снова.
Pekala, bu sahneyi tekrar tekrar ve tekrardan çekebilmek için bir kaç çekimi mahvetmiş olabilirim .もうDVD買って頂いた方はありがとう
Zorluk şurada, yatırım çekebilmek gerçek bir piyasa olması lazım.A nehézség az abban rejlik hogy szükség lenne egy igazi piacra ami a befektetésekhez vezethetne.
Zorluk şurada, yatırım çekebilmek gerçek bir piyasa olması lazım.Die Schwierigkeit ist, dass ein realer Markt diese Investition antreiben muss.
Zorluk şurada, yatırım çekebilmek gerçek bir piyasa olması lazım.Dificultatea e că trebuie să existe o piaţă reală pentru a susţine investiţia.
Zorluk şurada, yatırım çekebilmek gerçek bir piyasa olması lazım.어려운 부분은 투자를 유치하기 위한 실제 시장을 형성해야 한다는 점입니다.
Zorluk şurada, yatırım çekebilmek gerçek bir piyasa olması lazım.La difficoltà è che c'è bisogno di un vero mercato che attiri gli investimenti.
Zorluk şurada, yatırım çekebilmek gerçek bir piyasa olması lazım.La dificultad es que hace falta un mercado real que impulse la inversión.
Zorluk şurada, yatırım çekebilmek gerçek bir piyasa olması lazım.Le problème c'est qu'il faut une vraie place de marché pour attirer l'investissement.
Zorluk şurada, yatırım çekebilmek gerçek bir piyasa olması lazım.Potíž je v tom, že je potřeba trh, aby stimuloval investice.
Zorluk şurada, yatırım çekebilmek gerçek bir piyasa olması lazım.Problem jest taki, że żeby pchnąć inwestycje, trzeba rynku.
Zorluk şurada, yatırım çekebilmek gerçek bir piyasa olması lazım.Η δυσκολία είναι ότι χρειάζετε να υπάρχει μία αγορά που να οδηγήσει την επένδυση.
İlgili Sayfalar