çekebilmek

C2 seviye
TR → EN
Tanım
•çekme ihtimali veya imkânı bulunmak
•çekmeye gücü yetmek
Örnek Cümleler
O rakamları aşağıya çekebilmek için çok uğraştım.
I worked so hard to get those numbers down.
Tom bir özçekim çekebilmek için cep telefonunu çıkardı.
Tom took out his cell phone so that he could take a selfie.
Zorluk şurada, yatırım çekebilmek gerçek bir piyasa olması lazım.
The difficulty is that there needs to be a real marketplace to drive the investment.
Medyamız ilgimizi çekebilmek için bu tür manşetlerle bize bağırmak zorunda.
Our media have to scream at us with these kinds of headlines in order to get our attention.
İyi bir fotoğraf çekebilmek için, iki dakika kadar sabit durmanız gerekiyordu!
To get a good photo, you would have to stand perfectly still for up to two minutes!
Bu krize dikkat çekebilmek için, göğüs kanseri kampanyası kadar iyi olmamız gerek.
We need to be as good as the breast cancer campaign to address this crisis.
Ayrıca, her hücreden daha güçlü akım çekebilmek için hücre yüzey alanı da arttırılabilir.
The cell surface area can also be increased, to allow higher current from each cell.
Her şeyi aynı anda çekebilmek için kameranızı veya cep telefonunuzu sağa sola sallamayın.
Don't wave the camera or cell phone around to try to film everything at once.
Bu fotoğrafçı yeni müşterileri çekebilmek için bir kereliğine 3 liralık indirim uyguluyor.
For new customers, the store offers a one-time discount of $3.
Ayrıca sınıf arkadaşlarını tanıyamayabilecekleri için arkadaş edinmede de zorluk çekebilmektedirler.
They may also have a hard time making friends, as they may not recognize their classmates.
çekebilmek ile daha fazla örnek cümle →